Muris muvazaası iddiasıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında açılan tapu iptali ve tescil davasında, mirasçıdan mal kaçırma iddiasının ispatlanamaması sonucu davanın reddine ilişkin kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Davacılar tarafından muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında, babaannelerinin tek mal varlığı olan taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla damadı olan davalıya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devrettiği iddia edilmişse de, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince, murisin yaşı itibarıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olmadığı, devredilen taşınmazın murisin tek malvarlığı olduğunun veya murisin diğer mirasçılarından mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; davacıların babaannesi ...'ın 15.08.1998 tarihinde vefat ettiğini, ... ile davalı ... arasında ... Tapu Müdürlüğünde 29.01.1985 tarihinde ... yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlendiğini, muris ...'ın tüm mal varlığı olan dava konusu ... ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, 390 Ada, 13 Parsel sayılı taşınmazını mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla davalı damadı ...'a devrettiğini, davacıların muris ... ile arasının iyi olmadığı, murisin mal kaçırmak amacıyla tüm mal varlığını damadına bağışlama kastı ile hareket ettiğini, murisin tek malvarlığını damadına bağışlamasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacılar adına miras payları oranında tescilini istemiştir.Davalı vekili; dava konusu taşınmazın öncesinde muris ...'a ait olup 1976 yılında ... 'ın ölümünden sonra mirasçıları eşi ... ile çocukları ..., ..., ..., ... ve ...'nin tapuda 09.03.1977 tarihinde ... yevmiye numaralı işlemle miras taksimi yaptıklarını ve muristen kalan taşınmazlardan 24 parça tarla-156.8 93... - ve ... köyünde bulunan ev yerinin davacıların murisi (erkek olan oğul) ... ...'a verildiğini, dava konusu edilen dükkanın eş ...'ye bırakıldığını, 1 adet daire ... ve ...'ye ve 1 adet daire de ... ve ...'ya verildiğini, ...'ın ölümünden hemen sonra murisin kızı ... ve damadı ...'ın evine taşındığını, 1985 yılından ölümüne kadar kendisine bakıp gözeteceğine inandığı için dava konusu edilen taşınmazı ... ile davalıya devrettiğini, murisin 1991 yılından ölümüne kadar bakıma muhtaç olarak yaşadığını, bu bakımın davalı ve ailesi tarafından yapıldığını savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; 22.12.2023 tarihli keşif sonucunda inşaat bilirkişisi tarafından 24.01.2024 tarihli raporunda hesaplanan değerin fahiş olduğu iddia edilmişse de davaya konu ölünceye kadar bakma akdi incelendiğinde, söz konusu akitte yalnızca bir adet taşınmazın devrinin yapıldığı, murisin ölünceye kadar bakma akdinin yapıldığı 29.01.1984 tarihinde doğum tarihi itibarıyla 74 yaşında olduğu ve 89 yaşında vefat ettiği, bu bakımdan davalı ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi akdetmesinde hayatın olağan akışına bir aykırılık bulunmadığı, davaya konu sözleşmede devredilen taşınmazın murisin tek taşınmazı olduğu hususunun davacı tarafça sunulan deliller itibarıyla ispatlanamadığı, tanık beyanları ile de murisin diğer mirasçılarından mal kaçırma amacıyla davalıya devrin yapıldığı olgusunun ispat edilemediği, davacılar vekilinin açıkça yemin deliline dayanmasıyla Mahkememizce yemin hakkı da re'sen hatırlatıldığında (davacılar vekilinin vekaletnamesinde yemin teklif etmeye dair özel yetkisi mevcuttur) yemin teklif etmeyeceklerini beyan ettiği dikkate alınarak davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece davanın reddi karar verilmesi yerinde olmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.