Danıştay 9. Dairenin, davacının başka bir mükellefin sahte belge kullanımına iştirak ettiği gerekçesiyle kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına dair istinaf kararının, somut tespit eksikliği nedeniyle temyiz incelemesi.
Özet: Davacı adına, başka bir mükellefin sahte belge kullanma fiiline iştirak ettiği gerekçesiyle katma değer vergileri üzerinden kesilen tek kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, asıl borçlunun sahte belge kullandığının somut olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle cezanın kaldırılmasına karar vermiş olup, davalı idare bu kararların bozulması talebiyle temyize başvurmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : █████████ Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına ...'ın sahte belge kullanma fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2017/Mart ila Aralık, 2018/Ocak ila Mayıs, 2019/Temmuz, Ağustos ve Eylül dönemlerine ilişkin katma değer vergileri üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Asıl borçlu ...'ın faturalarını aldığı ... Akaryakıt Petrol Ürünleri Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden; söz konusu mükellef tarafından ...'a düzenlenen faturalar içeriği satışların sahte olduğu kabul edilen alımlara ilişkin olduğu yönünde somut bir tespit yapılmadığı görüldüğünden ...'ın sahte belge kullandığı hususunun ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezaların kaldırılmasına karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava dışı ...'ın yasal defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede çok sayıda sahte fatura kullandığı, sahte faturaları yasal defterlerine ticari mal alışı olarak kaydettiği ve sahte faturalarda gösterilen katma değer vergilerini indirim konusu yaptığının tespit edildiği, mükellefin kullandığı inceleme konusu faturaların sahte olduğu konusunda somut tespitler bulunduğundan ve inceleme konusu sahte faturaların mal ve hizmet teslimine dayanmadığı tespit edildiğinden söz konusu faturalarda gösterilen katma değer vergilerinin indirim konusu yapılması mümkün olmadığı, davacının da anılan mükellefin sahte fatura kullanma fiiline iştirak ettiği, bu nedenle yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY: Davacı adına ...'ın sahte belge kullanma fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2017/Mart ila Aralık, 2018/Ocak ila Mayıs, 2019/Temmuz, Ağustos ve Eylül dönemlerine ilişkin katma değer vergileri üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.İLGİLİ MEVZUAT:213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması hâlinde, ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait olduğu, 134. maddesinde de vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlenmiştir.213 sayılı Kanun'un; "Vergi ziyaı" başlıklı 341. maddesinde, "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez." hükmüne, "Vergi ziyaı cezası" başlıklı 344. maddesinde, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Asıl borçlu ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, anılan mükellefin 2017 ve 2018 dönemlerinde bilerek sahte belge kullandığı,davacının da bu fiile iştirak ettiği, raporda davacıya ilişkin kısımda ise; ...'ın EPDK ve bankalar nezdinde her türlü işlemi yapmak üzere davacıya vekalet verdiği, davacı hakkında düzenlenen raporlarda LPG sektöründe faaliyet gösteren ... ve ...'na banka hesaplarını komisyon karşılığı kullandırdığı hususunun tespit edildiği, davacı ile ... arasında yüksek miktarlı para hareketinin bulunduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür.Buna göre asıl borçlu şahsın sahte belge kullanma eylemi ile davacı arasında somut bir illiyet bağı kurulmadığı, davacının söz konusu şahsın sahte fatura kullanma fiiline ne şekilde iştirak ettiğine ilişkin hukuken kanaat oluşturmaya yeterli somut tespit yapılmadığı anlaşıldığından, sahte fatura kullanma fiiline iştirak ettiği somut olarak tespit edilemeyen davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış olup, Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.