Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, borç miktarındaki belirsizlik, kefilin feri sorumluluğu ve mal kaçırma ihtimali bulunmadığı gerekçeleriyle ihtiyati haciz kararına itiraz edilen istinaf başvurusuna ilişkin kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, bir bankanın kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi nedeniyle iki borçlu aleyhine talep ettiği ihtiyati haciz kararının istinaf incelemesine ilişkin olup, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebini kısmen kabul etmesi üzerine, borçlulardan kefil olan tarafın vekili, alacaklının durmuş icra takibini gizleyerek kötü niyetle hareket ettiğini, farklı kişilerden farklı ana para miktarları talep edilmesi nedeniyle alacağın belirli ve likit olmadığını, bunun kefaletin ferilik ilkesine aykırı olduğunu ve müvekkilinin kamu görevlisi olarak mal kaçırma veya kaçma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİD. İŞ EK KARAR TARİHİ: █████/2026NUMARASI : ... D. İş Esas- ... D. İş KararTALEP EDEN: ......VEKİLİ : Av...İSTİNAF EDENKARŞI TARAF:1-...... VEKİLİ : Av... DİĞER KARŞI TARAF:2-...... TALEP : İhtiyati Haciz İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ: █████/2026YAZIM TARİHİ: █████/2026 İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından karşı taraf aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebi ile ilgili █████/2026 tarihinde tesis edilen karara, karşı taraf ...... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili, borçluların müvekkili bankaya genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi uyarınca borçlandıklarını, borçlulara sözleşmeden kaynaklanan kredi borçlarını ödemeleri için ihtar çekilmiş olmasına rağmen bir sonuç alınamadığını, borçluların borcu ödemediğini, mallarını kaçırma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürerek, 1.756,200,04 TL alacağın tahsili amacıyla borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ D. İŞ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "..İhtiyati haciz isteyen tarafından onaylanmış/sunulmuş olan talebin dayanağı olan belgenin/belgelerin fotokopisi ve dosya kapsamı incelenmekle; borcun rehinle temin edilmediği, borcun vadesinin geçtiği ve borcun ödenmediği hususları anlaşılmış olup talep eden vekilince her ne kadar 1.756.200,04 TL üzerinden ihtiyati haciz talep edilmiş ise de; karşı taraf olan ...... yönünden 1.756.200,04 TL üzerinden kabulüne, karşı taraf olan ...... yönünden ihtarnamede belirtilen tutar olan 1.014.833,00 TL üzerinden talebin kısmen kabulüne..." gerekçesiyle, İİK'nun 257 ve devamı maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlu/borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, borçlu ...... yönünden 1.756.200,04 TL tutarındaki alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine, borçlu ...... yönünden 1.014.833,00 TL tutarındaki alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir. İTİRAZ: Karşı taraf ...... vekili, alacaklı bankanın aynı kredi ilişkisine dayanarak Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, bu halde alacaklı tarafın, durmuş icra takibini ve borca yönelik itirazları mahkemeden gizleyerek, itirazın iptali yahut itirazın kaldırılması yoluna gitmeksizin doğrudan ihtiyati haciz talep etmesinin kötüniyetli olduğunu, İİK m.257 hükmü gereğince ihtiyati haczin ancak muaccel, belirli ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağı için mümkün olduğunu, somut olayda ise, alacak miktarının açık, net ve tartışmasız olmadığını, müvekkiline gönderilen 01.02.2026 tarihli ihtarnamede talep edilen ana para miktarı 1.567.924,78 TL olarak gösterilmiş iken, asıl borçlu ......’a gönderilen 15.01.2026 tarihli ihtarnamede aynı kredi ilişkisi için 1.014.833,00 TL ana para talep edildiğini, aynı kredi sözleşmesine ilişkin olarak iki farklı kişiye iki farklı ana para borcu isnat edilmesinin, üstelik bu farkın izah edilmemesinin, alacağın likit ve belirli olmadığına açık karine olduğunu, bu çelişki giderilmeden ihtiyati haciz kararı verilmesinin, İİK m.257’de aranan şartların oluşmadığını açıkça gösterdiğini, diğer taraftan müvekkilinin, dosyada kefil sıfatıyla yer aldığını, Türk Borçlar Kanunu m.581 ve devamı maddeleri uyarınca kefalet borcunun, asıl borca sıkı sıkıya bağlı fer’i nitelikte bir borç olduğunu, bu nedenle kefilin sorumluluğunun hiçbir şekilde asıl borçlunun sorumluluğunu aşamayacağını, başka bir anlatımla, asıl borçludan talep edilen ana para miktarı 1.014.833,00 TL iken, kefil olan müvekkilinden bunun üzerinde 1.567.924,78 TL talep edilmesinin TBK m.581 ve fer’ilik ilkesine açıkça aykırı olduğunu, kefilin hukuken asıl borçludan daha ağır bir borç yükü altına sokulamayacağını, ayrıca müvekkilinin ...... Belediyesi çalışanı olup, sabit gelir sahibi bir kişi olduğunu, yerleşim yerinin sabit olduğunu, kamu görevlisi niteliğinde düzenli maaş aldığını, mal kaçırma yahut adresini terk etme ihtimali bulunmadığını, İİK m.257/2’de düzenlenen “malları kaçırma, gizleme veya kaçmaya hazırlanma” şartlarının somut olayda kesinlikle mevcut olmadığını, alacaklı tarafın bu hususta herhangi bir somut delil sunmadığını, yalnızca soyut varsayımlarla ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, bu nedenle verilen kararın ölçülülük ilkesine de aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ D. İŞ EK KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; karşı taraf ......'a gönderilen 01.02.2026 tarihli ihtarnamede talep edilen ana para miktarı 1.567.924,78 TL olarak gösterilmiş iken, asıl borçlu ......’a gönderilen 15.01.2026 tarihli ihtarnamede aynı kredi ilişkisi için 1.014.833,00 TL ana para talep edildiği, aynı kredi sözleşmesine ilişkin olarak iki farklı kişiye iki farklı ana para borcu isnat edilmesinin hatalı olduğu...." gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın kısmen kabulü ile mahkemece verilen █████/2026 tarihli değişik iş kararının 1 nolu bendinin borçlu ...... yönünden 1.014.833,00 TL tutarındaki alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine şekilde düzeltilmesine, itiraz eden vekilinin ihtiyati haczin tamamen kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf ...... vekili itiraz dilekçesini tekrarla, alacaklı tarafın somut delil sunmadığını, yalnızca soyut varsayımlarla ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, bu nedenle verilen kararın ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, ihtiyati haczin asıl borçludan talep edilen ana para miktarı olan 1.014.833,00 TL üzerinden devamına karar verilmiş olmasının, alacak miktarının belirli olmaması ve durmuş icra takibinin mahkemeden gizlenerek müvekkili aleyhine ihtiyati haciz talep edilmiş olması da göz önünde bulundurulduğunda mahkemece 05.05.2026 tarihli ek kararda ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin itirazları doğrultusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın verilen ek kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.'' hükmü düzenlenmiştir.Aynı Yasa'nın 258/1 madde ve fıkrasında ise; "İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmü yer almaktadır. İİK'nın 265. maddesinde de “ Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, somut olayda, ihtiyati haciz talebinin kabulü için İİK'nın 257 ve 258. madde koşularının oluştuğu, karşı taraf ......'ın ileri sürdüğü itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, karşı taraf ...... vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı taraf ...... vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran karşı taraf ...... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır ...