İlk sigortalılık tescili sonrası mahkemece düzeltilen, gerçek doğum tarihinin nüfusa geç kaydedilmesinden kaynaklı yaşlılık aylığına etkisi ve değerlendirilmesi.
Özet: Davacının, nüfusa yanlış kaydedilen doğum tarihinin mahkeme kararıyla 1980den 1970e düzeltilmesi sonrasında yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, bu durumun klasik bir yaş tashihinden ziyade kayıt düzeltilmesi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş ve Yargıtayın önceki bozma kararına direnmiştir; hukuki tartışma, sosyal güvenlik mevzuatının sigortalılığın başlangıcındaki doğum tarihini esas alan hükmü karşısında, sigorta tescili sonrası mahkeme kararıyla yapılan ve gerçek yaşı yansıtan bir kayıt düzeltmesinin, yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınıp alınamayacağı üzerine odaklanmaktadır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K. Taraflar arasındaki sigortalılık tescilinden sonra alınan Mahkeme kararı ile düzeltilmiş yaşın nazara alınarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi yöndeki kurum işleminin iptali istemine yönelik davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 07.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; Dairemizin 07.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararına karşı direnilmiş ise de; davacı 10.05.1970 tarihinde doğduğu halde ailesi tarafından nüfusa 10 yıl geç kaydettirildiğini ve nüfus kayıtlarına doğum tarihinin 1980 yılı olarak işlendiğini, nüfus kaydının düzeltilmesi davası neticesinde doğum tarihinin 1970 olarak düzeltildiğini, 01.06.1987 tarihinde sigortalı olarak kayıtlı olduğu tarihte 17 yaşında olduğunu, hatalı nüfus kaydına göre ise 7 yaşında göründüğünü, 50 yaşını 10.05.2020 tarihinde doldurduğunu beyanla yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitini, geçmişe dönük haklarıyla beraber yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmiş olup Mahkemece davacının hatalı yazılan doğum tarihinin Mahkeme kararı ile düzeltildiği, davanın yaşlılık aylığı almak amacı ile açılmadığı, nüfus kaydındaki doğum tarihinin düzeltildiği gerekçesiyle önceki kararda direnilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 120/2. maddesinde “yaşlılık, ölüm ve maluliyet sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında; sigortalının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihinin esas alınacağı” hükme bağlanmıştır. Hiçbir yoruma yer vermeyecek şekilde yapılan bu düzenleme karşısında sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş düzeltilmesinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı açıktır. Nitekim 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu (Bağ-Kur) ve 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nda da anılan maddeye paralel hükümler getirilmiştir. 506 sayılı Kanun'un uygulanması açısından “yaş koşulunun” gerçekleşmesi, belli süre prim ödenmesi yaşlılık sigortasının uygulanması açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle Kanun'un 120. maddesi sonradan yapılacak yaş düzeltmelerinde kimi kötü uygulamaları önlemek amacıyla özel bir düzenleme getirmiş belli sigorta kollarında hangi doğum tarihinin esas alınacağını açıkça belirlemiştir. Buna göre yaşlılık ölüm ve maluliyet sigortalarının uygulanmasında sigortalının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğüne kayıtlı bulunan doğum tarihinin esas alınacağını hükme bağlamıştır.Buradaki yaş düzeltmelerinden kasıt, Mahkeme kararı ile yapılan düzeltmelerdir. Esasen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararlarında da aynı yaklaşım belirlenmiş olup, HGK 09.10.2002 tarih ve ████████-777, 02.06.20 04... /316-322 sayılı kararı