İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince incelenen, trafik kazası kaynaklı ölüm nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince hükmedilen bedelin yetersizliği sebebiyle istinaf talebi.
Özet: Tam kusurlu sürücünün karıştığı trafik kazasında vefat eden yolcunun eş, çocuk, anne ve babası tarafından açılan manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi sigorta şirketini poliçe limiti dahilinde, diğer davalı sürücüyü ise kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacı eş ve çocuklara 100.000er TL, anne ve babaya 75.000er TL manevi tazminat ödemekle yükümlü tutmuş; ancak davacılar, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu gerekçesiyle kararı istinaf ederek hukuki mücadeleyi sürdürmektedir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, 13.06.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı, davalı .... Şti.'nin işleteni, davalı ....'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın aynı yönde seyir halinde olan dava dışı ....'ın sürücüsü olduğu ... plakalı çekici ve buna bağlı ... yarı römorka arkadan çarptığını, kaza nedeniyle ... plakalı araçta yolcu konumunda olan, davacı .... ile ....’ın oğulları, ....’nın eşi ve ....'ın babası ....'ın vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında ve ceza dosyasında davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, poliçede 500.000,00 TL manevi tazminat klozunun bulunduğunu iddia ederek, davacı eş için 400.000,00 TL, davacı çocuk için 300.000,00 TL, davacı anne ve baba için 250.000,00'şer TL manevi tazminatın davalılardan sorumlulukları oranında, davalı sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalı sigorta şirketinden 17.12.2022 tarihinden, diğer davalılardan ise kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davalı ....Şti'ne karşı açılan davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle eldeki davadan tefrikine karar verildiği anlaşılmıştır. CEVAP : Davalı .... A.Ş. vekili, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sınırlı olduğunu, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün kusuru isle sınırlı olduğunu, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E. esas sayılı dosyasında trafik bilirkişisinden alınan raporda; kazanın oluşumunda .... plakalı araç sürücüsü davalı ....'in 2918 Sayılı KTK'nın 84/d maddesinde yer alan arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğu, .... plakalı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, kazalı aracın teknik özelliğinde sorun olmadığına dair rapor ve tüm deliller nazara alınarak, yeniden kusur bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmeyerek, ceza dosyasında alınan gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olan kusur bilirkişisinin raporunun esas alındığı; davacı tarafça davalı sigorta şirketine 01.12.2022 tarihinde başvurulduğu, 17.12.2022 tarihinde temerrüdün oluştuğu, davalı vekilince müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği savunmasında bulunulmuşsa da, müteveffanın hatır için taşınmadığı, ceza dosyasındaki tanık beyanlarından davalı sürücünün müteveffayı "bla bla" isimli uygulamadan yakıt bedeli karşılığında Antalya iline götürdüğü, müteveffaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı, emniyet kemerinin takılı olduğu, davalının bu savunmasına itibar edilmediği, tarafların sosyal konumu, sıfatları, işgal ettikleri makam ile mali ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli, müteveffanın kusursuzluğu ile davalının kusur oranı da gözönünde tutularak davanın kısmen kabulüne, davacı eş .... ve davacı çocuk .... için 100.000,00'er TL, davacı anne ..... ve davacı baba .... için 75.000,00'er TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 17.12.2022 tarihinden (sigorta limitini aşmamak kaydı ile sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere), diğer davalı sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, davalılar .... ve .... A.Ş. kendilerini bir vekil ile temsil etmemiş olmalarına rağmen her iki davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, hak ve nesafet kuralları gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğini, müteveffanın ve davacıların kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, araç sürücüsü asli kusurlu olduğu için mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete aykırı olduğunu, her geçen gün paranın alım gücünün düştüğünü, davacıların manevi olarak içinde bulundukları durumun gün be gün arttığını, mahkemece davacılar tarafından peşin yatırılan 4.098,00 TL harcın davalılardan alınıp davacılara verilmesine karar verilmesi gerekirken hükmün bu yönüyle eksik kurulduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacılar vekilinin manevi tazminat tutarına ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; Manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK █████/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda, davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davacılar vekili, davalılar .... ve ....A.Ş. kendilerini bir vekil ile temsil ettirmemiş olmalarına rağmen her iki davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı sürücü .... ...'in yargılama sırasında gerçekten de vekille temsil edilmediği anlaşılmakla, bu davalı yönünden istinaf sebebi yerindedir. Ancak davalı .... A.Ş. Vekili Av.....'in 26.10.2023 tarihli dilekçe ekinde vekaletnamesini dosyaya sunduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326/2. maddesindeki "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." şeklinde düzenleme manevi tazminat davaları yönünden Anayasanın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'nin 25.12.2024 tarih, ███████ E. ████████ K. sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu karar 14.03.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Söz konusu karar Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren dokuz ay sonra 14.09.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle, Dairemizce yapılan istinaf inceleme tarihi itibariyle reddedilen manevi tazminat istemi yönünden davalı .... A.Ş. yararına da vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir. Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. İlk derece mahkemesince davacılar tarafından peşin yatırılan 4.098,00 TL harcın davalılardan alınıp davacılara verilmesine karar verilmesi gerekirken, bu tutar yönünden olumlu olumsuz bir hüküm kurulmaması da hatalıdır. Davacı vekilinin bu istinaf sebebi de yerindedir. Bu durumda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.11.2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacı .... tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı.... .. A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 17.12.2022 tarihinden, davalı.....'den kaza tarihi olan 13.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen (davalı .... A.Ş. teminat limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı .... tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 17.12.2022 tarihinden, davalı ....'den kaza tarihi olan 13.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen (davalı .... A.Ş. teminat limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı .... tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı .... .A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 17.12.2022 tarihinden, davalı .....'den kaza tarihi olan 13.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen (davalı .... A.Ş. teminat limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı .... tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... .. A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 17.12.2022 tarihinden, davalı ....'den kaza tarihi olan 13.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen (davalı .... A.Ş. teminat limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alınması gereken 23.908,50 TL harçtan, peşin alınan 4.098,00-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 19.810,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 4.098,00 TL peşin harç ile tebligat, posta ve fotokopi gideri 1.776,00 TL olmak üzere toplam 5.874,00'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 56.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendilerini bir vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, Artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacıların ödediği istinaf harcının istek halinde davacılara iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 1.169,40 TL başvurma harcı ve 458,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.627,40 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026