İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan itirazın iptali davasında, icra inkar tazminatı talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir ticari satıştan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin davacının alacak talebini, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine dayanarak kabul etmesi ancak icra inkar tazminatı talebini reddetmesi üzerine, davacının yalnızca icra inkar tazminatı talebinin reddi yönünden yaptığı istinaf başvurusunun, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında incelenmesini konu alan hukuki evraktır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şahıs şirketi olduğunu, sebze ve meyve alanında toptan ve perakende ürün satan bir firma olduğunu, müvekkili, aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya mal vermiş ve bu ticari ilişki sebebiyle faturalar tanzim edildiğini, söz konusu faturaların davalıya tebliğ edilmiş olup, ticari defterlere de işlenmiş olduğunu, davalının, söz konusu fatura bedellerini davacıya ödemediğini, bu sebeple davalıya karşı davacının alacağına istinaden İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız bir şekilde borca itiraz etmiş ve takibi durduğunu, davadan önce zorunlu arabuluculuğa da başvurulduğunu, ancak olumlu sonuç alınamadığını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin alacağının faturaya dayanmakta olup davalının satın almış olduğu malların bedellerini ödemediğini, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve davalının yüzde %20’den aşağı kalmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinden; taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davaya konu İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyasına konu edilen alacak yönünden tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş olup, incelenen ticari defter ve kayıtlara göre; Tacir olan davacının incelenen ticari defterlerine göre davalıdan 10.06.2025 takip tarihi itibariyle davalıdan 52.140,91 TL tutarınca alacağının bulunduğu, takibe konu olan faturaların davacının ticari defterlerine işlendiği ve davacının ticari defterlerin delil niteliğine haiz bulunduğu değerlendirilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği, yerinde inceleme talep etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Tacir olan davacının defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduğu Davalı şirketin defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacağının faturaya dayandığını, Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere fatura alacağının likit bir alacak olduğunu, bu sebeplerle müvekkili lehine kabul olunan miktar üzerinden en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı ve hatalı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair kısım yönünden kaldırılarak, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan/faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "ekli hesap özetinde yazılı asıl alacak" sebebine dayalı olarak 52.140,91 TL asıl alacağın tahsili istemiyle █████/2025 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Buna göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu cari(açık) hesabı oluşturan faturalara dayalı alacak likit (belirlenebilir) olup, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Hal böyle iken ilk derece mahkemesince icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığından bahisle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince koşulları oluşmadığından bahisle icra inkar tazminatı tazminata hükmedilmemesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Davanın KABULÜNE,1-Davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Kabulüne karar verilen asıl alacağın %20'si olan 10.428,18 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Karar harcı 3.561,74 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 629,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.932,00 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 629,74 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL ilk masraf, 277,50 TL tebligat müzekkere gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.892,90 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 2.002,00 TL, posta ve tebligat gideri 375,00 TL olmak üzere toplam 2.377,00 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026