İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, eser sözleşmesi, ispat yükü ve senetle ispat zorunluluğu hususlarını incelemektedir.
Özet: Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davacı, bir şehir hastanesinin mekanik ve tesisat işlerini üstlendiği eser sözleşmesi kapsamında edimlerini tamamladığını, ancak davalının sözleşmeyi haksız feshederek malzemelerine el koyduğunu ileri sürerek bakiye alacak, zapt edilen malzeme bedeli ve haksız fesih tazminatı talep etmiştir; yargılama sürecinde, ispat yükünün davacıda olduğu ve 2.500 TL üzerindeki alacaklar için senetle ispatın zorunlu olduğu vurgulanırken, bilirkişi raporu taraflar arasında belirli bir tarihte taahhüt edilen işe ilişkin sözleşme ilişkisinin varlığını doğrulamıştır.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkil ile davalı arasında ... ilinde ... Şehir Hastanesi projesinin, mekanik ve tesisat işlerini gerçekleştirmek üzere anlaşmanın sağlandığını, müvekkilin üzerine düşen edim hastanenin mekanik ve tesisat işlerinin tamamlanmasını ve davalının üzerine düşen edim ise bir miktar para ödenmesini, müvekkil işi götürü olarak aldığını, 20.03.2024 tarihli faturada sunulu malzemeleri, davalıya ait şantiyede bulunan depoya bıraktığını, Müvekkil işi tamamlamasına rağmen davalının sözleşmeyi fesih etmiş ve müvekkile iş bıraktığını ve müvekkilin Eşyalarının müvekkile iade edilmediğini, davalının zapt olunan malzeme bedeli ve kira bedelinden sorumlu olduğunu, Müvekkil tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığına 2024/... soruşturma numaralı dosyasıyla şikayette bulunduğunu, alacak için arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının borcunu ödemediğini delillerle sabit olduğunu, davalının taşınır ve taşınmazları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine konulmak üzere dava değeri oranında ve teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, Malzeme bedeli kirası, bakiye sözleşme alacağı, iş bedeli, haksız fesih nedeni ile belirsiz alacak olarak şimdilik 100.000,00 TL bedelin 31.10.2018 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini arz ve talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereğince bakiye hakediş bedeli, davalı tarafından zaptedildiği iddia olunan malzemelerin kira bedeli ve sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini isteminden kaynaklanan alacak davasıdır.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.
Taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı taraftadır. Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir.
6100 sayılı HMK'nın “Senetle ispat zorunluluğu” başlıklı 200. maddesi “(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.” hükmü gereği müddeabihin miktarına göre senetle ispat etmek zorundadır.
Bilirkişinin düzenlediği █████/2026 tarihli 12 sayfadan ibaret raporunda özetle; Borçlar mevzuatına yönelik incelemeler neticesinde: 12.03.2018 tarihinde taraflarca
... entegre sağlık kampüsü, kamu özel ortaklığı ile ihale edilen kampüsün yapım
işleri, kapsamında olan T1 ( 3 kat altı) ve T4 binası mekanik tesisat montaj işleri” hususunda
sözleşme kurulduğu; sözleşmedeki irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470
hükmünce eser sözleşmesi olduğu; buna göre davacının yüklenici, davalının da işsahibi sıfatını
haiz olduğu; davalı tarafından .... Noterliği’nden 09.05.2018 tarihinde gönderilen
... yevmiye sayılı ihtarnamede sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği bildirildiği; davacının eser meydana getirme (imal etme) borcunu ifa ettiğini iddia ederek eser bedelinin
bakiye kısmının ödenmesini talep ettiği; eser sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen
sözleşmelerden olduğundan davacı yüklenicinin eser bedeline hak kazanması için
sözleşmede üstlendiği borcunu gereği gibi ifa etmiş olması gerektiği; eğer teknik inceleme
neticesinde davacı yüklenicinin üstlendiği edimleri gereği gibi ifa ederek karşılığa (ivaza)
hak kazandığı tespit edilir ise bu halde davacının malvarlığının aktif kısmında davalıya
karşı yöneltebileceği alacak hakkına sahip olacağı (bu hususu tespitin uzmanlık alanımın
dışında kaldığı) kanaatine varıldığı; bununla birlikte davacı yüklenici haksız fesih dolayısıyla uğradığı zararın tazminini de
talep etmiş olup TBK m. 114/II hükmünün açık atfı dolayısıyla (sözleşmeden doğan
borçlar yönünden de) TBK m. 49/I hükmüne göre davalının kusurlu ve hukuka aykırı
biçimde davacıya zarar verdiği ispatlanır ise bu halde uğranılan maddi zararın tazmininin
gerekeceği kanaatine varıldığı; davacı yüklenici davalıda kaldığını iddia ettiği malzemelerin bedelini ve kira bedelini de
talep etmiş olup teknik yönden buna ilişkin bir değerlendirme yapılamadığı,
- hal böyle olmakla davacının TMK m. 6 ve HMK m. 190, 194 hükümleri gereğince
davacının somutlaştırma yükünü yerine getirip getirmediğinin, dayandığı vakıaları
ispatlayıp ispatlamadığının takdiri, TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince
münhasıran Sayın Mahkeme’ye aittir.