ile 14.04.2010 gün ve ███████-194 E. ████████ K. sayılı kararında bu yaklaşım aynen; “sigortaya ilk tescil tarihinden sonra kesinleşen mahkeme kararı ile yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı, bu hallerde Mahkeme kararının kesinleşme tarihinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.Ancak, sigortalının yaşı ile ilgili gerçek kayıtlar esas alınıp doğum tarihinin mahkeme kararı ile düzeltilmesi halinde, ilama konu dava, gerçek yaşının kayda yansıtılması ile ilgilidir ve nüfusa asıl doğum günü yazılmayıp da küçük veya büyük yazılan kişi tarafından açılan doğum gününün düzeltilmesi sonucunu doğuran klasik yaş tashihi davası değildir. Bu davalar, yaş tashihi ile ilgili değil kayıt tashihi ile ilgili olduğundan bu hallerde yaşlılık aylığı bağlanması ile ilgili emeklilik koşullarının oluşmasında mahkemece de tespit edilen bu yaşın dikkate alınmasında bir isabetsizlik yoktur (Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2008 gün ve ███████-784 E. ████████ K. sayılı kararı). Buradaki yaş düzeltmelerinden kasıt, Mahkeme kararı ile yapılan düzeltmelerdir. Esasen HGK 09.10.2002 tarih ve ████████-777, 02.06.20 04... /316-322 sayılı kararları da bu yöndedir. Dosya içerisine celp edilen yaş tashihine ilişkin dava dosyasının incelenmesinden; davacının babası tarafından, davacının 10.05.1970 doğumlu olmasına rağmen nüfus kütüğüne 10.05.1980 doğumlu olarak tescil edildiği belirtilerek yılın 1970 olarak düzeltilmesi talebiyle 01.09.1989 tarihinde dava açıldığı, Mahkemece, sağlık kurulu raporu, tanık beyanı esas alınarak davacının doğum tarihinin 10.05.1970 olarak düzeltilmesine karar verildiği; diğer yandan davacının sunduğu karne fotokopilerinden 27.06.1983 tarihinde ilkokul karnesini aldığı, 27.08.1990 - 27.02.1992 tarihleri arasında askerlik yaptığı, eğitim ve askerlik tarihlerinin düzeltilmiş yaşına uygun olduğu görülmekle birlikte somut davada; davacının 12.06.1987 tarihinde sigortalı olarak işe girdikten sonra Sulakyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.11.1989 tarihli kararı ile doğum tarihinin 05.10.1970 tarihi olarak düzeltilmesi nedeniyle 506 sayılı Kanun'un 120/2. maddesinin açık hükmü karşısında bu kaydın sigortalılığa esas alınamayacağı dikkate alınmaksızın Mahkemece yaş tashihi ile ilgili davanın kayıt düzeltme davası gibi değerlendirilerek yazılı şekilde direnme kararı verilmesi yerinde görülmediğinden ve Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple;Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, Üye ...'ın muhalefetine karşı Başkan vekili ... ve Üyeler ... , ... ve ...'nun oyları ve oyçokluğuyla,26.02.2026 tarihinde karar verildi.KARŞI OY GEREKÇESİI. TEMEL UYUŞMALZIK: 1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, "gerçekte doğum tarihi 10.05.1970 olup, nüfusa hataen 10.05.1980 olarak kaydedilen, ancak 1983 yılında ilkokul mezuniyeti bulunan ve 12.06.1987 tarihinde 506 sayılı kanun kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayan, kesinleşen ████████ karar sayılı Sulakyurt Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile doğum tarihi düzeltilen davacı sigortalının bu doğum tarihinin yaş tashihi niteliğinde olup olmadığı, 506 sayılı Kanunu'nun 120/2 maddesi uyarınca sigortalılığa esas alınıp alınmayacağı" noktasında toplanmaktadır. 