Laparoskopik nefrektomi ameliyatı sonrası bağırsak delinmesi ve yetersiz takip iddiasıyla açılan tıbbi malpraktis ve tazminat davasında doktor ile hastane sorumluluğunun incelenmesi üzerine yüksek mahkeme kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıya laparoskopik nefrektomi ameliyatı sırasında bağırsak delinmesi ve sonrasında yaşanan komplikasyonlar nedeniyle beş ameliyat, beş ay kolostomi torbası kullanımı ve maluliyetle sonuçlanan tıbbi hata iddiasıyla açılan bir davayı incelemektedir; davacı, ilk operasyonu yapan doktorun özen eksikliği ve hastanenin ameliyat sonrası yetersiz değerlendirme ve taburculuk nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürmüş, ilk derece mahkemesi, hekimin eksik eylemi ve hastanenin sorumluluğunu tespit ederek davacıya yaklaşık 2.8 milyon TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiş, bu karar istinafa götürülmüştür.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ... ve Özel ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı asil ... ve vekili Avukat ... ile davalılar ..., ... ve Özel ... Sağlık Hiz. A.Ş. vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline 23.08.2017 tarihinde davalı hastanede davalı doktor ... tarafından laparoskopik nefrektomi ameliyatı yapıldığını, ameliyatında davalı ...’in yeterli özeni göstermediğini, ameliyat sırasında bağırsağının delindiğini, 7 gün hastanede kaldığını, ağrılarının geçmediğini, hastaneden çıktıktan sonra tekrar ağrıları nedeniyle ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittiğini, davalı doktor ...'in bu hastaneden müvekkilini alarak bu defa diğer davalı doktor ... ile tekrar ameliyat ettiğini, ancak bağırsak delinmesinin ikinci ameliyat ile de giderilemediğini, başka özel bir hastaneye sevk ile tekrar ameliyat olduğunu, bu ameliyattan sonra 5 ay boyunca torba ile gezdiğini, 5 ay sonunda ameliyat ile torbanın alındığını, beş operasyon geçirdiğini, davalı hastane ve davalı doktorların tıbbi hatası nedeniyle maluliyetinin oluştuğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.01.2025 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 4.352.935,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, davacıya yapılan ameliyatın ağır bir ameliyat olduğunu, oluşacak durumlar hakkında davacıyı ve yakınlarını bilgilendirdiklerini, uygulamada hatalarının olmadığını, hastadan ameliyat sonrası oluşacak semptomlar için aydınlatılmış onam aldıklarını, uygulan tıbbi tedavide kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan ATK raporu, ATK Üst Kurul raporu, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere, davacının şiddetli karın ağrılarının olması halinde davacının sadece laboratuvar tetkik sonuçları ile değerlendirilmemesi, taburculuk öncesinde en azından bir görüntüleme tetkiki(direk grafi) çektirmesi ve şüpheli halde usg-batın bt gibi daha ileri tetkikler istenmesinin olası gelişmiş komplikasyonlar açısından daha erken tanı imkanı sağlayacağından hekimin eksik eylemi olduğu, hastada mutlaka ileri tetkik yapılması ve hastanın yatırılarak takip edilmesi gerektiği, bu istemler yapılmadan hastanın taburcu edilmesinin özen eksikliği olduğu ve tıbben uygun olmadığı, laparoskopik nefrektomi ameliyatı aşamasında batın içi yapışıklıklar nedeniyle açık ameliyata geçilen kişide ameliyat esnasında bağırsak yaralanmasının komplikasyon olarak değerlendirildiği, ancak hastanın eksik değerlendirme ile taburcu edilmiş olması nedeniyle doktor ...’in dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, dolayısıyla davalı ...'in ve adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri uyarınca davalı hastanenin sorumluluklarının bulunduğu, davalı ...'ın ise herhangi bir kusur veya sorumluluğunun bulunmadığı, 07.02.2024 tarihli hesap bilirkişisi ek raporuna göre emsal ücret dikkate alınarak davacı tarafça talep edilebilecek tazminatın olay tarihi itibariyle 2.815.097,85 TL olduğu, somut olayda vücut bütünlüğünü zedeler nitelikte hususun söz konusu olması, dinlenen davacı tanıklarının beyanları ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 2.815.097,85 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Özel ... Sağlık Hizmetleri A.Ş ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar ... ve Özel ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyada alınan birbirlerini teyit eden adli tıp ve bilirkişi heyet raporunda belirtildiği üzere; laparoskopik nefrektomi ameliyatı aşamasında batın içi yapışıklıklar nedeniyle açık ameliyata geçilen kişide ameliyat esnasında bağırsak yaralanmasının komplikasyon olarak değerlendirildiği, ancak hastanın eksik değerlendirme ile taburcu edilmiş olması nedeniyle Dr. ...’in dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu, uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı, davalı şirket bakımından adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu bulunduğu, bu hususta hastanenin de sorumlu olduğu ve raporlar arasında kusur durumuna ilişkin çelişki bulunmadığı, hekimin sorumluluğunun, ameliyat sonrası taburcu öncesi gerekli tetkikler yapılmadan taburcu işleminden kaynaklanmakta olduğu, davalı diğer hekim ...'