Sarsılmış bebek sendromu ve kafa travması sonucu ölen bebeğin, kasten öldürmeden taksirle öldürmeye dönüşen davasında temyiz incelemesi.
Özet: İlk derece mahkemesinde altsoya karşı kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası alan anne ile diğer sanığın, iki aylık bebeklerinin ölümüyle ilgili davasında, istinaf incelemesiyle taksirle öldürme suçuna dönüştürülen ve anneye 4 yıl 2 ay, diğer sanığa 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası verilen hükümlerin temyiz edildiği bu hukuki metin; temyiz edenler arasında savcılık, katılan kurum ve sanık müdafilerinin bulunup, itirazların sanığın beraat talebinden, kasten öldürme hükmünün korunması talebine ve bebeğin sarsılma ile oluşan travmatik beyin hasarı ile kafatası kırığına bağlı ölümünde kusur ve kast derecesi tartışmasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını ortaya koymaktadır.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmî bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ve katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık ... ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 82/1-d-e, 62, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 82/1-d-e, 83/1,2-b, 83/3, 62... /1-2-3. maddeleri uyarınca 16... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin, katılan Kurum vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık ... ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62... . maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık ... ...'nın ölen çocuğunun ölümü üzerinde etkili olan bir eyleminin bulunduğuna dair delil olmadığına, ölendeki kafatası kırığının sanık ...'in eylemi ile oluştuğuna, her ne kadar ... Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün otopsi raporunda "sarsılmış bebek sendromundan" bahsedilmiş ise de bunun sanık ...'nin eyleminden kaynaklandığında dair kesin delillerin bulunmadığına, sanık ... ... hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların kasten öldürme suçundan cezalandırılması ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın savunma hakkının ihlal edildiğine, sanığın ölene yönelik travma, kafatası kırığı ve beyin kanaması geçirmesine sebebiyet verecek derecede eylemlerinin bulunmadığına, sanığın tecrübesiz bir anne oluşundan ve içinde bulunduğu psikolojik durumdan dolayı ne yapacağını bilmediğine, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanığın kusurunun bulunmadığına ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; diğer sanık ...'nin de ikrarlarından sabit olduğu üzere ölümün sanık ...'nin eylemlerinden dolayı meydana geldiğine, sanığın ölene yönelik eyleminin olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamındaki adli raporlar, otopsi bulguları, tanık anlatımları, sanık savunmaları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 07.10.2019 tarihinde sabah saatlerinde bebek ... ...'nın annesi sanık ... ile birlikte ikâmetinde bulunduğu sırada kusmak suretiyle rahatsızlandığı, sanık ...'nin komşulardan yardım istediği, bebeğin ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldığı, daha sonra sevk edildiği ... Eğitim ve Araştırma hastanesinde 14.10.2019 tarihinde öldüğü olayda; sanık ... ...’nın olay tarihinden önceki süreçte maktul iki aylık bebeğe yönelik olarak zaman zaman yüzüne vurduğu, sinirlendiğinde bebeği ileri geri sert şekilde sarsarak kafasının öne ve arkaya hızlı biçimde hareket etmesine sebebiyet verdiği, ayrıca emzirirken bebeğin başını sert yüzeylere çarpmasına neden olduğu yönündeki beyanlarının kendi ikrarları ve diğer delillerle doğrulandığı, maktul bebeğin hastaneye kaldırıldığı sırada vücudunun çeşitli bölgelerinde morluk ve ekimozların bulunduğunun tespit edildiği, otopsi raporunda ise sağ oksipital bölgede lineer kafatası kırığı, meninkslerde kanama ve retinal kanama bulgularının saptandığı, bu bulguların “sarsılmış bebek sendromu” ile uyumlu olduğu ve bebeğin ölümünün sarsılma ile oluşan travmalar ile künt kafa travmasına bağlı kafatası kırığı, beyin kanaması ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, sanığın henüz iki aylık olan ve kendisini koruma imkânı bulunmayan maktule yönelik bu nitelikteki eylemlerinin ölüm sonucunu doğurabileceğini öngörebilecek durumda bulunmasına rağmen bu davranışlarını sürdürdüğünün anlaşılması karşısında eyleminin altsoya karşı kasten öldürme suçunu oluşturduğu; diğer yandan sanık ...’nın olaydan önce maktul bebeği kucağında taşırken başını kapı kenarına