2. İlk derece mahkemesince verilen kabul kararının bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda "Davacının nüfus müdürlüğündeki hatalı tescil nedeniyle doğum tarihinin düzeltildiği sabittir. Davacının doğum tarihi 1980 yılı kabul edildiğinde; 7 yaşında çalışmaya başlamış olması, askerliğini 10 yaşında yapması ve ilkokula da 3 yaşında başlamış olması gerekmektedir. Davacı tüm bu süreçleri normal yaşında tamamlamıştır. Kayıt düzeltim kararı davacının okul, askerlik ve benzeri süreçler dikkate alındığında doğru olup, ayrıca kimlik yaşı tespiti de yapılmıştır. Yaş düzeltim yoluyla erken emekli olmak isteyenlerin yasal düzenlemeleri kötüye kullanmalarının önüne geçilmesi için getirilen 5510 sayılı Yasanın 57/3 maddesi gerçek durumla örtüşen yaş düzeltim davaları sonucu verilen hükümlerin etkisiz hale gelmesi sonucunu doğurmamalıdır. Hakkın kötüye kullanılması yoluyla erken emekliliğe ulaşmak isteyen kişilerin bu davranışları gerçek hak sahiplerinin hakkına ulaşmasının önünde engel oluşturmamalıdır..." gerekçesi ile verdiği direnme kararı verilmiştir. 3. Verilen kararın kurum tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile " davacının babası tarafından, davacının 10.05.1970 doğumlu olmasına rağmen nüfus kütüğüne 10.05.1980 doğumlu olarak tescil edildiği belirtilerek yılın 1970 olarak düzeltilmesi talebiyle 01.09.1989 tarihinde dava açıldığı, Mahkemece, sağlık kurulu raporu, tanık beyanı esas alınarak davacının doğum tarihinin 10.05.1970 olarak düzeltilmesine karar verildiği; diğer yandan davacının sunduğu karne fotokopilerinden 27.06.1983 tarihinde ilkokul karnesini aldığı, 27.08.1990 - 27.02.1992 tarihleri arasında askerlik yaptığı, eğitim ve askerlik tarihlerinin düzeltilmiş yaşına uygun olduğu görülmekle birlikte somut davada; davacının 12.06.1987 tarihinde sigortalı olarak işe girdikten sonra Sulakyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.11.1989 tarihli kararı ile doğum tarihinin 05.10.1970 tarihi olarak düzeltilmesi nedeniyle 506 sayılı Kanun'un 120/2. maddesinin açık hükmü karşısında bu kaydın sigortalılığa esas alınamayacağı dikkate alınmaksızın Mahkemece yaş tashihi ile ilgili davanın kayıt düzeltme davası gibi değerlendirilerek yazılı şekilde direnme kararı verilmesi yerinde görülmediği" gerekçesi ile uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir. II. DEĞERLENDİRME:4. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un mülga 120 nci maddesinin ilgili 2 nci fıkrası ile anılan Kanun'a 24.06.2004 tarihli ve 5198 sayılı Kanun'un 16 ncı mad-desi ile eklenen 3 üncü fıkrası şöyledir: "...Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uy-gulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, sigortalının yürürlükten kaldırılmış 54 17... sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının sigortaya tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının da nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas tutulur.İş kazalarıyla meslek hastalıkları, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasından ge-lir ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların yürürlükten kaldırılmış 54 17... sayılı kanunlara veya 506 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih-ten sonraki yaş tashihleri dikkate alınmaz..."5. Yaş tashihi hukuki bir terim olarak "kişinin nüfus tesciline esas olan tarihle-rin ve yaş kaydının nüfus kütüğündeki düzeltme" işlemini ifade etmektedir. Bireyin evlenmesi, askere alınması, seçme ve seçilme hakkını kullanması, sigor-talı olabilmesi, emeklilik hakkına kavuşması gibi birçok sosyal, ekonomik, siyasal hak ya da ödevin yaş şartına bağlanmış olması birtakım hakların kazanılmasında ya da ödevlerden imtina edilmesinde yaş unsurunun önemli bir parametre olduğunu ortaya koymaktadır(Y. HGK. 27.10.2022 tarih ve 2020/(21)10-680 E, █████████ K.). 6. Kişilerin yaşının kamu ve özel hukuka ait hakların edinilmesi ve kullanılması ile mükellefiyetlerin yükletilmesi açısından hukuki sonuçları itibariyle bahsedi-len önemi nedeniyle kişinin yaşının doğru tespit edilmesi ve varsa hataların giderilmesi bir zorunluluktur. 