Sağlık hizmeti alım sözleşmesinden kaynaklanan hakediş kesintisinin iptali ve iadesi davasında yetersiz bilirkişi raporu ve yetki itirazına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi incelemesi.
Özet: Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, bir sağlık kuruluşu davalı kurum tarafından eylül 2015 dönemi faturalarından haksız kesilen 108.070,69 TLnin avans faiziyle iadesini talep ederken, davalı kesintilerin mevzuata uygun olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak kısmen davacıyı haklı bulmuş, ancak bölge adliye mahkemesi, bilirkişi heyetinin ilgili uzmanlık alanlarından yeterli hekimleri içermemesi nedeniyle raporu yetersiz bularak kararı bozmuş ve dosyayı yeniden inceleme için göndermiş, akabinde ilk derece mahkemesi yetkisizlik kararı vererek yargılamayı Ankaraya taşımıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurum tarafından müvekkili şirketin Eylül 2015 dönemine ait faturalardan 108.070,69 TL tutarında kesinti yapılacağının MEDULA ekranından tebliğ edildiğini belirterek, davalı Kurumun müvekkili şirketin Eylül 2015 dönemine ait hak edişlerinden yapılacağı bildirilen 108.070,69 TL kesinti işleminin iptalini ve yapılan kesintinin iadesini talep etmiş; 24.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile yapılan 108.070,69 TL kesintinin kesinti tarihi olan 13.11. 2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacı tarafça 26.01.2016 tarihinde kesinti yapılan 28 dava dışı hastaya ilişkin işleme dair yapılan itiraz üzerine İtiraz Değerlendirme Komisyonu kurulduğunu, yapılan inceleme neticesinde 28 hastadan 8 hasta için yapılan itiraz yerinde bulunarak kabul, 19 hasta için ret kararı alındığını, 1 hasta için ise kısmi kabule dair mutabakata varıldığını ve ilgili dönem için yapılan kesinti 108.070,69 TL'ye düştüğünü, dava dışı hasta ... . ile ilgili olarak ise yapılan kesintiye hiç itiraz edilmediğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. Davanın açıldığı Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli kararıyla; alınan 20.09.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda dava dışı ... . isimli hastaya uygulanan işleme ilişkin kesintinin yerinde olduğunun, diğer kesintilerin epikrizde bulunan ve tedavi için dava dışı hekim tarafından gerekli görülen diğer işlemlere ilişkin kesintilerin uygun olmadığının bildirildiği, davacının tacir olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2 maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılacağı, davacı tarafça alacağın avans faizi ile tahsilinin istenebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının 2015/Eylül ayı dönem faturasından davalı Kurum tarafından yapılan 105.282,47 TL kesintinin yerinde olmaması nedeniyle iptaline, bakiye kesinti yönünden talebin reddine, 105.282,47 TL'nin 13.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli kararıyla; taraflar arasındaki ihtilafın davalı Kurum sigortalısı olan dava dışı hastalara uygulanan tetkik ve tedavi işlemlerinin taraflar arasındaki sözleşme ile SUT'a aykırı olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu, davanın dayanağını oluşturan kesinti işleminin değişik branşlarda çok sayıda dava dışı hasta için uygulanan tetkik ve tedaviye ilişkin bulunduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen heyette ise pratisyen hekim dışında başka bir doktor bulunmadığı, bilirkişi heyetinin kesinti işlemine esas tetkik ve tedavi işlemlerinin uygulandığı uzmanlık alanlarından oluşturulmadığı, raporun bu hali ile yetersiz olduğu, Mahkemece hasta bazında uygulanan kesintilerin uzmanlık alanları dikkate alınarak dava konusu işlemlere ait yeterli sayıda tıp branşından uzman doktorlarıdan, Sayıştay uzman denetçesi ve SGK mevzuatı konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak bir heyete dosyanın tevdii ile taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli olacak şekilde bilirkişi raporu alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. Gaziantep 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli kararıyla; taraflar arasında imzalanan 2017 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesine göre "Bu sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda, ANKARA ili mahkeme ve icra müdürlükleri yetkilidir." hükmü kararlaştırıldığı gerekçesiyle, davanın kesin yetki dava şartından dolayı usulden reddine, Mahkemenin yetkisizliğine, Ankara Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmiş; talep üzerine dosya yetkili Mahkemeye gönderilmiştir.3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan 30.03.2025 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu ve bu rapora itiraz üzerine alınan 01.07.2025 tarihli ek raporda, davacı tarafın 2015 yılı Eylül ayı hakediş faturalarından yapılan 105.272,11 TL kesinti işleminin taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye, SUT'a ve tıbbi gerekler ile dava dışı hasta menfaatlerine aykırı olduğu, davacı tarafın tacir olduğu ve dava konusu yapılan alacağın sözleşmeden kaynaklandığı, bu durumda davacı tarafın avans faizi talebinde bulunabileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın 2015 yılı Eylül ayı hakediş faturalarından yapılan 105.272,11 TL kesinti işleminin iptaline, 105.272,11 TL'nin kesinti tarihi olan 13.11.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf isteminde bulunmuşlardır.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davalı tarafça istinaf talebine konu edilen 01.07.2025 tarihli raporun davalının 30.03.2025 tarihli rapora karşı itirazlarının da değerlendirilmesi amacıyla istenilen ek rapor olması nedeniyle davalının bilirkişi raporuna itiraz süresinin dolmasından önce karar verilmiş olmasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda örnekleme yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, yargılama sırasında bilirkişi raporuna beyan sürelerinin dolması beklenilmeden adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakları ihlal edilerek karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı ... hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesinti işleminin iptali ile iadesi istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, davacı şirket hakkında davalı Kurumca uygulanan kesinti işlemine ilişkin hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve davalı Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetimine uygun olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.