Analık raporlu gösterilen doktorun çalışabilir raporuyla görevde olduğu dönemdeki faturalandırma sebebiyle sağlık hizmeti sunucusunun hak edişinden yapılan kesintinin iptali ve ticari faiz talebine ilişkin uyuşmazlık.
Özet: Bir sağlık hizmeti sunucusu şirket, analık raporlu olduğu iddia edilen doktoru üzerinden yapılan faturalandırma nedeniyle hak edişlerinden davalı kurumca haksız kesinti yapıldığı iddiasıyla dava açmış, doktorun çalışabilir raporu olduğunu ve fiilen görev yaptığını savunmuştur; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının talebini kabul ederek kesilen tutarın ticari faiziyle iadesine karar vermiş, temyiz incelemesi de bilirkişi raporu ve ilgili mevzuat çerçevesinde davacının tacir olması nedeniyle ticari faiz uygulanmasının yerindeliği ile doktorun çalışma durumuna ilişkin alt mahkeme kararlarını destekleyici nitelikte değerlendirmeler içermektedir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : ███████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi bulunduğunu, davalı Kurum tarafından hastanede görevli dava dışı doktor ... .'nin 24.09.2020-28.10.2020 tarihleri arasında analık hali nedeniyle raporlu olduğu ve geçici iş göremezlik ödeneği aldığı tarihlerde izinde olmasına rağmen, bu doktor üzerinden faturalandırma yapıldığı gerekçesiyle müvekkili şirketin 2021 Ağustos fatura alacağı ve 2021 Eylül malzeme avansından toplam 128.421,28 TL kesinti yapıldığını, adı geçen dava dışı doktorun gebeliğinin 32. haftasında 23.09.2020 tarihli ''32. Hafta Çalışabilir Raporu'' aldığını, raporun davalı Kurum kayıtlarında yer aldığını, dava dışı doktorun işleme konu olan tarihlerde aktif olarak çalıştığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 25.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi tarafından hesaplanan 128.421,28 TL anapara ve 35.308,62 TL faiz olmak üzere toplam 163.729,90 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yapılan kesintilerin taraflar arasındaki sözleşme, SUT ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket hastanesinde görev yapan dava dışı doktor ....'nin 28.10.2020 tarihine kadar çalışabilir raporunun bulunduğu, bu tarihten sonra raporlu olarak görevinden ayrıldığı, yerine dava dışı bir başka doktorun görevlendirildiği, davalı Kurumun davaya konu kesintiye gerekçe olarak gösterdiği hizmetlerin davacı şirket hastanesinde görevli doktorlar tarafından verildiği, davalı Kurumun kesinti işleminin yerinde olmadığı, davanın kısmi dava olarak açıldığı, dava öncesinde temerrüdün söz konusu olmadığı, tacir olan davacının ticari faiz istemesi mümkün olduğundan dava ve ıslah tarihi itibariyle ticari faiz işletildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 25.000,00 TL'nin 27.11.2022 tarihinden, 138.729,90 TL'nin 18.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket hastanesinde görev yapan dava dışı doktor ....'nin doğum öncesi analık raporuna göre dava konusu kesinti işlemine konu olan dönemde 28.10.2020 tarihine kadar görev yaptığı, bu tarihten sonra görevden ayrıldığı ve yerine dava dışı başka bir doktorun göreve başladığının tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun kesinti işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, denetimine uygun olduğu, Mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp hatalı değerlendirmeye dayandığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından bilirkişi raporuna atıfla hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının ve yeni rapor alınması taleplerinin Mahkemece göz ardı edilerek değerlendirilmediğini, davacı şirket tarafından dava dışı doktorun raporlu olduğu tarihlerde (24.09.2020-28.10.2020) yapılan işlemlerin müvekkili Kuruma fatura edildiğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, ayrıca müvekkili Kurum tacir olmadığından aleyhlerine ticari faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin iptali ve iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı gibi denetimede elverişli olmasına, dava dışı doktorun kesinti işlemine konu tarih aralığında çalışabilir raporuna istinaden çalıştığının belirlenmesine, dava dilekçesinde avans faizi talep eden davacı tarafın tacir olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2 maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılacak olmasına, aynı Kanunun 8/1 maddesi ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2 maddesine göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı TCMB'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı olmasına, davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin kesinti tarihinden itibaren avans faiziyle iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!