Elektrik dağıtım şirketinin kaçak elektrik kullanımından kaynaklı alacak itirazının iptali davasında davalının işletme terkini ve yetkisizlik itirazını öne sürmesi.
Özet: Bir elektrik dağıtım şirketi, aboneliksiz ve kaçak elektrik tüketimi nedeniyle tespit tutanağına dayanarak başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açarak, davalıdan 28.874,75 TL tutarındaki borcun tahsilini ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürerek ve esas yönünden, iddia edilen kaçak tüketim tarihlerinden çok önce işyerini kapattığını, resmi evraklarla adrese hukuki veya fiili bir bağının kalmadığını kanıtlayarak borcun kendisine ait olmadığını, tüketimin başkalarınca yapıldığını savunmuş, davanın usulden veya esastan reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, ilgili mevzuat kapsamında dağıtım lisansı sahibi elektrik dağıtım şirketi olduğunu, davalının ise davacı şirketin dağıtım bölgesinde bulunan adreste, abonelik olmaksızın, usulsüz ve kaçak şekilde elektrik enerjisi tüketen kullanıcı konumunda olduğunu, dosyaya sundukları Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı ile, davalının elektrik enerjisini aboneliği olmaksızın şekilde ticarethanesinde kullandığını ve bu kullanımın mevzuata aykırı olduğunun tespit edildiğini, tutanakta davalının kimlik ve adres bilgilerinin yer aldığını, bu tespitten sonra, mevzuata uygun şekilde yapılan hesaplama sonucunda davalı adına 28.874,75 TL asıl alacak ve fer’ileri (gecikme zammı + KDV) ile birlikte borç doğduğunu, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine taraflarınca davalı aleyhine --------- İcra Dairesi--------- E. sayılı dosya ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının icra dosyasına sunduğu dilekçe ile “borcun tamamına, faize ve fer’ilerine” itiraz ettiğini, davalının itirazının tamamen soyut olup alacağın dayanağı olan tespit tutanağı, tahakkuk ve fatura kalemlerine yönelik somut bir açıklama ve delil içermediğini, davalının itirazında “borcum yoktur” demekle yetindiğini; hangi nedenle borcunun doğmadığını, tutanağın neden geçersiz olduğuna ilişkin hiçbir somut vakıa ve delille ortaya koymadığını, arz ve izah olunan nedenler ve Mahkememizin re'sen inceleyeceği hususlar uyarınca; davalının huzurdaki davaya konu icra takibini sürüncemede bırakmasına matuf, haksız, kötü niyetli, yasal mesnetten yoksun itirazının iptali, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile asıl alacak, faiz, masraflar ve icra vekalet ücretinin hesaplanarak takibin devamı, davalı aleyhine itiraza konu meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesi yönünde karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikli şartın, geçerli ve yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibinin bulunması olduğunu, davacı tarafın, icra takibini---------- İcra Dairesinde başlattığını ancak müvekkilinin yerleşim yerinin --------- olduğunu ve davaya konu haksız fiil iddiasının gerçekleştiği iddia edilen yerin -------- olduğunu, --------- icra dairelerinin somut olayla hiçbir yer ve yetki bağının bulunmadığını, davacı şirketin,11.04.2023 ve 17.04.2024 tarihlerinde düzenlenen tutanaklarına dayanarak müvekkilinden kaçak/usulsüz elektrik tüketim bedeli talep ettiğini oysa dosyaya mübrez Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı belgelerinden ve ------- Defterdarlığı ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü yazısından görüleceği üzere; müvekkili ...'in, kantin işletmeciliği faaliyetini █████/2022 tarihinde terk ettiğini ve mükellefiyetini sonlandırdığını, ----------- Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 08.04.2026 tarihli resmi yazısında, müvekkilinin Haziran 2022 itibarıyla faaliyetlerini durdurduğunu, bu tarihten sonra kendisiyle herhangi bir sözleşme yapılmadığını ve kantin işletmeciliği sözleşmesinin 09.03.2023 tarihinde resmen feshedildiğinin sabit olduğunu, müvekkilinin 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından---------- ayrıldığını, ---------- yerleştiğini, tutanakların düzenlendiği 11.04.2023 ve 17.04.2024 tarihlerde müvekkilinin söz konusu adreste hiçbir hukuki veya fiili bağının kalmadığını, müvekkilinin faaliyetini sonlandırmasının ardından, okul müdürü ------- ifadelerinden ve müvekkilinin şüpheli ifade tutanağından anlaşılacağı üzere, kantin geçici olarak müvekkilinin eski çalışanı ---------- tarafından işletildiğini, bilahare 6 Şubat depremleri sonrasında okul idaresi tarafından okul personeli ve ailelerinin barınması amacıyla kullanıldığını, davacı tarafın, müvekkilinin aboneliği olmaksızın kaçak elektrik kullandığını iddia ettiğini ancak, müvekkilinin işletmeyi fiilen ve hukuken terk ettiğinin resmi kurum evraklarıyla sabit olduğunu, tüketimin müvekkili tarafından yapıldığının ispatının davacıya düştüğünü, açıklanan ve Mahkememizce resen dikkate alınacak nedenlerle; icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine ilişkin ilk itirazlarımızın kabulü, davanın dava şartı yokluğundan ve yetkisizlikten usulden reddi, yetkisizlik kararı verilmesi halinde dosyanın yetkili ------------ Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi, Mahkememiz aksi kanaatte ise, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddi, kötüniyetli davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu sonuç ve vicdani kanaatine (Ay. m.138) varılarak, davanın görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine ve dosyanın görevli ---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kaçak elektrik kullanımı iddiasından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.Görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır (HMK 114/I-c maddesi).Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. (HMK 1 maddesi).Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen araştırılır (HMK 115 maddesi).Ticari davalar TTK. 4. maddesinde mutlak ve nispi ticari davalar düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kamumda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise nispi ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakmakla görevlidir.Dava, kaçak elektrik kullanım iddiasına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın taraflarından olan davacı tacir ise de, davalının tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 24.4.2013 tarihinde açılmıştır. Görev, 6100 sy. HMK'nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yargılama sonunda (Ay. m.141); toplanan deliller, iddia ve savunma hep birlikte değerlendirildiğinde; tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı tacir ise de --------- Vergi Dairesince verilen 09.03.2026 tarihli müzekkere cevabına göre davalının yalnızca 2022 yılı vergi kaydı olup işletme esasına göre defter tuttuğu, 2023 ve 2024 yıllarında mükellefiyetinin bulunmadığının belirtildiği, faaliyetinin 2022 yılı itibariyle sona erdirdiği, davaya konu kaçak elektrik tutanağı tarihinin ise 2023 ve 2024 yıllarını kapsadığı, ---------- müzekkere cevabında davalının esnaf kaydının 2016 tarihinde sildirildiğinin belirtildiği, tüm bu hususlar dikkate alındığında davalının kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği tarihte tacir olmadığı, dava konusu ihtilafın da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan olmadığı, uyuşmazlığın her iki taraf içinde ticari iş niteliğinde olmadığı anlaşıldığından iş bu davada görevli Mahkemenin 6100 sayılı HMK.'nın 4/1-a maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatine varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nın 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!