Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin, bir ticari şirkette pay sahibinin kar payı ve cari hesap alacağı tahsili, genel kurul kararlarının iptali ve şirketin feshi taleplerine ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı azınlık hissedarın, davalı şirketten ödenmeyen kar payları ve cari hesap alacaklarının tahsilini, genel kurul toplantılarının çağrı usulüne uygun yapılmaması nedeniyle 2020-2023 yılları arasındaki genel kurul kararlarının iptalini ve haklı nedenle şirketin feshini talep ettiği; davalının ise zamanaşımı, hukuki yarar yokluğu ve iddiaların gerçek dışı olduğunu belirterek taleplerin reddini savunduğu, mahkemenin taraflar arasındaki kar payı, cari hesap alacağı, genel kurul usulsüzlükleri ve şirket feshi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarını incelediği bir ticari şirket davası özetlenmektedir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... (T.C Kimlik No:...)
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu, kar paylarının ödenmediğini, müvekkilinin hak ettiği kar paylarının bilirkişi raporuyla tespiti ile şimdilik 100.000,00TL kar payının ödenmesi gerektiği tarihlerden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ve müvekkiline ödenmesini, cari hesap alacağının bilirkişi raporuyla tespiti ile şimdilik 1.000TL cari hesap alacağının ödenmesi gerektiği tarihlerden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesini, şirketin genel kurullarının çağrı usullerine ilişkin kurallara ve diğer kurallara uygun yapılmadığını, kanun, esas sözleşme hükümleri ve dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararlarının iptalini, müvekkilinden şirketin devamını sürdürmesi beklenemeyeceğinden haklı nedenle şirketin feshine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili talep üzerine verdiği █████/2024 tarihli beyan dilekçesinde 2020-2021-2022 ve 2023 tarihli genel Kurul Kararlarının hükümsüzlüğüne ve alınan karaların tamamen iptaline karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu davanın zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin tek gelirinin İstanbul 'da bulunan taşınmazdan gelen kira geliri olduğunu ve davacının hak ettiği kar payı alacaklarının eksiksiz ve zamanında ödendiğini, davayı açmakta hukuki yarar bulunmadığını bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, davacının cari hesap alacağı bulunmadığını, şirket genel kurul toplantılarında çağrı usullerine uyulduğunu, davacının bu talebinde de hukuki yararı bulunmadığını, şirketin feshi talebinin haklı sebebe dayanmadığını bildirerek reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Davanın, genel kurul kararının iptali , şirketin feshi, kar payı ve cari hesap alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı şirketten kar payı ve cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı , genel kurulların usulüne uygun ilan edilip edilmediği , genel kurul kararlarının iptaline ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ve şirketin feshi ve tasfiyesi şartlarının oluşup oluşmadığı husularına ilişkindir.
...yazılarak davalı şirketin ortak ve yetkililerini gösterir sicil özeti, ana sözleşme örneği celp edilmiş, davalı vekili şirketin ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yeri ve irtibat kurulacak kişi bilgilerini dosyaya ibraz etmiştir.
Dava konusu şirketin iki ortaklı 2.090.000,00 ... Şirket olduğu, bu sermayenin her biri 1.000,00 TL kıymetinden 2.090 hisseye bölündüğü ve 1.881.000,00 TL'ye isabet eden 1.881 hissenin ... 'e , 209.000,00 TL 'ye isabet eden 209 hissenin davacı ...'a ait olduğu, davacının ortaklık tarihinin ortaklık pay defterinde 31.03.2013 olarak kaydedildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından 2020-2021-2022 ve 2023 tarihli genel Kurul Kararlarının hükümsüzlüğü ile iptali talep edilmiş olup;
- 2019-2020 yıllarına ait Genel Kurulun █████/2021 tarihinde yapıldığı , toplantı tarihi itibarıyla şirket sermayesinin 80.000,00TL olduğu, toplantı gündemi ile toplantı günü, saati ve yerinin █████/2021 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, toplantıya davacının katılmadığı , diğer ortağın katıldığı ve alınan karaların katılan ortağın oyu ile oy birliği ile alındığı, toplantı nisabı ile karar nisabının gerçekleştiği ,
-2021 yılına ait Genel Kurulun █████/2022 tarihinde yapıldığı , toplantı tarihi itibarıyla şirket sermayesinin 80.000,00TL olduğu, toplantı gündemi ile toplantı günü, saati ve yerinin █████/2022 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, toplantıya davacının katılmadığı , diğer ortağın katıldığı ve alınan karaların katılan ortağın oyu ile oy birliği ile alındığı, toplantı nisabı ile karar nisabının gerçekleştiği ,
-2022 yılına ait Genel Kurulun █████/2023 tarihinde yapıldığı , toplantı tarihi itibarıyla şirket sermayesinin 80.000,00TL olduğu, toplantı gündemi ile toplantı günü, saati ve yerinin █████/2023 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, toplantıya katılan davacı temsilcisinin vekaletnamesinin genel vekaletname olması nedeniyle toplantıya alınmadığı , diğer ortağın toplantıya katıldığı ve alınan karaların katılan ortağın oyu ile oy birliği ile alındığı, toplantı nisabı ile karar nisabının gerçekleştiği ,
