Eser sözleşmesinden kaynaklanan tasarım hizmeti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali ve yetki aşımı iddiaları davası.
Özet: Bu dava, freelance tasarımcı olan davacının, davalı şirketin pazarlama müdürüyle yapılan sözlü anlaşmaya dayanarak tamamladığı tasarım işlerinin karşılığı ödenmeyen faturalar için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini talep ettiği; davalının ise pazarlama müdürünün yetkisini aşarak ve davacı ile işbirliği yaparak piyasa değerinin üzerinde anlaşmalar yaptığı ve şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla davanın reddini istediği bir uyuşmazlıktır.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu █████/2026 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin freelance olarak iş gören bir tasarımcısı olduğunu, şahıs şirketi olduğunu, davalı şirketin isteği ile, taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma ile, davalı şirkete iş yapmış ve karşılığında faturalar kesildiğini . Karşılıklı mutabakat neticesinde kesilen faturalardan bir kısmının karşılığı davacıya ödenmiş iken, bir kısmının karşılığı ise ödenmemiş olup, davacı adına, --------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyası ile başlattığımız icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itiraz ile takip durduğunu, Davalının pazarlama müdürü olan ----------, davalı adına Haziran 2025'te davacı ile iletişime geçerek davacıdan, davalı şirketin isim, logo, amblem, tanıtım işleri için iş yapmak üzere fiyat teklifi vermesini talep ettiğini, davacı tarafından (adet başı) fiyat teklifleri iletildiğini, ardından davalıdan gelen onaylar üzerine çalışılmaya başlanmış ve süreç içerisinde kalem kalem fiyatlar verilerek ilerlediğini, Bu anlaşma kapsamında yapılacak işlerin taslaklarına, sürecin nasıl işleyeceğine ve sair hususlara dair ----------- ile davacı arasında günlerce, çok sayıda mail yazışmaları gerçekleştirdiğini, bu sözleşmenin ödemesi kapsamında, davalı şirket tarafından davacıya 15.09.2025'te, her iş için ayrı ayrı ücretini göndermek suretiyle toplamda 330.000 TL ödeme yapıldıüını, bu ödemelerin ait olduğu faturaların numaralarına kadar banka dekontlarında yazıldığını, davalının kötü niyetli olduğunu beyan ederek,--------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, faizlerin, yargılama giderlerinin, vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi saygıyla vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının --------- olarak iş gören bir şahıs şirketi olduğunu, müvekkil şirketin isteği ile sözlü anlaşma neticesinde müvekkil şirkete iş yaptığını faturalar kestiğini ancak bu faturaların bir kısmının ödenmediğini, Şirketin isim, logo, amblem tanıtım işleri için sözlü anlaşma sağlandığını, süreçleri -------- isimli şirketin pazarlama müdürü ile sürdürdüğünü, basiretli tacir olma gereği bu kişinin yaptığı anlaşmaların şirketi bağlayacağını, Şirket yetkililerinin aradaki sözleşmeyi inkar eder bir tutum içerisine düştüğünü, --------- isimli kişi ile birlikte hareket ederek şirketin dolandırıldığına ilişkin davacı hakkında asılsız olarak savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan işin piyasanın 3 katı tutarında bedelde olduğunun iddia edildiğini, bunun doğru olmadığını, ayrıca yapılan işin serbest piyasa işi olduğunu ve fiyatı beğenmeyenin çalışmayı gerçekleştirmemesi gerektiğini, iddialarının gerçek olmadığını, 20.10.2025 tarihinde ---------, hiçbir yöneticisinin onayını almadan, herhangi bir hizmet sözleşmesi de imzalamadan, yetkisini aşarak ve kötüye kullanarak tamamen kendi inisiyatifi ile önceden iş arkadaşı olduğu ve ajans diye lanse etmesine rağmen bir ajansla çalışılmadığı, işi davacıya verebilmek için şahıs şirketi kurdurttuğu açığa çıkan davacı --------- ile kurumsal kimlik oluşturma işlemleri için piyasanın en az 3 katında bir bedel ile anlaşma sağladığı ortaya çıktığını, Davacı -------- isimli şahsa kurumsal kimlik oluşturma adına hiçbir iş teslim etmemesine rağmen yüklü miktarda ödeme yapılmasını ---------- isimli kişi talep ettiğini, bu ödemenin, şirketin tüm kurumsal kimlik oluşturma işlemlerinin peşin toplam ödemesi olduğunu beyan ederek 330.000,00 TL şirket muhasebesini adeta sıkıştırmak, ödeme yapıldığında da derhal kendisi ile dekont paylaşılmasını isteyerek ödemenin gerçekleştirilmesini bir şekilde sağladığını beyan ederek, Haksız, mesnetsiz ve tamamen kötü niyetle haksız kazanç elde etme gayesi güden davanın ve itirazın iptali talebinin reddine, davacının kötü niyeti açık olduğundan, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazmiantına çarptırılmasına, Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına, Karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, eser sözleşmesinde kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/1. Maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır.
Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Somut olayda uyuşmazlığın eser sözleşmesine ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacı tarafın gerçek kişi olduğu, bu anlamda davanın nispi ticari dava olup olmadığının değerlendirilmesi açısından dosya kapsamında bulunan cevabi yazılara göre davacının ticaret siciline kayıtlı olmadığı, Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabi yazısına göre davalının 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 178.maddesine istinaden işletme usulüne göre defter tuttuğu, işletme esasına göre dönem içinde 425.000 TL hasılat ve 367.700 TL vergi matrahı beyan edildiği, 213 sayılı VUK 177/2 maddesi uyarınca davacının tacir olarak kabul edilebilmesi için 2025 yılındaki gayrisafi iş hasılatının 990.000,00 TL'yi aşması gerektiği, davacının 2025 yılı gelir beyannamesine göre tacir olmadığı, her iki taraf tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı ve açılan davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!