Vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, mirasçılar arasındaki taşınmaz devrine ilişkin uyuşmazlıkta ilk derece ve bölge adliye mahkemesinin davanın reddi kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.
Özet: Miras paylarının vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, davacılar, muris taşınmazındaki hisselerini ölen kardeşlerinin kızına devretmek üzere verdikleri vekaletnamenin, vekil tarafından kendi eşi adına tescil edilerek kötüye kullanıldığını ileri sürmüşlerdir; ancak mahkemeler, yapılan yargılamada, vekaletnamelerde iddia edilen devir amacına yönelik bir ibare bulunmadığını, vekilin satış yetkisini vekaletname kapsamında ve bedel karşılığında kullandığını ve davacıların iradesi dışında bir kötüye kullanımın ispatlanamadığını tespit ederek davayı reddeden ilk derece mahkemesi kararını istinaf ve temyiz başvuruları üzerine onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacılar vekili; muris ... adına kayıtlı İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... Mahallesi 6563 ada, 21 parselde kain, üzerinde bina bulunan taşınmazın kaldığını, üzerinde tüm kardeşlerin hisse sahibi olduğu bu taşınmazdaki haklarını daha önce vefat eden kardeşlerinin kızına vermek hususunda diğer mirasçı olan ... ile anlaştıklarını, ... bu taşınmazdaki davacılara ait haklarını ... kalan yeğenlerine vereceğini belirterek kendi eşi olan ... adına satış yetkisi içeren.... Noterliğinin 06.09.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile yetki aldığını, ancak vekalet verdikleri ...'ün anılan vekaletnameleri kötüye kullanarak 17.05.2017 tarihinde Kağıthane Tapu Sicil Müdürlüğünün ... yevmiye numaralı işlemi ile kendi adına tescil ettirdiğinin ortaya çıktığını, bu şekilde vekilin vekaletnameyi kötüye kullandığını, vekalet ile kötü niyetli olarak davalının eşine yapmış olduğu 17.05.2017 tarihli devir işleminin ve taşınmazın tapu kaydının iptalini istemiştir.Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın üzerinde davacıların mirasçısı ... ...'ün eşsiz ve çocuksuz ölümü ile babaları...'ya geçen paydan, babaları...'nın da vefatı ile kendilerine geçen çok küçük paylarının mevcut olduğunu, dava dışı ...'ün ise davaya konu taşınmazda asıl hissedar ve aynı zamanda kardeşi ... ...'ün vefatı ile mirastan intikal eden büyük hisse sahibi olduğunu, ...'ün davacıların da içinde bulunduğu diğer hissedarlardan miras hisselerinin kendisine devrini istediğini ve bedel üzerinde anlaştıklarını, bu nedenle bedellerini elden nakit olarak her birine tek tek ödeyerek davalı ...'e verilen vekalet ile tapuda devir işlemlerinin gerçekleştirildiğini, davacıların dava dilekçesinde iddia ettikleri beyanların hiçbirisinin doğru olmayıp daha önce vefat eden kardeşlerinin ... kızının kim olduğunu bilmediklerini ve iddiaların doğru olmadığının ... kızın isminin bile verilememesinden anlaşılacağının, davacıların hisselerine düşen bedellerin fazlası ile kendilerine ödendiğini ve vekalet alınarak tapu devir işleminin gerçekleştirildiğini, vekaletler alınırken de devirlerin ... üzerine yapılacağının açık bir şekilde konuşulduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; incelenen vekaletnamelerde söz konusu hususa ilişkin bir ibarenin mevcut olmadığı, vekaletnamelerin dava konusu taşınmaz bilgilerinin de yer aldığı satış yetkisini içerdiği, dinlenen davalı tanık beyanlarında davacının ... kız olarak bahsettiği kişinin ... olduğu, taşınmazın ...'e devredileceğine ilişkin bir durumun aile arasında söz konusu olmadığı, bu hususun bizzat ... tarafından da beyan edildiği, taşınmazın hisseli olduğu ve hisselerin bedelleri ödenerek davalı ... tarafından satın alındığının beyan edildiği, beyanların tutarlı ve görgüye dayalı olması sebebiyle itibar edilebilir olduğu, diğer mirasçılar tarafından yapılan satışa yönelik bir itirazın olmadığı, davalı ...'ün davacılar tarafından verilen vekaleti vekaletteki satış yetkisi doğrultusunda kullandığı, davacı tarafın iradesi dışında kullanıldığının ispatına yönelik davacı tarafça delil sunulmadığı belirtilip ...'e yönelik davanın ispatlanamaması sebebiyle ...'e yönelik kötü niyet iddiasının değerlendirilmesine gerek görülmeyerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.