Özel hastanede yanlış kanser teşhisiyle gereksiz ameliyat geçiren hastanın tazminat talebinin bilirkişi raporları doğrultusunda reddedilerek onanması.
Özet: Bir hasta, harici patoloji raporuna dayanarak konulan yanlış kanser tanısı neticesinde özel bir hastanede geçirdiği gereksiz ameliyatlar nedeniyle bağırsak sisteminde fonksiyon kaybı oluştuğunu, hastanenin dikkatsizliği ve aydınlatılmış onam yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiş; ancak yapılan yargılama sonucunda tıbbi işlemlerin tıp bilimine uygun olduğu ve hastane ile ameliyatı gerçekleştiren doktorun kusurlu bulunmadığı tespit edilmiş, bu gerekçeyle davanın reddine yönelik ilk derece ve istinaf mahkemesi kararları, tazminat için gerekli kusur, zarar ve illiyet bağının somut olayda bir araya gelmediği anlaşılarak yüksek mahkeme tarafından onanmıştır.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ███████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 2013 yılından beri takipte olan makatta zaman zaman akıntı şikayetine yönelik 06.05.2015 tarihinde davalı hastaneye yaptığı başvuruda alınan biyopsinin dava dışı ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim dalında yapılan değerlendirmesinde adenokarsinom olarak rapor edilmesi üzerine davalı Özel ... Adana Hastanesinde geçirdiği birden fazla ameliyat ve tetkikler sonucunda rektum kanseri olmadığının anlaşıldığını, davalının dikkatsizliği ve özensizliği sebebiyle müvekkili kanser olmadığı halde geçirdiği ameliyatlar nedeniyle bağırsak sisteminde fonksiyon kaybı oluştuğunu, davalı hastanede yapılan ameliyatlara dair aydınlatılmış onam ve buna ait rızasını belirten yapılan girişimlere ait özelikli bir onam bulunmadığını, genel işlem koşullarını karşılayan standart bir form olduğundan davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek; şimdilik 20.000,00 TL maddi, 230.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; raporun, davalı hastanenin anlaşmalı laboratuvarına ait olmadığını, patoloji sonucunun dava dışı hekim tarafından değerlendirilip vekalet sözleşmesinin dava dışı hekim ile kurulduğunu, dava dışı hekimin Özel Hastaneler Yönetmeliğine uygun olarak muayenehanesinde muayene ettiği hastalarının tüm özel hastanelerde ameliyatlarını yapabildiğini, bu kapsamda da 21.05.2015 tarihi için hastanenin ameliyathanesinden randevu alınıp ameliyatın gerçekleştirildiğini, ameliyat öncesi değerlendirmelerinin ve hemşirelik bakımlarının yapıldığını ve hekimin talimatıyla taburcu edildiğini, bu süreçte bir eksiklik bulunmadığından müvekkilinin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, tazminatların dayanaksız ve fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya yapılan takip, tetkik ve tedavinin tıp biliminin kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunun alınan raporlarla tespit edildiği, patoloji tanısına dair davalı hastanenin bir kusuru olmadığı, dava dışı hekim de davalı hastanede hastaya uygun tedaviyi verdiğinden kusurlu sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ATK raporu ile 20.01.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun kusur tespiti yönünden aynı doğrultuda olduğu, davacıya uygulanan ameliyat ve biyopsi işlemlerinde davalı hastane ile dava dışı işlemleri gerçekleştiren doktorun kusurunun bulunmadığına yönelik bilirkişi raporlarının gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; ATK raporunda belirtildiği üzere dava dışı patoloji hekimine yüklenen kusurun dikkate alınmadığını, davalı hastanede yapılan ameliyatlara dair aydınlatılmış onam ve buna ait rızayı belirten yapılan girişimlere ait özelikli bir onam bulunmadığını, genel işlem koşullarını karşılayan standart bir form olduğunu, gereksiz yapılan ameliyatlar nedeniyle müvekkilinin bağırsağında fonksiyon kaybı oluştuğunu, ilk operasyon öncesi onamda aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ve kayıtların tam olarak tutulmadığını, ameliyatı gerçekleştiren dava dışı hekimin ve davalı hastanenin kusurlu olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşunun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, belirtilen gerekçeye, tazminata hükmedilebilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının bir arada olması gerektiği, davacı hastada ortaya çıkan durum yönünden davalı hastane yönünden ortada kusur bulunmadığı, 20.01.2023 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!