çarpması, ayrıca eşi Aliye ...’yı darp ettiği sırada maktul bebeğin kucağından düşmesine ve darbe almasına sebebiyet vermesi ile birlikte bebeğin başından yaralandığını ve sağlık durumunun bozulduğunu bilmesine rağmen bakım ve gözetim yükümlülüğü altındaki çocuğu derhal sağlık kuruluşuna götürmeyip gerekli tıbbi müdahaleyi sağlamamak suretiyle ihmali davranışta bulunduğu, otopsi raporunda ölümün meydana gelmesinde sarsılmanın yanında künt kafa travmasının da etkili olduğunun belirtilmesi karşısında sanığın eylemi ile ölüm neticesi arasında uygun illiyet bağının bulunduğu anlaşıldığından, sanık ...’nın eyleminin altsoya karşı ihmali davranışla kasten öldürme suçunu oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, ölen bebeğin hastaneye kaldırılmasından önceki gece sanıkların aralarında çıkan tartışma sırasında sanık ...’in savunmasına göre sanık ...’nin kendisine küfür etmesi, sanık ...’nin savunmasına göre ise eşinin ... isimli kişi ile görüştüğünü ve mesajlaştığını öğrenmesi üzerine tartışmanın başladığı, bu esnada sanık ...’in kucağında ölen bebek bulunurken sanık ...’yi eliyle darp ettiği, darp sırasında sanık ...’nin kucağındaki bebeğin çekyata düşerek ağlamaya başladığı ve alnının kızardığı, bunun üzerine sanık ...’nin bebeğin ağlamasını kesmek ve susturmak amacıyla bebeği ileri geri sert bir şekilde sarsarak susturmaya çalıştığı, bir süre sonra bebeğin uyuduğu, ertesi sabah sanık ...’in evden ayrılmasından bir müddet sonra bebeğin hastaneye kaldırıldığı ve hastanede hayatını kaybettiği, ... Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığınca düzenlenen 10.12.2019 tarihli ve █████████/█████████ sayılı otopsi raporunda bebeğin “künt travma” ve “sarsılmış bebek sendromu” bulguları ile öldüğünün, ... Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 05.11.2020 tarihli ve ██████████-4167 sayılı raporunda ise ölümün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırığı ile birlikte gelişen beyin kanaması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, sanık beyanları ile Adli Tıp Kurumu raporları birlikte değerlendirildiğinde ölen bebeğin bir kafa travmasına maruz kaldığının açıkça anlaşıldığı ve olayın bu şekilde gerçekleştiğinin kabul edildiği, her ne kadar sanık ... savunmasında, sanık ...’in kendisine iki defa vurduğunu ve her iki seferde de çocuğun düştüğünü, yumruklardan birinin bebeğin karnına değdiğini ve daha önce de sanık ...’in çocuğun kafasını kapının kenarına çarptığını ileri sürmüş ise de bu iddiaların soyut nitelikte kalması nedeniyle bu yöndeki beyanlarına itibar edilmediği; bu kapsamda suçun sübutuna ilişkin değerlendirmede her iki sanığın taksirle bebeğin ölümüne sebebiyet verdikleri sonucuna varılmış, suç vasfı yönünden yapılan incelemede sanık ...’in kucağında bebek bulunduğunu bilmesine rağmen eşi Aliye’yi darp ettiği sırada bebeğin çekyata düşmesine sebebiyet verdiği, bu eylem ile ölenin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, kastının doğrudan eşine yönelik olduğu, ancak bebeğin düşerek yaralanabileceğini öngörebilecek durumda olmasına rağmen eylemini gerçekleştirmesi nedeniyle bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK’nın 85/1 ve 22/3. maddeleri uyarınca bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına, sanığın olay sonrasındaki tutumu ve anlatımları dikkate alındığında aynı Kanun'un 22/6. maddesinin uygulanmasını gerektirir derecede mağduriyet bulunmadığından bu hükmün uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği; sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede ise sanığın müdafi hazır bulundurularak kollukta ve sorgu hâkimliğinde verdiği ve Mahkemece itibar edilen beyanında çocuğu emzirirken havaya kaldırdığı sırada kafasını koltuğun yan tarafına yanlışlıkla sert şekilde çarptığını, ayrıca bebeğin düşmesinden sonra ağlamasını kesmek amacıyla bebeği ileri geri sert şekilde sarsarak susturmaya çalıştığını kabul ettiği, bu beyanların sanık ...’in kolluk ve savcılık ifadeleri ile ve otopsi raporunda tespit edilen “künt travma” ve “sarsılmış bebek sendromu” bulguları ile uyumlu olduğu, ayrıca sanık ...’in eşinin sinirlendiğinde bebeği sert şekilde salladığı ve bebeğin başının öne arkaya gittiği yönündeki anlatımlarının da bu durumu doğruladığı anlaşılmakla sanık ...’nin eyleminin de taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturduğu sonucuna varılarak 5237 sayılı TCK’nın 85/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına, ancak sanığın olay