Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve alacak davasında icra takibi, fatura alacağı ve eksik imalat iddiaları ele alınıyor.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında davacı, davalı için yapılan işler karşılığında düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiş, davalı ise işin eksik ve hatalı yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir; süreçte davacı davasını alacak davasına çevirerek talep miktarını 1.480.234,87 TLye ıslah etmiş olup, uyuşmazlık taraflar arasındaki alacak miktarının tespiti ve ticari defter kayıtlarının incelenmesi ekseninde devam etmektedir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
...
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıdan alacağı nedeniyle davalı aleyhine ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yaptığını, borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durduğunu davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu, bu nedenle mahkemece itirazın iptalinin gerektiğini, müvekkilinin davalı firmanın işlerini yaptığını, davalı firmaya fatura kestiğini, davalı firmanın faturaları ticari defterlerine işlediğini, gider olarak gösterdiğini, vergiden düştüğünü, ödemelerini ise yapmadığını, bu durumun müvekkilinin ticari defterlerinden ve davalı şirketin ticari defterlerinde sabit olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL üzerinden dava açtıklarını, , davanın kabulü ile ...) Sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptaline , takibin devamını, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesini ve haksız yere borca itiraz eden davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini ayrıca yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : davacı ile müvekkili arasında imzalanan █████/2017 ve █████/2018 tarihli Taşeron (Alt Yüklenici) Sözleşmesi ile “... İşi ” işlerinin bir kısmı olan “İnce İnşaat İşleri”davacıya taşere edilmiş olup bir kısım işler davacı tarafça tamamlanarak teslim edildiğini, bir kısım işlerde de eksik ve hatalı imalatlar söz konusu olduğundan davacı tarafça teslim edilemediğini, Davacı, işi tam olarak tamamlayıp bitirememesine rağmen sözleşme konusu alacağının tamamı üzerinden fatura tanzim ettiğini, kesinlen faturadaki işler yapılmamış olmasına rağmen müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan fatura kesilmesi karşısında davacı taraf işleri tamamlayacağını, faturayı iade edilmemesini, iade neticesinde vergi dairesince inceleme yaşayabileceğini bildirdiğini ve faturanın iade edilmediğini, davacı taraf, geçici kabulde bir çok kalemde eksiklikleri söz konusu olmasına rağmen bu eksiklikleri gidermediğini, halende gidermemekte ısrar ettiğini. bu nedenle namı hesaba geçilmiş olup eksikliklerin 3. firmalar tarafından giderilerek tamamlanmaya devam ettiğini, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak davacının sözleşme konusu işleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediğini, eksik ve hatalı işlerin söz konusu olup olmadığını, eksik işler varsa bedelinin ne kadar olabileceği, hatalı işler varsa düzeltmek ve sözleşmedeki teknik şartnamelere uygun olarak düzeltilmesini ne kadar maliyetinin olacağı, davacının yapmış işlerinin bedelinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesini, tüm bu incelemeler neticesinde davacının talebinin yerinde olmadığı, sözleşme konusu işleri yerine getirmediği, yaptığı işlerin fen ve sanat kurallarına uygun olmadığı, müvekkilin borcunun değil aksine fazla ödemeden alacağının olduğu tespit edilecek olup haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava ; ...esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 1.000,00-TL'lik kısmı için iptal talebine ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu uyuşmazlığın davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarı hususlarına ilişkin olduğu davasına ilişkindir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, itirazın iptali davasını ıslah ederek alacak davasına çevirerek alacak miktarını 1.480.234,87-TL'ye ıslah ettiği anlaşılmaktadır.
...gelen müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... gelen müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır .
Taraf delilleri dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket vekilince,... esas sayılı icra dosyası ile, █████/2023 tarihinde 1.480.234,87.-T1 asıl alacak ve 577.372,70.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.057.607,57.-TL üzerinden takip yapıldığı, takibin fatura cari alacağına ilişkin olduğu, Davacı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre Davacı şirketin 2017-2018-2019-2020-2021-2022 ve 2023 yılına ait ticari defterlerininE Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, Taraflar arasında ki ticari ilişkinin 2017 yılında başladığı, davalı şirketin 2020 yılınas1.492.034,87.-TL tutarında borç devir bakiyesi geldiği, █████/2020 tarihinde ... nolu iade edilen açıklaması ile 250.000,00.-TL cari borç oluştuğu görülmekle, (1.492.034,87--250.000,00)- 1.742.034,87.-TL cari borç/alacak bakiyesi oluştuğu, Akabinde, davacı şirketin davalıdan 5 adet toplam 261.800,00.-TL tutarında ödeme aldığı ve davacı şirketin (█████/2023 takip tarihi) itibari ile, (1.742.034,87-261.800,00)- 1.480.234,87.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, Davalı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; Davalı şirketin 2017-2018-2019-2020-2021-2022 ve 2023 yılına ait ticari defterlerinin E Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, Taraflar arasında ki ticari ilişkinin 2017 yılında başladığı, davacı şirketin 2020 yılına 1.373.020,72.-TL tutarında alacak devir bakiyesi geldiği, (250.000,004 80.000,004 80.000,00)-410.000,00.-TL tutarında İade Çekler olduğu görülmekle, (1.373.020,72 4410.000,00)- 1.783.020,72.-TL cari borç/alacak bakiyesi oluştuğu, Davalı şirketin davacıya 7 adet ödeme toplamında 378.864,16.-TL tutarında ödeme yaptığı ve buna göre davalı şirketin davacıya (1.783.020.72 378.864.16)-1.404.156,56.-TL tutarında borçlu olduğu, Taraflar arasında; (1.480.234,87 1.404.156,56)- 76.078,31.-TL tutarında fark/uyuşmalık olduğu, bununda, Devir bakiye tutarı ile, İade çekler ve sgk ödemelerinden kaynaklandığı, İ. İ. Tazminat talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır
Bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı şirket vekilince, ... esas sayılı icra dosyası ile,█████/2023 tarihinde 1-480.234,87.-TL asıl alacak ve 577.372,70.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.057.607,57.-TL üzerinden takip yapıldığı, takibin fatura cari alacağına ilişkin olduğu,Taraflar arasında 02.06.2017 ve 10.10.2018 tarihli taşeron sözleşmeleri gereğince davacı üstlendiği işi tamamladığı halde bakiye alacağını alamadığından bahisle bu takibi yapmış olduğu, Davalı tarafça davacının üstlendiği işi eksik ve ayıplı yapmış olduğu belirtilmiş ise de ... ile davalı yüklenici şirket arasında işin geçici kabulü yapıldığı ve geçici kabul eksikliklerinin tamamlanmış olduğu, kesin kabulü yapılmış ve kesin kabul eksikliklerinin tamamlanmış olduğu bu esnada davacıya yaptığı işin eksik ve ayıplı olduğuna dair hiçbir ihtar çekilmediği ve nam ve hesaba bu eksiklikler tamamlanmış olsa dahi davacıya uyarıda bulunulmadan başkasına yaptırılan işlerden davacıya sorumluluk atfedilemeyeceği, davalı taraf dava açıldıktan sonra ihtar çekmek suretiyle davacının mantolama işinde gizli ayıp olduğunu belirttiği ancak Sayın mahkemeniz nezdinde açılmış dava kapsamında bu hususun incelenemeyeceği kaldı ki bir tespit de yaptırılmadığı anlaşıldığı, Davacının üstlendiği işi tamamladığı kabul edilmesi halinde hakettiği bedelin hesaplanarak yapılan ödemeler mahsubu ile bakiye alacağının tesbiti gerektiği, ancak gerek taraflar arasında hakkedişler bulunmadığından gerekse sözleşme götürü bedelli olmadığından teknik açıdan böyle bir tesbitin yapılması mümkün olmadığı, bu durumda davacının bakiye alacağının ticari defterler kapsamında tesbiti gerektiği, nitekim davalı taraf davacının işi bitirmiş gibi fatura kestiğini belirtmekle kesilen fatura kapsamında işin yapıldığının kabulü gerekeceği, davacı kayıtlarına göre davacının26.07.2023 takip tarihi itibariyle alacağı 1.480.234,87.-TL olarak tespit edildiği , davalı kayıtlarına göre bakiye alacak 1.404.156,56 TL olarak tespit edilmiş ve aradaki fark 76.078,31 TL devir bakiye bedeli, davacı adına ... ödemeleri ve iade çekler olduğu görülmekte ise de bu hususlara ilişkin dayanak belge sunulmadığından bu aşamada davacı kayıtları nazara alınarak davacı alacağının 1.480.234,87 TL olarak kabulü gerektiği, Davacı takibe geçerken ayrıca 577.372,70 TL faiz talebinde bulunmuş olup, davalının temerrüdünün tesbiti gerektiği, davacı tarafından 29.11.2023 tarihinde davalıya ihtar çekilerek 1.480.234,87 TL talep edilmiş olup, takip ihtardan daha önce 26.07.2023 tarihinde yapılmakla başkaca temerrüt ihtarına da rastlanmadığından takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapılamadığı, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır .
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesini özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davayı ıslah edilerek 1.000-TL olan davanın 1.479.234,87-TL artırarak toplam 1.480.234,87-TL alacak davasına çıkarıldığını, icra takibinin devamını ve haksız yere borca itiraz eden davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini ayrıca yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
█████/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (... karar sayılı emsal ilamı)
Somut olayda, taraflar arasında 02.06.2017 ve 10.10.2018 tarihlerinde taşeron sözleşmesi akdedildiği, asıl işveren dava dışı TOKİ ile davalı arasında işin geçici kabulünün yapıldığı, geçici kabul tutanağındaki eksik işlerin tamamlanarak kesin kabulün yapıldığı anlaşılmaktadır. Geçici kabulde belirlenen eksikliklerin davalı tarafça ya da davacı namı hesabına yapıldığı konusunda ispat yükü davalı tarafta olup, bu husus davalı tarafça yazılı delille ispat edilememiş olup, bu eksikliklerin davacı tarafça tamamlandığının kabulü gerekmektedir. Bu doğrultuda tarafların ticari defterleri incelenmiş olup, taraf ticari defterlerinin uyumlu olduğu, davalı kayıtlarında davacının bakiye alacağının 1.404.156,56-TL göründüğü, defterlerdeki 76.078,31-TL'lik farkın davacı adına Sgk adına ödemeleri ve iade çekler olduğu ileri sürülmüş ise de taraflarca getirilme ilkesi dikkate alındığında delil ikame sürelerinde bu hususlara dair yazılı belge sunulmadığı anlaşılmakla dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 1.480.234,87-TL'nin ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 101.114,84- TL harçtan, dava açılışında alınan 269,85- TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 25.008,86-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 25.278,71 TL harcın düşümü ile kalan 75.836,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 269,85 TL peşin harç, 25.008,86 TL ıslah harcı, 269,85 TL başvurma harcı, 87,00 TL tebligat ücreti, 2.600,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 28.235,56 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 219.232,88- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ...gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!