İpotekli icra takibinde İİK 150/e maddesindeki 1 yıllık satış süresinin dolmaması nedeniyle takibin düşmediği, istinaf kararının onanması ve İİK geçici 18. madde uygulanabilirliği konusunda karşı oy.
Özet: Yüksek mahkeme, icra takibinin düşürülmesi talebinin reddi yönündeki bölgesel adliye mahkemesi kararını onamıştır; zira İİKnın 150/e maddesi uyarınca ipotekli taşınmazlar için bir yıllık yasal süre içinde satış talebinde bulunulduğu ve gerekli satış avansının yatırıldığı tespit edilmiştir; ancak karşı oy kullanan üye, onama sonucuna katılsa da, İİKnın 106 ve geçici 18/4 maddelerinin ipotekli takiplerde uygulanmayacağı yönündeki bölgesel mahkeme gerekçesine, 7343 sayılı kanunun geçici 18. maddesinin ipotekli satışları da kapsadığı argümanıyla katılmadığını belirtmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/ipotek maliki tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 20.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.ONS/AKÜye ...’ın Karşı Oy Yazısı;Somut olayda; şikayetçi/ipotek maliki şikayet dilekçesinde, .... İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı dosyasında, İİK'nın 150/e maddesi gereğince 1 yıllık yasal süre içerisinde satış istenmemesi nedeniyle takibin düştüğünden ... İcra Müdürlüğünün 08.08.2024 tarihli kararının kaldırılmasını istemiş olup, İlk Derece Mahkemesince; alacaklı banka tarafından borçlu ....Şti. Aleyhine örnek 6 nolu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığı, süresinde satış talebinde bulunulduğundan ... 08.08.2024 tarihinde takibin düşürülmesi talebinin reddine karar verildiği, icra emrinin 21.08.2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin 23.05.2024 tarihinde satış talebinde bulunduğu ve aynı yasal sürede satış masraflarını da yatırdığı anlaşıldığından şikâyetin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı uyarınca; Uyuşmazlık, ipotekli icra takibinde, memur muamelesine yönelik şikayet niteliğindedir. İİK'nun 150/e maddesinin, icra emri tebliğ tarihi itibari ile uygulanması gereken hükmünde; "Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet 6 ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet bir sene içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer” düzenlemesine yer verilmiştir.Anılan maddede düzenlenen altı ay ve bir yıllık sürelerin hesabında icra emrinin tebliğinden itibaren ilk satış talep tarihi esas alınmaktadır. Somut olayda da, icra emrinin borçlulara tebliğinden itibaren yasal 1 yıllık süre içerisinde taşınmazlar için satış talebinde bulunularak, gerekli satış avansı da yatırılmış olduğundan, takibin düşmesi söz konusu değildir.Bununla birlikte, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin █████████ esas-█████████ karar sayılı ve yine █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamlarında da açıkça belirtildiği üzere, İİK'nun 106 ve Geçici 18/4.maddelerinin ipotekli takiplerde uygulanmayacağı da aşikardır.Bu kapsamda, şikayete konu memur işlemi ve bu işleme yönelik şikayetin reddine karar verilmesi hukuken isabetlidir...." şeklinde karar verildiği, bu kararında temyiz edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, icra emrinin tebliğinden itibaren İİK'nın 150/e maddesinde öngörülen bir yıllık süre içerisinde satış talebinde bulunulduğu ve gerekli satış avansının yatırıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, somut olayda takibin düşmesinin söz konusu olmadığı ve istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin hüküm sonucuna katılmaktayım.Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yer verilen ve Daire çoğunluğunca da benimsenen; “Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, İİK'nın 106. ve Geçici 18/4. maddelerinin ipotekli takiplerde uygulanmayacağı” yönündeki gerekçeye iştirak edilmesi mümkün değildir.7343 sayılı Kanun'un Geçici 18. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Uygulamaya geçilen il ve ilçelerde, taşınır rehninin veya ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin satışlar bakımından...” hükmüne yer verilmek suretiyle, taşınır rehninin veya ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla gerçekleştirilen satışların da geçiş hükümleri kapsamında bulunduğu açıkça düzenlenmiştir. Kanun koyucunun bu açık düzenlemesi karşısında, Geçici 18. maddenin ipotekli takiplerde uygulanma alanı bulunmadığının kabulü isabetli değildir.Her ne kadar İİK'nın 150/g maddesinde Geçici 18. maddeye açık bir yollama yapılmamış ise de, aynı durum elektronik ortamda satış usulünü düzenleyen İİK'nın 111/b maddesi bakımından da geçerlidir. Buna rağmen, ipotekli taşınmazların satışının 7343 sayılı Kanun ile getirilen elektronik satış hükümlerine göre yapılacağı hususunda uygulamada ve yargısal içtihatlarda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.Öte yandan, rehinli veya ipotekli mal satışlarında yatırılacak giderlerin belirlenmesinde de İİK'nın 106. maddesi uyarınca çıkarılan tarifenin esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Bu konuda da İİK'nın 150/g maddesinde açık bir yollama bulunmamaktadır. Buna karşın, açık atıf bulunmamasına rağmen elektronik satışa ilişkin 111/b maddesinin uygulanması ve satış giderlerinin İİK'nın 106. maddesi uyarınca çıkarılan tarifeye göre belirlenmesi benimsenirken, aynı Kanun ile getirilen Geçici 18. maddenin ipotekli takiplerde uygulanmayacağının kabul edilmesi kanunun sistematik yorumu ile bağdaşmamaktadır.Kanaatimce, 7343 sayılı Kanun ile İcra ve İflas Kanunu'nda yapılan değişiklikler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. İİK'nın 150/g maddesinde açık yollama bulunmaması, tek başına Geçici 18. maddenin ipotekli takiplerde uygulanamayacağı sonucunu doğurmaz. Aksi yaklaşım benimsendiğinde, ipotekli taşınmaz satışlarında İİK'nın 111/b maddesinin uygulanmasının ve satış avansının İİK'nın 106. maddesi uyarınca çıkarılan tarifeye göre belirlenmesinin hukuki dayanağının da açıklanması güçleşecektir.Nitekim Geçici 18. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “taşınır rehninin veya ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin satışlar bakımından” ibaresine hukuki sonuç doğuracak bir anlam verilmesi zorunludur. Aksi yorum, kanun koyucunun bu ibareye neden yer verdiğini açıklamayı imkânsız hâle getireceği gibi, açık yollama bulunmamasına rağmen rehinli ve ipotekli satışlarda elektronik satış hükümlerinin uygulanması ve satış avansının İİK'nın 106. maddesi uyarınca çıkarılan tarifeye göre belirlenmesi yönündeki kabul ile de çelişecektir.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yer verilen "Bununla birlikte, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin █████████ esas-█████████ karar sayılı ve yine █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamlarında da açıkça belirtildiği üzere, İİK'nun 106 ve Geçici 18/4.maddelerinin ipotekli takiplerde uygulanmayacağı da aşikardır." şeklindeki gerekçe yönünden kararın bozulması gerektiğinden, Dairemizin sayın çoğunluğunun aksi yöndeki onama kararına iştirak edemiyorum.20.04.2026