Vakıf üniversitesi hastanesinin tıbbi malzeme bedelleri üzerindeki %15 işletme gideri mahsubunun hukuka aykırılığı, bilirkişi raporu yetersizliği ve direnme kararı gerekçesizliği üzerine yürütülen yargılama süreci.
Özet: Vakıf üniversitesi hastanesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasındaki uyuşmazlıkta, hastanenin kamu hastanesi gibi faturalandırıp aldığı %15 işletme giderinin SGK tarafından özel sağlık kuruluşu sayılarak geri istenmesi ve mahsup edilmesi üzerine açılan alacak davası, ilk derece mahkemesinin kabul kararlarının bilirkişi raporlarının yetersizliği ve direnme kararlarının usule uygun gerekçe içermemesi nedeniyle Yargıtay tarafından iki kez bozulmasının ardından, dosyanın yeniden bilirkişi incelemesine gönderildiği bir yargılama sürecini anlatmaktadır.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/... E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; vakıf üniversitesi hastanesi olmaları nedeniyle, tıbbi malzeme ödeme esaslarında, davalı tarafından kamu hastanelerinin işleyişine göre hesaplama yapılarak taraflarına ödeme yapıldığını, 2009 yılına kadar kamu hastanesi olarak fatura gönderdiklerini, davalı Kurumun da onay verip buna uygun olarak ödeme yaptığını, bununla birlikte Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından kendilerine gönderilen 06.01.2010 tarihli yazıda, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilecek faturaları bir özel sağlık kuruluşu gibi hazırlayıp göndermeleri hâlinde ödeme yapılacağının bildirildiğini, kendilerinin kamu tüzel kişiliğini haiz resmi sağlık kurumu niteliğinde olduklarını; ancak SGK İl Müdürlüğü tarafından özel sağlık kurumu oldukları iddiası ile tıbbi malzeme bedeline ilave edilen %15 işletme giderleri geri istenerek alacaklarından faiziyle birlikte mahsup edildiğini, mahsup işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; ıslahen davalı tarafından tahsil edilen 658.980,94 TL'nin mahsup tarihlerinden itibaren yasal faizleri ile birlikte geri ödenmesine, bakiye borç gözüken 26.832,59 TL'nin de devam eden faizleri ile birlikte iptali ile borçlu olmadıklarının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; vakıf üniversitelerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tâbi olmamalarından dolayı tereddütler yaşandığını, bu nedenle aralarında hizmet alım sözleşmesi bulunan vakıf üniversitelerine yapılan, 2008 yılı Sağlık Uygulama Tebliği'nin(...) (20.2.1.) maddesinin (a) bendinde geçen; “resmi sağlık kurum ve kuruluşlarınca temin edilen tıbbi malzeme bedelleri, tıbbi malzemenin KDV dâhil alış fiyatı üzerine %15 işletme gideri ilave edildikten sonra bulunan tutar üzerinden hazine kesintisi, sosyal hizmetler çocuk esirgeme kurumu kesintisi ilave edilerek fatura edilir ve bedelleri kurumca ödenir” ibaresinin esas alındığı uygulamanın doğru olup olmadığı hakkında görüş istediklerini, cevap yazısında; vakıflara ait tıp fakültesi hastanelerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na tâbi olmadıklarından, tıbbi malzeme temin yöntemleri bakımından ...'un (20.2.1.) maddesinin (b) bendinde belirtilen sözleşmeli özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca temin edilen tıbbi malzeme bedellerinin ödeme esasları kapsamında değerlendirilmesinin ve bu yönde işlem yapılması gerektiğinin bildirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.03.2014 tarihli kararıyla, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 26.05.2015 tarihli ilamıyla; Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bilirkişi raporu konusunda uzman olmayan avukat tarafından hazırlandığı, bu rapora davalının yaptığı itirazların değerlendirilmediği, konusunda uzman bilirkişinin yer aldığı yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle denetimine elverişli rapor alınması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 25.02.2016 tarihli kararıyla; ilk karar gerekçeleri tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2020 tarihli ilamıyla; Mahkemece direnme adı altında verilen kararda, bozma nedenine yönelik olarak herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, önceki karar gerekçesinin aynen tekrar edilmesiyle yetinildiği, bozma kararına karşı hangi gerekçeyle direnildiğine, bozma kararının hangi nedenle doğru bulunmadığına ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, bozma nedeni yönünden ortada usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş, ilk kararın aslında hukuka uygun bulunduğuna, dolayısıyla bozmanın yerinde olmadığına ilişkin bir gerekçe bulunmadığı, direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda gerekçe içeren bir direnme kararının mevcut olmadığı, bu hâliyle anılan direnme kararının Anayasa’nın ve Kanun’un aradığı anlamda gerekçe içerdiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte direnme kararı verilmek üzere kararın usulden bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemenin 22.03.2022 tarihli kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, heyet tarafından düzenlenen raporun denetime elverişli, gerekçeli, itirazları karşılar nitelikte olduğu, 2008 yılında yürürlükte bulunan ...'da kamu ihalesine tabi olan ve olmayan resmi sağlık kuruluşu ayrımı yokken, davalı Kurumun idari bir