Taksirle yaralama suçunda HAGB sonrası dava zamanaşımının dolması nedeniyle Yargıtay kanun yararına bozma istemini kabul ederek kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi üzerine açıklanarak mahkûmiyete çevrilmesi sonrasında, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemiyle yapılan incelemede; ilk suçun işlendiği tarihten itibaren, savunmanın alındığı tarih, HAGB kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresindeki ikinci suçun işlendiği tarih arasındaki durma süresi hesaplandığında, sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle kamu davasının düşürülmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiş ve Yargıtay, kanun yararına bozma istemini kabul ederek, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇ : Taksirle yaralama BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2014 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/1-2 ve 52/4 maddeleri uyarınca hükmedilen 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 18.07.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın beş yıllık denetim süresi içinde 01.04.2017 tarihinde kasıtlı suçtan dolayı ceza aldığının ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2024 tarihli ve ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/1-2 ve 52/4. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı ve karar kesin nitelikte olması sebebiyle, karar tarihi olan 26.12.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve 94660652-105-34-23321-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;''Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan 13.12.2012 tarihinde işlediği taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurundaki savunmasının alındığı 20.03.2014 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 26.12.2024 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.07.2014 tarihi ile denetim süresi içinde işlediği 01.04.2017 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.''Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE1. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 89/1 maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçun 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, aynı Kanun'un 67/3.maddesinde dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde sürenin yeniden işlemesi gerektiğinin belirtildiği, sanığın İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas sırasında kayden yapılan yargılaması sırasında 20.03.2014 tarihinde savunmasının alınması ile zamanaşımının kesildiği, ardından sanık hakkında aynı tarihte Mahkemece, anılan suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, kararın 18.07.2014 tarihinde kesinleşmesi ile dava zamanaşımının durduğu, duran zamanaşımı süresinin ihbara konu ikinci suçun işlenme tarihi olan 01.04.2017 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, sanığın savunmasının alındığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başka sebep bulunmadığı, bu haliyle zamanaşımının durduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.07.2014 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 01.04.2017 tarihi arasındaki 2 yıl 8 ay 13 günlük süre ile kanundan kaynaklı 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, sanığın sorgusunun yapıldığı 20.03.2014 tarihine eklenmesiyle 03.12.2024 tarihi itibariyle dosyada, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ile 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2024 tarihli ve ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.