ın ise yalnızca ameliyatta görev alması itibariyle dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, kusurunun bulunmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurlu eylemin niteliği ve mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi, istek sahibinin toplumdaki yeri, kişiliği, hassasiyet derecesi gözetildiğinde davacı lehine makul ve uygun manevi tazminata hükmedildiği, gerek ATK raporu gerekse alınan aktüerya bilirkişi raporu da dikkate alındığında raporlar arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalılar ... ve Özel ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve davalılar ... ve Özel ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz başvurusunda Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davalılardan Nuray hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ameliyatı yapan her iki hekimin de sorumlu olması gerektiğini, davalı ... yönünden müvekkili aleyhine toplamda 507.234,80 TL vekalet ücretine hükmedilmesine neden olunduğu, Mahkemece ıslah talebi doğrultusunda karar verilemesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar ... ve Özel ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili; duruşma yapılmadan karar verildiğini, verilen kararın gerekçesiz olduğunu, 10.11.2020 tarihli uzman mütalaasında hekimce yapılan tüm işlemlerin tıbben doğru olduğunun belirtildiğini, bağırsak delinmesi komplikasyonun daha erken teşhis edilememesinde bir kusur ya da özensizliğin bulunmadığını, Adli Tıp 3. Üst Kurulundan alınan 14.11.2024 tarihli raporda, kişinin mevcut durumunun ilgili hekimin eylemine bağlı olmadığı yani illiyet bağı bulunmadığının belirtildiğini, uyuşmazlığın ameliyat sonrasında gerçekleşen komplikasyona geç müdahale edilip edilmediği noktasında olduğunu, davacının komplikasyon sonrası ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğunu ve komplikasyon teşhis edilmesine rağmen orada da hemen ameliyata alınmadığını, ilaç tedavisi uygulandığını, davacının komplikasyonu erken de teşhis edilse geç de teşhis edilse aynı ameliyatı olacağını, bu nedenle geç teşhis ile davacının maluliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını, zarar hesabında baz alınan maluliyet oranının yüksek olduğunu, yine zarar hesabının hatalı yapıldığını, asgari ücret oranlama hatasının bulunduğunu, davacının talebi aşılarak hesaplama yapıldığını, davacının ameliyat tarihindeki SGK'da görülen gerçek kazancına göre hesaplama yapılması gerektiğini, ayrıca davacının 07.06.2018 tarihli dilekçesinde Mayıs 2018 ücret bordrosuna göre hesaplama yapılmasını talep ettiğini, bu bordroda ücretin 2.600,00 TL olduğunu, ancak Mahkemece davacının iddia ettiği kazanç yani talebi aşılarak rapor alındığını, emsal ücretlere göre yapılan hesaplamanın doğru olmadığını, emsal ücret hesabını Mahkemeye İK Yapı firmasının sahibi davacının kardeşi İbrahim'in verdiğini, sonrasında Mahkemece emsal ücret araştırması yapıldığını, ancak Odalar Birliğinden gelen cevapta da İK yapı firmasınından gelen emsal ücret ile aynı olduğunu, bu da Odalar Birliği ile davacının kardeşi olan ve aynı zamanda İK Yapı firması sahibinin birlikte hareket ettiğini gösterdiğini, manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gibi hükmedilen tazminatın yüksek olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, açılan kısmi dava olup ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; alınan bilirkişi raporlarında; davacı hastanın taburculuk öncesinde görüntüleme tetkiki çektirilerek ve şüpheli halde USG-batın BT gibi daha ileri tetkikler yapılması gerektiği, davacı hastanın eksik değerlendirme ile taburcu edilmesi nedeniyle davalı doktor ...'in dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiği, davalı hastanenin de adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında oluşan zarardan sorumlu olduğu, diğer davalı doktorun meydana gelen durum nedeniyle kusurunun bulunmadığının alınan raporlarla belirlendiği, hükmedilen tazminat miktarlarının dosya kapsamına uygun olduğu, davacıda meydana gelen zararın kapsamının 22.03.2023 tarihli rapor ile öğrenildiğinden ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyizde ileri sürülen sebeplere göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 maddesi gereği maddi tazminat talebinin tümden reddi halinde davalı ... lehine tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması
gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar ... ve Özel ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan "492.234,80 TL" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "15.000,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ... ve Özel ... Sağ.Hiz. A.Ş. vekilinden alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılar Özel ... Sağ.Hiz. A.Ş. ve ...'e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!