-2023 yılına ait Genel Kurulun █████/2024 tarihinde yapıldığı , toplantı tarihi itibarıyla şirket sermayesinin 2.090.000,00TL olduğu, toplantı gündemi ile toplantı günü, saati ve yerinin █████/2024 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, toplantıya davacının katılmadığı , diğer ortağın katıldığı ve alınan karaların katılan ortağın oyu ile oy birliği ile alındığı, toplantı nisabı ile karar nisabının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin 2019-2022 yılları arasında ticari defterlerini kağıt ortamında tuttuğu, açılış ve kapanış tasdikleri yasal sûresi içerisinde yaptırdığı, takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere kendisi lehine delil teşkil ettiği, 2023-2024 yılı ticari defterlerini E defter olarak tuttuğu , █████/2021, █████/2022, █████/2023 ve █████/2024 tarihlerinde yapına genel kurullarda kar payı dağıtılmasına oy birliği ile karar verildiği, şirketin █████████/█████████/2023 yıllarına ait kayıtlarıyla sabit olduğu üzere vergiler sonrası net kâr 8.888.455,63TL 'nin dağıtılacak kâr olduğu, 8.888.455,63TL karın %90 olan 7.999.610,07 TL 'nin ... , %10 olan 888.845,56 TL 'nin ...hissesine tekabül ettiği , davacıya ödeme dekontları sabit olmak üzere 889.789.27 TL ödeme yapıldığı (888.845,56- 889.789.27)=943,71 TL fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davacının davalı şirket ile arasında karşılıklı alacaklarının olduğuna ilişkin herhangi bir belge veya talep konusu yapılan cari hesap alacağına ilişkin cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı , dava vekili tarafından buna ilişkin bir belge ibraz edilmediği, davacının şirketten cari hesap alacağının bulunmadığı, genel kurul toplantılarına çağrı ile ilgili olarak TTK m. 414’de düzenlenmiş olan sürelere uyulduğu, davacının iddia ettiği toplantı çağrılarının usulüne uygun yapılmadığı sonucuna ulaşılmasına neden olacak bir kayda rastlanmadığı ,her bir toplantı çağrı ilanında gündem belirtildiği gibi denetime ve açılacak belgeler ile denetimin yapılacağı yer hakkında da bilgi verildiği, Anonim şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkin dava, hak düşürücü süreye bağlanmış olup . TTK m. 445 düzenlemesine göre genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren üç ay içinde dava açılması gerektiği , davaların bu süre içinde açılmadığı, davalı şirketin feshine ilişkin olarak hakh sebep konusunda davaya ilişkin iddialar dikkate alındığında dayanak yapılan kâr payı alacağı ile ilgili ödemelerin yapılmış olması karşısında feshi gerektiren haklı bir sebebin bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiş, rapor mahkememizce yeterli bulunmuştur.
Davalı vekilinin zamanaşımı itirazında bulunmuş olması ve TBK 'nin 147/4. Maddesi gereğince bir ortaklıkta , ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki ; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, deneticileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan her ne kadar davacı davalı şirkete 31.03.2013 tarihinde ortak olmuş ise de alacak talepleri yönünden hesaplama dava tarihinden itibaren feriye dönük olarak 5 yıl için yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 531. maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mehkemisinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüm karar verebilir" düzenlemesi bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK. kapsamında anonim şirket ortaklığından çıkma müessesesi düzenlenmiş değildir. TTK md, 531 de düzenlenen haklı sebeple fesih davası esasen iki şartın birlikte gerçekleşmesini aramaktadır. Bunlardan ilki haklı bir sebebin varlığı, diğeri ise davayı açacak pay sahibi veya sahiplerinin sermayenin en az onda birine sahip olmaları olup, davacının şirkette %10 oranında( sermeyenin onda biri ) hisseye sahip olduğu anlaşıldığından davacı yönünden ikinci şartın gerçekleşmiştir.
Haklı sebebin varlığı davanın diğer şartıdır. Haklı sebep yoksa Hakim haklı sebeple şirketin feshine karar veremeyeceği gibi maddede öngörülen duruma uygun çözümlerden birisine de karar veremez. Haklı sebeple fesih davası esas itibarıyla azlığı, çoğunluğun gücünü kötüye kullanımından korumaya yönelik bir önlem olarak düşünülmüştür. Haklı sebep kanunda tanımlanmamış, örnek olarak da gösterilmemiş, bu kavramın niteliklerinin gösterilmesi ve tanımlanması vargı kararlarıyla öğretiye bırakılmıştır. Bu durumda mehaz İsviçre doktrini ve yargı kararlarında haklı sehep olarak sayılan hususlara bakmakta fayda vardır. Genel kurulun çok defa kanuna aykırı hır şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların sistematik ve devamlı ihlali, özellikle pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kar payının düzenli azalması veya uzun süre kar payı dağıtılmaması. şirketin çoğunluk pay sahipleri tarafından kötü idaresi nedeniyle krize sürüklenmesi, şirketin amacına ulaşılmasının engellenmesi, organların bloke edilmesi ve şirketin amacı dışında işler yapılması haklı sebeplerden sayılmıştır. Buna karşılık varsayımlar ve olumsuz beklentiler haklı sebep kabul edilmemektedir. Somut olayda davalı şirketin kar eder durumda olduğu, her sene kar payı dağıttığı ve kar payı ödemelerini yaptığı , şirketin feshi için gerekli şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının şirketin feshine ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının davalı şirketten kar payı alacağı ile cari hesap alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davacının kar payı alacağı ile cari hesap alacağınına ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının Genel Kurul kararlarının hükümsüzlüğü ile iptaline ilişkin taleplerine gelince ; TTK'nun 445. Maddesi gereğince 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. TTK'nun 446/b maddesi gereğince de Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilir.
Davacı çağrının usulüne uygun yapılmadığı iddiasına dayanarak dava açmış olup somut olayda genel kurul toplantılarına çağrıların usulüne uygun yapıldığı , butlan şartlarının oluşmadığı ayrıca TTK 'nun 445. Maddesi gereğince karar tarihinden itibaren üç ay içinde dava açılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 1.724,83 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.109,43TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davalı davada kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Av.Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi gereğince taktir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı tarafına verilmesine,
7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Katip ...
E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!