B. Teknik inceleme neticesinde: 1. Dosyada davacı alacaklarını kanıtlayacak yeterli bilgi belge, hesap vs. görülememiştir.
2. Davacının bazı takım, araç ve gereçlerinin şantiyede kaldığı anlaşılmaktadır. Ancak bu
takımların adedi, birim fiyatı veya satın alma faturaları gibi kanıtlayıcı bilgi/belge
olmadığından yapılan liste hesabın tek taraflı olduğuna kanaat edilmiştir. Diğer taraftan
davacının davalı işverene Mayıs 2018 yılında, yani sözleşme feshinden sonra gönderdiği
ihtarnamede takımlar için 80.000,00 TL talep ettiği de görülmüştür. İşbu davada ise toplam
KDV dahil 2.598.547,20 TL talep ile fatura ettiği görülmektedir. Takdiri Yüce
Mahkemeye aittir. 3. Davacının kesin hesap tablosu yapılmış olup mali incelemeye göre bakiye alacağının
olmadığından tarafların borç /alacak sıfır (0 TL) olduğuna kanaat edilmiştir. Mali incelemeler sonucunda: 1. Sayın Mahkememiz kaleminde █████/2026 günü, 14:00 saatinde yapılan incelemede
davacı taraf bulunmamış olup inceleme için ticari defterlerini ibraz etmediği, Davalı Mecon Yapı Ltd. Şti.’nin incelenen ticari defterlerinde; dava tarihi (28.10.2025)
itibariyle Davalı Mecon Yapı Ltd. Şti. ile Davacı Tutar Isıtma Mekanik San. Ltd. arasında
borç veya alacak bakiyesi bulunmadığı (Sıfır) kayıtlı olarak yer aldığı kanaatine
varılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı tarafından ... Şehir Hastanesi inşaatının mekanik ve tesisat işlerinin yapılması amacıyla davalı ile anlaşıldığını, işin tamamlanmasına karşın iş bedelinin ödenmediği, inşaat bulunan malzemelerinin zapt edilmesi sebebiyle sözleşmeden kaynaklanan alacak, sözleşmenin haksız feshedilmesi sebebiyle uğranılan zararın tazmini ve zapt edilen malzemelerin kira bedelinin tahsili amacıyla iş bu davanın ikame edildiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla taraflara kesin süre verilmek suretiyle inceleme günü verilmiş olup davacının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, incelemeye katılmadığı anlaşıldığından incelemenin yalnızca davalının ticari defter ve kayıtları üzerinden yapıldığı, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının alacağının bulunmadığı, taraflarca karşılıklı olarak imzalanmış hakediş belgesinin bulunmadığı, gerek sözleşmenin haksız feshedildiği, gerekse de davacı tarafından tek taraflı olarak tanzim edilen fatura içeriğinin doğrulğunun ve davaya konu zapt edildiği iddia edilen makine ve teçhizat adet ve niteliğinin davacı tarafından ispat edilmediği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun denetime açık ve hükme elverişli olduğu, davacı tarafından sunulan mail ve mesaj yazışmalarının makine ve teçhizatın içeriği ve miktarı hakkında hiçbir bilgi içermediği, her ne kadar davacı tarafından SGK kayıtlarının celp edilip incelenmesi talep edilmiş ise de davacının dava dilekçesinde anılan delile dayanmadığı iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında bu yönde bir araştırma yapılmamış olup dava ispatı yönünden de davacının nezdinde çalışan işçi sayısı ile dava konusu alacak arasında doğrudan bağlantının bulunmadığı, yine davacının dava dilekçesinde davalı nezdindeki metraj kayıtları ve hakediş kayıtlarına, dava dilekçesinde dayanmadığı iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında bu yönde talep edilen deliller toplanmamış olup tüm bu açıklanan durum karşısında davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından HMK 186. Maddesi gereği son celsede süre talep edilmiş ise de tensip zaptının 1 ara kararında belirtildiği üzere davanın basit yargılama usulüne tabi olduğundan HMK 186. Madde hükmünün uygulanma ihtimalinin bulunmadığı, HMK 321. maddesi gereği davacı tarafa ayrıca beyanda bulunması için süre verilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-732,00-TL karar harcının peşin alınan 1.707,75-TL den düşümü ile kalan 975,75-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... Hakim ...
E-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!