İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı, şirket malvarlığının aktarılmasıyla oluşan doğrudan zararın tazmini talepli itirazın iptali davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, başkasının kredi borcuna karşılık taşınmazını ipotek verip borcun ödenmemesi üzerine kendi mülkünü kurtarmak için ödeme yapan davacının, borçlu şirketin eski müdürü olan davalı hakkında, müdürün şirketin varlıklarını kötüye kullanarak şirketi ödeme gücünden mahrum bıraktığı iddiasıyla başlattığı itirazın iptali davasını konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, davacının zararının dolaylı olduğunu ve müdürden doğrudan talep edilemeyeceğini gerekçe göstererek davayı reddetmiş, davacı ise zararının doğrudan olduğunu ve mahkemece delillerin eksik incelendiğini savunarak istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ███████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU : İtirazın İptaliKARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ███████ Esas ████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Şti.'nin.... Bankasından kullandığı ticari kredilerin teminatı olarak müvekkilinin .... ili .... ilçesindeki taşınmazını ipotek verdiğini, asıl borçlu şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine bankaca hesapların kat edildiğini ve müvekkiline ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin bu süreçte toplam 248.000,00 TL ödeme yaparak ipoteği kurtardığını, davalı ...'nın asıl borçlu şirketin dışarıdan atanmış yetkili müdürü olduğunu, davalının şirket müdürlüğü görevini kötüye kullanarak asıl borçlu şirketin tüm mal varlığını, müşteri potansiyelini ve ticari kapasitesini kendi kurduğu.... A.Ş.'ye aktardığını ve asıl borçlu şirketi ödeme gücünden mahrum bıraktığını, bu nedenle ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsili amacıyla Söke İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyasıyla başlattığı icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl borçlu şirketle herhangi bir ortaklığının bulunmadığını, bu nedenle borcun müvekkilinden tahsilinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayandırıldığı, limited şirket müdürlerinin sorumluluğunun TTK m.644/1-a hükmü ile anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlendiği, TTK m.553 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri hâlinde şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olduğu, ortakların ve alacaklıların şirketin malvarlığının azalmasından dolayı uğradıkları zararın dolaylı zarar niteliğinde bulunduğu, dolaylı zararın talep edilmesi hâlinde davanın şirkete yöneltilmesinin mümkün olmadığı ve hükmedilecek tazminatın alacaklıya değil şirkete ödenmesi gerektiği, somut olayda davacı alacaklının uğradığı zararın dolaylı zarar niteliğinde olup yapmış olduğu ödemenin tahsilini bizzat kendisine ödenecek şekilde talep etmiş olması nedeniyle davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin zararının dolaylı bir zarar değil davalının kasıtlı ve bilerek gerçekleştirdiği eylemler sonucu doğan doğrudan bir zarar olduğunu, davalının asıl borçlu .... Şirketi'nin yetkili müdürü olduğu hâlde şirketin demirbaşlarını, personelini, müşteri kitlesini ve ticari potansiyelini kendi kurduğu .... Şirketi'ne aktardığını ve asıl borçlu şirketi tabela şirket hâline getirdiğini, bu durumun haciz tutanağıyla da sabit olduğunu, .... Şirketi'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, mahkemece toplanması talep edilen önemli delillerin toplanmadığını, şirket çalışan hizmet dökümleri, mizan kayıtları, geçici vergi beyannameleri ve banka hesap dökümleri getirtilmeden eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürmekle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE :Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Dava ve karar tarihi itibariyle Aydın ilinde Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş ve faaliyette bulunmaktadır. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6545 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde, asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunacağı belirtildikten sonra heyet halinde bakılacak davaların hangileri olduğu tek tek sayılmış, bunun dışında kalan dava ve işlerin mahkeme hâkimlerinden biri tarafından karara bağlanacağı düzenlenmiştir. Anılan fıkra uyarınca şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik dava ve işlere bir başkan ve iki üyeden oluşan heyetçe bakılması zorunludur.Somut olayın incelenmesinde, davanın limited şirket müdürünün TTK m.553 kapsamındaki organa özgü sorumluluğuna dayandırıldığı, dolayısıyla eldeki davanın niteliği itibariyle yönetim organı aleyhine açılan bir sorumluluk davası olduğu anlaşılmıştır. Bu hâliyle dava, 5235 sayılı Kanunun 5/3. maddesinde sayılan ve heyet halinde görülmesi zorunlu kılınan dava türleri arasında yer almaktadır. İlk derece mahkemesince bu husus gözetilmeksizin tek hakimle karar verilmiş olması usul hükümlerine aykırıdır.Kabule göre de; limited şirket müdürlerinin hukuki sorumluluğu, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanununda olduğu gibi 6102 sayılı TTK'nda da anonim şirket sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlenmiştir. TTK m.644/1-a hükmü, anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağını açıkça hüküm altına almıştır. Müdürlerin hukuki sorumluluğu esas itibariyle TTK m.553'te düzenlenmiş olup anılan madde organa özgü sorumluluğu, müdürlerin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu yanında kurucuların sorumluluğunu da içerecek şekilde hüküm altına almıştır. TTK m.553/1 hükmüne göre kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olurlar.Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde alacaklı ve pay sahiplerinin yönetim kurulu üyeleri aleyhine açacakları sorumluluk davalarında, şirketin uğradığı zarardan yansıma yoluyla zarar görmeleri durumunda hükmedilecek tazminatın kime ödeneceği hususunda alacaklı ile pay sahibi arasında bir ayrıma gidilmemekte, her iki halde de paranın şirkete ödenmesinin istenebileceği düzenlenmekteydi. Buna karşılık 6102 sayılı TTK, bu konuda farklı bir düzenleme benimsemiş ve yalnızca pay sahipleri yönünden, dolaylı zarara dayalı olarak açılacak davalarda hükmedilecek tazminatın şirkete ödenmesi talebinde bulunulabileceği yönünde bir sınırlama getirmiştir. Şirket alacaklılarının dolaylı zarara dayalı talepleri için TTK m.553 ve devamı maddelerinde bu nitelikte bir sınırlamaya yer verilmemiştir. Bu itibarla, davacının alacaklı sıfatıyla açtığı işbu davada, talebin şirkete ödenme şeklinde ileri sürülmemiş olması, 6102 sayılı TTK sistematiği içinde yalnızca pay sahipleri için öngörülen sınırlamanın alacaklılar yönünden de uygulanması sonucunu doğurmamaktadır, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki değerlendirmesi de yerinde görülmemiştir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince işin esasına heyet halinde girilmesi gerektiği hâlde tek hâkimle karar verilmiş olması ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O hâlde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ███████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.