Danıştay Dördüncü Daire, tescilli kültür varlığındaki ruhsatsız yapılaşmanın yıkım yetkisinin koruma kuruluna ait olduğuna hükmeden idare mahkemesi kararının temyizini değerlendiriyor.
Özet: Mesele, tescilli bir kültür varlığı üzerinde yapılan ruhsatsız imalatların yıkımına dair belediye encümen kararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir; ilk derece mahkemesi ve bölge idare mahkemesi, tescilli yapılarda onaylı projesine aykırı uygulamaların ancak koruma kurulu kararıyla yıkılabileceği, encümen kararının koruma kurulunun izni ve bilgisi olmadan alınması ile aykırılıktan etkilenen alanın tespitindeki hatalar nedeniyle hukuka aykırı olduğu sonucuna vararak kararın iptaline hükmetmiş, davalı belediyenin itirazları bölge idare mahkemesince reddedilmiş, temyiz incelemesi Danıştayda devam etmektedir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokağı, ... ada, ... sayılı parselde yer alan 2. grup tescilli eser niteliğindeki yapıda, ... tarihli ve ... sayılı 1 nolu yapı tatil tutanağı ile tespit edilen aykırılıkların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (b) maddesine göre yıktırılarak, yapının onaylı projesine uygun hale getirilmesine dair ... tarih ve ...-... sayılı Encümen Kararı'nın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 7., 8. 9. ve 57. maddeleri ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun █████/2020 tarih ve 696 sayılı İlke Kararı'ndan bahisle, tescilli bir eserin onaylı projesine aykırı şekilde gerçekleştirilen inşai faaliyetlerin tespit edilmesi durumunda bu tespite ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmek üzere koruma kuruluna iletilmesi ve koruma kurulunun kararı doğrultusunda yapının yıkımının gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, bu doğrultuda söz konusu yıkım işlemine konu edilecek imalatın veya yapıların ne olduğunun ve niteliğinin bu alanda uzman koruma bölge kurulunca somut ve açık bir biçimde ortaya konulması ve yapının geleceği ile ilgili kararın koruma bölge kurulu tarafından alınması gerekliliğine değinilerek, uyuşmazlıkta dava konusu yapıya ilişkin olarak restitüsyon amaçlı tadilat projesinin bulunduğu ve yapının II. grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olduğu, tescilli yapılarda onaylı projesine aykırı uygulama yapılması halinde koruma kurulundan izinsiz olarak bir yıkım işlemi gerçekleştirilmesinin yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca mümkün olmadığı, davaya konu yapının geleceği ile ilgili kararın ancak yetkili Koruma Kurulunca alınması gerektiği halde imalatların 2863 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak ruhsatsız olduğu kabul edilerek Koruma Kurulunun izni ve bilgisi olmaksızın yıkım işlemi tesis edilmesinde hukuka uyarlılık görülmediği, öte yandan aynı sebepten, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Encümeni Kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile "Dava dosyası içerisinde bulunan bilgi ve belgeler ile Bilirkişi Raporunun değerlendirilmesinden, davalı İdare tarafından aykırılıktan etkilenen 329 m2 alanın tespit edildiği, ancak yerinde yapılan ölçümlerde; her katın alanının 78,10 m2 ve yapı tatil tutanağına göre; 3. normal kat diye tabir edilen kısımdaki eklenti olan teras alanının 6,60 m2 ve toplam inşaat alanın ise 78,40 m2*4 kat+6,66 m2=319,00 m2 olduğu, yapı tatil tutanağında toplam 329 m2 inşaat alanı hesaplanmış olmasına karşın, bilirkişilerce aykırılıktan etkilenen alanın 319 m2 olarak tespit edildiği, yapı tatil tutanağındaki yani dava konusu Encümen Kararına dayanak oluşturan tespitlerden farklı olarak 10 m2 daha düşük alan ölçümü yapıldığı" gerekçesi ile anılan Encümen Kararının iptaline hükmedildiği, hatalı tespitlere dayanılarak tesis olunan dava konu işlemin, bu yönüyle de hukuka uygun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin usul ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, tescilli eserdeki aykırılıkların ilgili belediyece projeye uygun hale getirilmesi için İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından ... tarihli ve ... sayılı kararın alındığı, imara aykırılıkların meri plan ve mevzuat gereği ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek İdare Dava Dairesi Kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararının karşı oyunda belirtilen gerekçelerle temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." 10. maddesinde; "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir." 16. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sit'lerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır." koruma kurullarının görevleri ile ilgili 57. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar almak." 61. maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, koruma yüksek kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır." hükümleri yer almaktadır.