sonrasındaki tutumu ve kişisel durumu dikkate alındığında aynı Kanun'un 22/6 maddesinin uygulanmasını gerektirir derecede mağduriyet bulunmadığından bu hükmün uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği; ayrıca her iki sanık yönünden kasten öldürme veya ihmali davranışla kasten öldürme suçları bakımından yapılan değerlendirmede sanık ...’in bebeğin iki aylık süreçte sekiz kez hastaneye götürüldüğünü, olay sabahı bebeğin uyuduğunu ve eşinin uyanık olduğunu görerek konuşup evden ayrıldığını savunması, bebeğin daha önce de hastalanmış olması, düşme sonrası ağlamasının zaman zaman kesilmesi, sabah kusma olayının sanık ...’e bildirilmemesi ve düşmeden hemen sonra beyin kanamasının tipik belirtisi olan kusmanın görülmemesi gibi hususlar birlikte gözetildiğinde sanıkların ihmali suretle kasti bir davranışlarının bulunduğunun söylenemeyeceği, ayrıca sanıkların birlikte veya ayrı ayrı çocukları olan ölene yönelik kasten öldürme iradesi ile hareket ettiklerini gösterir şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ölene yönelik bazı hatalı davranışları bulunsa dahi bunların kasten öldürme amacıyla gerçekleştirildiğinin kabul edilemeyeceği anlaşılmakla sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 83, 82/1-d-e ve 87/4. maddelerinin uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin ve Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... ... Hakkındaki Hükme Yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının, Sanık Müdafinin ve Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Ceza yargılamasında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatı zorunlu olup, ihtimale dayalı değerlendirmelerle mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
Nitekim ceza yargılamasının temel ilkelerinden olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi, Ceza Muhakemesi Kanunu sistematiğinin de bir gereği olup, sanığın cezalandırılabilmesi için suçun işlendiğine ilişkin kesin kanaat oluşması şarttır.
Dosya kapsamı, toplanan deliller ve tüm yargılama süreci birlikte değerlendirildiğinde; 05.11.2020 tarihli ... Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporunda bebeğin ölümüne neden olan travmatik değişikliklerin, annenin beyanına göre 2-3 gün önce kontrolsüz şekilde kucağından düşürülmesi ile hastaneye götürülmeden bir gün önce babanın anneye tokat atması sonucu bebeğin anne ile birlikte düşerek başını sert zemine çarpması veya sert ve künt bir cismin baş bölgesine doğrudan uygulanması neticesinde meydana gelmiş olabileceğinin belirtildiği, sanık ...’nin olaydan 2-3 gün önce bebeğin başını emzirme sırasında kanepeye çarptığı yönündeki beyanı ile ölüm neticesi arasında kesin ve kuşkuya yer vermeyen bir illiyet bağı kurulamadığı, buna karşılık her iki sanığın beyanlarına göre bebeğin rahatsızlandığı gün saat 01.30 sıralarında sanık ...’in sanık ...’ye yönelik şiddet eylemi sırasında sanık ...'nin kucağında olan bebeğin başını kanepenin sert kısmına çarptığı, olay sonrasında sabaha kadar ağladığı, kusmaya başlayıp fenalaşması üzerine hastaneye kaldırıldığı, bu kronolojik gelişimin ölümcül travmanın sanık ...’in eylemi sırasında meydana geldiğini gösterdiği, sanık ...’nin soruşturma evresinde çocuğu susturmak amacıyla bazen salladığı ve bir kez yanağına tokat attığı yönündeki beyanları ile ölüm olayı arasında doğrudan ve kesin bir illiyet bağı kurulamadığı, ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporunda sarsılmış bebek sendromu ihtimalinden söz edilmiş ise de bunun sanık ...’nin eyleminden kaynaklandığını gösterir kesin delil bulunmadığı, ... Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporunda ise ölüm nedeninin künt kafa travmasına bağlı kafatası kırığı ve beyin kanaması olarak belirlendiği, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince sanık ...’nin eylemi de taksirle öldürme suçu kapsamında değerlendirilmiş ise de dosya kapsamı itibarıyla sanığa yüklenebilecek dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı, netice ile illiyet bağı içinde kusurlu bir davranışın tespit edilemediği, önceki tarihlerde beyan edilen olaylar taksir sorumluluğunun konusunu oluşturmayacağı gibi sanık ...’in sanık ...’ye yönelik şiddet eylemi sırasında bebeğin annenin kucağından düşmesi olayında da sanık ...’ye atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanık müdafiinin ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi gereğince ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!