4721 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca kişinin nüfus tesciline esas olan doğum tarihlerinin ve yaş kaydının düzeltilmesi işlemi ancak mahkeme kararı ile mümkündür. Bu bağlamda 5490 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydının düzeltilemeyeceği ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamayacağı ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddi hataların nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltileceği düzenlenmiştir. 7. Kişinin yaşı, düzeltme (tashih) davası mahkemece kabul edilerek düzeltildiğinde doğuracağı hukuki sonuçlar artık kişinin mahkemece düzeltilen yaşına göre belirlenir. Bir başka deyişle kişinin yaşıyla ilgili işlem ve kararlarda bu değişen yaş esas alınır. Sigortalı olarak ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihlerinin yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınamayacağına ilişkin söz konusu düzenlemelerin asıl amacı yaş büyütmek suretiyle daha erken yaşlılık aylığı almak gibi kötü niyetli uygulamaların önüne geçmektir. Böylesi bir durumda yaş tashihine ilişkin mahkeme kararı geçerliliğini ve değerini korumakla birlikte sadece kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmamaktadır. 8. Burada ki yaş düzeltmelerinden kasıt, Mahkeme kararı ile yapılan düzeltmelerdir. Esasen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararlarında da aynı yaklaşım belirlenmiş olup, HGK 09.10.2002 tarih ve ████████-777, 02.06.20 04... /316-322 sayılı kararı ile 14.04.2010 gün ve ███████-194 E. ████████ K.sayılı kararında bu yaklaşım aynen; “sigortaya ilk tescil tarihinden sonra kesinleşen mahkeme kararı ile yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı, bu hallerde mahkeme kararının kesinleşme tarihinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, sigortalının yaşı ile ilgili gerçek kayıtlar esas alınıp doğum tarihinin mahkeme kararı ile düzeltilmesi halinde, ilama konu dava, gerçek yaşının kayda yansıtılması ile ilgilidir ve nüfusa asıl doğum günü yazılmayıp da küçük veya büyük yazılan kişi tarafından açılan doğum gününün düzeltilmesi sonucunu doğuran klasik yaş tashihi davası değildir. Bu davalar, yaş tashihi ile ilgili değil kayıt tashihi ile ilgili olduğundan bu hallerde yaşlılık aylığı bağlanması ile ilgili emeklilik koşullarının oluşmasında mahkemece de tespit edilen bu yaşın dikkate alınmasında bir isabetsizlik yoktur 8Y. 10. HD. 30.11.2023 tarih ve ██████████ E, ██████████ K). 9. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de istikrarlı kararlarında kayıt düzeltiminin, yaş tashihi niteliğinde olmadığını, bu tür düzeltmelerin sigortalılıkta dikkate alınacağına karar vermiştir. (Y. Hukuk Genel Kurulu. 24.12.2008 tarih ve ███████-784 E. ████████ K., Y. 10. HD. 23.03.2022 tarih ve █████████ E, █████████ K., Y. 10. HD. 02.12.2021 tarih ve █████████ E, ██████████ K., Y. 10. HD. 28.04.2021 tarih ve █████████ E, █████████ K., Y. 10. HD. 30.09.2024 tarih ve ███████ E, █████████ K.). III. SOMUT UYUŞMAZLIK VE SONUÇ:10. Somut uyumazlıkta, davacı sigortalının 10.05.1970 doğrum tarihinin hatalı olarak, 10.05.1980 olarak yazıldığı mahkeme kararı ile sabittir. Burada kayıtta maddi hata vardır. Davacının 1983 yılında ilkokuldan mezun olduğu, 1987 yılında da sigortalı olarak işe girdiği de kayıtlarla sabittir. Burada yaş tashihinden söz edilemez. Kayıt düzeltimi olduğu açıktır. 11. Yukarda açıklanan nedenlerle direnme kararının 6100 sayılı HMK.'un 373/5 maddesi uyarınca yerinde görülmesi gerekirken, gönderme kararı verilmesi isabetli olmamıştır.