Silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinin Bylock delili eksikliği, yeni raporların sunumu ve cezanın orantısızlığı gerekçesiyle bozulması.
Özet: Yargıtay, sanığın silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, Bölge Adliye Mahkemesinin istinafı reddetme kararıyla birlikte, ByLock kullanımına dair savunmalar ışığında daha detaylı HTS kayıt incelemesi, bilirkişi raporu, ByLock irtibatlı kişilerin tanık olarak dinlenmesi ve UYAP bilgi bankasındaki beyanların araştırılması gerekliliği, yeni temyiz aşamasında UYAPtan gelen EMAR ve BAR raporlarının sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması zorunluluğu, ayrıca cezanın bireyselleştirilmesi ve orantılılık ilkesine aykırı şekilde alt sınırdan uzaklaşarak fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle usul ve yasaya aykırı bularak bozmuştur.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 28. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Hükmedilen cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra ve UYAP veri havuzunda oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında başkaca bir etkin pişmanlık veya tanık beyanı olup olmadığı araştırılarak varsa beyanlarının getirtilmesi, gerektiğinde bu kişilerin tanık olarak da dinlenmeleri suretiyle, dosyada mevcut delillerle birlikte değerlendirilerek sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekliliği,2- Temyiz kanun yolu aşamasında UYAP sistemi üzerinden 21.07.2025 tarihinde gelen emniyet mahrem analiz raporu (EMAR) ile birliktelik analiz raporunun (BAR) 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların mahkeme huzurunda sanığa soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,3- Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken alt sınırdan uzaklaşılarak yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.