2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun "Yapının denetimi" başlıklı, 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır. Tanzim edilen tutanak ve yapının mühürlendiğini belirten belge, bir kroki ile birlikte derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderilir. Mal sahibi veya müteahhit inşaat ruhsatı ve eklerini denetlemeye hazır bir şekilde inşaat mahallinde bulundurmakla yükümlüdürler. ..." "Kullanılan yapının denetimi" başlıklı 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir. Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu Kanunun 13 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır veya yıktırılır. Kullanılan yapıların denetim esasları ve denetim elemanlarının görev ve yetkileri ve ilgili diğer hususlar İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte belirtilir." "Yıkım işleri" başlıklı 13. maddesinde; "Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır. a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar, b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri, c) Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri, d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri. Bu Kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir. Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır. Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları %20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişilerin koruma bölge kurulu kararlarına uymak zorunda olduklarının kurala bağlandığı; bu nedenle, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında izinsiz ve ruhsatsız olarak yapılmış bir yapı hakkında ilgili koruma kurulunca yıkım kararı alınarak gereği için ilgili belediyesine bildirilmesi durumunda, koruma kurulu kararının gereğini yerine getirerek yapıyı yıkmak zorunda olan belediyenin bu konuda bağlı yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte; korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasak olduğundan, buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile; koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında, imar mevzuatına göre işlem yapılacağına yönelik açık yasal düzenleme uyarınca, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında inşa edilen ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca "boğaziçi alanı"nda kalan ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar hakkında; ilgili koruma bölge kurulu tarafından yıkıma yönelik tesis edilmiş herhangi bir işlemin bulunmaması durumunda; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca yetkili belediye görevlileri tarafından doğrudan yapı tatil tutanağı düzenlenmesine ve buna dayalı olarak aynı Kanun'un 13. maddesi uyarınca yetkili belediye encümeni tarafından doğrudan yapının projesine uygun hale getirilmesine ve/veya yıkımına yönelik karar alınmasına hukuken bir engel bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Dosyanın ve Dairemizin ████████, ████████, ████████, █████████, █████████ esasa sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden; davalı idare elemanları tarafından "İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak,... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmaz" üzerinde yer alan 2. sınıf korunması gerekli kültür varlığı tescilli, ... tarih ve ... sayılı projesi ile ... tarih ve ... sayılı ruhsata sahip yapıda yapılan denetimde, "Ekli krokide belirtilen tescilli eserin iç bölme duvarlarında değişiklik yapıldığı, tüm katlarda döşeme kotlarıyla oynandığı ve yapıya krokiyle belirtilen ilave kat ve alanların eklendiğinin tespit edildiği"ne dair 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı 1 Numaralı yapı tatil tutanağı düzenlenmesi, akabinde de davalı idare tarafından anılan yapı tatil tutanağı ile tespit edilen aykırılıkların giderilerek yapının projesine uygun hale getirilmesi için ... tarih ve ...-... sayılı encümen kararının alınması üzerine bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