karar ile 2010 yılında yürürlüğe giren ... hükümlerini geriye doğru işleterek davacıya özel sağlık kurum ve kuruluşlarına yaptığı işlemi uyguladığı, %15 işletme gideri farkını yeni alacaklarından mahsup ettiği, 2008 yılı ...'ta böyle bir düzenleme olmadığı, yapılan işlemin 2008 yılı ...'una aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Dairenin 28.11.2023 tarihli kararıyla; Mahkemece direnme kararı verildiği, Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda gerekçe içeren bir direnme kararının mevcut olmadığı, bu hâliyle anılan direnme kararının Anayasa’nın ve Kanunun aradığı anlamda gerekçe içerdiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, Mahkemece anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte direnme kararı verilmek üzere kararın usulden bozulmasına karar verildiği, Mahkemece yapılacak işin direnme kararı davanın kabulü yönünde olmakla Hukuk Genel Kurulu tarafından tespit edilen usul hatalarının giderilmesi suretiyle, direnme kararına uygun olacak şekilde kararı gerekçelendirerek hüküm kurmak olmasına rağmen, direnme kararından dönülerek bozma ilamına uyulması ve bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2008 yılında yürürlükte bulunan ...'da kamu ihalesine tabi olan ve olmayan Resmi Sağlık Kuruluşu ayrımı yokken, davalı Kurumun idari bir karar ile 2010 yılında yürürlüğe giren ... hükümlerini geriye doğru işleterek davacıya Özel Sağlık Kurum ve Kuruluşlarına yaptığı işlemi uyguladığı, %15 işletme gideri farkını yeni alacaklarından mahsup ettiği, 2008 yılında yürürlükte olan ...'ta bozmaya gerekçe gösterilen hususların yeniden ele alınmasının, özetlenen tüm yargılama sürecinin tekrarından ibaret olacağı, bu durumun da yargılamanın hedef sürede tamamlanması ilkesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Hakimin Yetkisi" başlıklı 4.maddesi, "kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir." hükmüne aykırı bir uygulama olacağının açık olduğu, bozma öncesi yapılan yargılama sonunda dosyanın tekemmül ettiği, hakimin takdirinin oluştuğu, hükmün sarih ve yeterli delillere dayanılarak kurulduğu, her ne kadar uyuşmazlığın çözümü mesleki ve teknik bilgiyi gerektirmekte ise de hukuki yorumu gerektiren 2008 ...'una göre tıbbi malzeme ödemelerinin hangi esasa göre yapılacağı konusunda bilirkişi raporunun denetlenmesi ve hukuki anlamda değerlendirilmesi açısından hakimin hukuki bilgisi ve gözlemlerinin yok sayılamayacak olması karşısında, davanın sonuçlandırılabilmesi için bozma kararı öncesi toplanan delillerin yeterli olduğu, davaların makul sürede sonuçlandırılması gerektiği de gözetilerek tartışılıp değerlendirilen beyan ve deliller ile Mahkemenin ilk kararında açıklanan gerekçelerin yeterli olduğu gözetilerek, 2008 yılında yürürlükte bulunan ...' ta kamu ihalesine tabi olan ve olmayan Resmi Sağlık Kuruluşu ayrımı olmadığı açık olduğundan, davacının davalıya borcunun bulunmadığı, heyet raporu alınmadan da karar verilebileceği gerekçesiyle; 11.03.2014 tarihli ve ████████ sayılı kararda direnilerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 26.832,59 TL borcun ve faizlerinin iptaline, davalı tarafından mahsup yolu ile tahsil edilen 658.980,94 TL'nin mahsup tarihlerinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; 2008 yılı ...'un(2.2.) maddesinin (C) bendinde; "... tıp fakültelerinin bulunduğu ilde kurulu sağlık uygulama ve soruşturma merkezleri (... hastaneleri) ile bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri, vakıflara ait eğitim ve araştırma hastaneleri üçüncü basamak resmi sağlık kurumu olarak tanımlanmış olsa da, vakıflara ait tıp fakültesi hastanelerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi olmadığından, tıbbi malzeme temini yöntemleri bakımından Sağlık Uygulama Tebliğinin (...) (20.2.1) numaralı maddesinin (b) bendinde belirtilen sözleşmeli özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca temin edilen tıbbi malzeme bedellerinin ödeme esasları kapsamında bulunduğunu, Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler Kamu İhale Kanunu kapsamında tıbbi malzeme alımını gerçekleştirmekte olup kâr gayesi gütmeden kamu hizmeti ifa ettiğini, vakıf üniversitelerine ait hastanelerin ise Kamu İhale Kanunu kapsamında olmadan tıbbi malzeme alımı yaptığı ve daha sonra belirledikleri fiyat üzerinden sağlık hizmetini sunduğunu, bu itibarla Vakıf Üniversitelerinin tıbbi malzeme faturalarından %I5 İşletme giderini fatura etmesinin kabul edilemeyeceği, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminden kaynaklı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Direnme kararı üzerine temyiz dilekçesinde belirtilen nedenlerle sınırlı olarak yapılan incelemede; 2008 yılı ...'unda 2010 yılında yürürlüğe giren sağlık uygulama tebliğinden farklı olarak tıbbi malzemeleri ödenmesi başlığı adı altında resmi sağlık kuruluşları kendi aralarında kamu ihale yasasına tabi olan veya olmayan olarak ayrılmadığı, davalı Kurumun, davacıya özel sağlık kurum ve kuruluşlarına yaptığı işlemi uygulayarak %15 işletme gideri farkını davacının yeni alacaklarından mahsup etmesinin yasal dayanağı bulunmadığı, bu itibarla bozma ilamındaki değerlendirmenin isabetli olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!