İdare Mahkemesince, davaya konu yapının 2. grup korunması gereken kültür varlığı tescilli eser niteliğinde olduğu ve bu tür yapılarda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı olmadan işlem tesis edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve İdare Dava Dairesince de bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmişse de, yukarıda da belirtildiği üzere, ruhsatsız olduğu veya ruhsata aykırı imalatlar içerdiği 2960 sayılı Boğaziçi Kanununa uygun olarak tespit edilmiş yapılar hakkında, ilgili Koruma Bölge Kurulu tarafından alınmış herhangi bir yıkım kararının olmaması durumunda, ilgili belediyesince işlem tesis edilebileceği sonucuna ulaşılmış olup, dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dayanak işlem olan ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. maddesine uygun olarak yapıya asılmakla tebliğ edilen, ruhsata aykırılıkların neler olduğunun ayrıntılı olarak tespit edildiği, aykırılıkların nerelerde olduğunun ve ölçümlerinin detaylı şekilde krokiledirildiği ve fotoğraflarla da desteklendiği ... tarihli ... sıra numaralı yapı tatil tutanağının bu haliyle yıkım işlemi yönünden yeterli tespit içerdiği ve yıkıma yönelik encümen kararı yönünden dayanak teşkil edebileceği, öte yandan davaya konu binanın üzerinde yer aldığı taşınmazın █████/1983 onaylı 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında "Park Alanda" kaldığı, anılan yapı tatil tutanağı ile tespit edilen tadilatların ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yıkım işleminin yapıya ilişkin ve yapıyı esas alan nitelikte olduğu dikkate alındığında, usulüne uygun olarak düzenlenen yapı tatil tutanağına dayalı olarak tesis edilen yıkıma ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararında ise, hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .. İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Başkan ..., Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dosyanın ve Dairemizin ████████ esasına kayıtlı dosyasının birlikte incelenmesinden; bakılan dosyada uyuşmazlığın çözümü için Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dosyaya sunulan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda "Mahallinde yapılan incelemede, yapının tamamen yenilendiği, yenilenen yapının eski hali ile mevcut durumu karşılaştırıldığında döşeme kotlarının yükseltildiği, yapının arka cephesinde komşu ... parsel sınırlarının içerisinde yapıya ilave kapalı alanlar eklendiğinin yerinde tespit edildiği, ancak 2 bodrum ve 1 zemin kat olarak 3 kat tescilli yapının fiili durumda da 3 kat olarak mevcut olduğunun tespit edildiği, İdare tarafından ilave olarak yapıldığı belirtilen çatı katının tespit edilemediği...davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı tutanakla tespit edilen durumun yapının mevcut durumuna kısmen uygun olduğu, yapıya ilave çatı katı yapıldığı yönündeki tespit açısından uygun olmadığı" yönünde kanaat bildirildiği, aynı yapıya ilişkin verilen para cezasına ilişkin encümen kararının iptali istemyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda ise ... tarih ve ... sayılı tutanakla tespit edilen aykırılıklarla fiili durumun birbirine uygun olduğu sadece metrekare bazında farklılık olduğu yönünde kanaat bildirildiği, dolayısıyla aynı yapıya ve aynı yapı tatil tutanağındaki tespitlere ilişkin her iki bilirkişi raporunun birbiriyle çelişkili unsurlar içerdiği anlaşılmaktadır.
Diğer bir husus, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde, ... tarih ve ... sayılı İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararından bahisle, anılan kararda da yapının mevcut durumunda projesine uygun olmayan imalatların mevcut olduğunun tespit edildiği ve yapılardaki aykırı uygulamaların ilgili belediyesi ve KUDEB denetiminde onaylı projesine uygun hale getirilmesine, Kuruldan izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunulmamasına karar verildiği hususunun da ileri sürüldüğü görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda bahsedilen ... tarih ve ... sayılı kurul kararı ile ... tarih ve ... sayılı tespit tutanağının birlikte irdelendiği, dava konusu işlemin uygulanması halinde tescilli yapının zarar görüp görmeyeceği değerlendirmesinin de yapıldığı yeni bir keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairenin bozma kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!