Danıştay 8. Daire, maden şirketine ruhsat dışı granit üretimi ve eksik teknik nezaretçi defteri kayıtları nedeniyle kesilen idari para cezasının hesaplama hataları yüzünden iptali kararının temyizini inceliyor.
Özet: Bir madencilik şirketine, ruhsat sahası dışında izinsiz granit üretimi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı izni olmaksızın üretim yapma ile teknik nezaretçi defterine kayıt yapmama gibi gerekçelerle toplam 4.221.572,30 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, aynı üretim için daha önce başka bir kurumca ceza uygulandığı ve ocakbaşı satış fiyatı hesaplamasında hukuka aykırılıklar bulunduğu gerekçesiyle söz konusu idari para cezasını iptal etmiş olup, davalı idare bu kararların temyizen bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : ████████Karar No : █████████ TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) :... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Granit Andezit Nakliyat Madencilik İnşaat Taahhüt Gıda ve Hafriyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacının sahibi ve işletmecisi olduğu İzmir ili, Bergama ilçesi hudutlarında ve 200801719 sicil numarası ile faaliyette bulunulan II (b) grubu (granit) işletme ruhsat sahasında, 03-█████/2017 ile 09-█████/2018 tarihinde davalı idare tarafından yapılan tetkikler sonucunda 09-█████/2018 tarihlerinde tutulan tutanak üzerine 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrası gereğince işyeri açma ve çalışma ruhsatı izinleri dışında üretim yapıldığından bahisle 46.579,00 TL, bu üretimin teknik nezaretçi defterinde gösterilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 10. maddesinin 6. fıkrası uyarınca 31.054,00 TL ve 12/5. maddesi uyarınca ocakta izinsiz olarak granit üretimi yapılarak satışının yapıldığından bahisle 4.143.939,30 TL olmak üzere toplam 4.221.572,30-TL idari para cezası verilmesine ilişkin .. tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.. K:... sayılı kararda; davacı şirkete ait aynı ruhsat sahası dışındaki yerden 140.343,68 m³ ürünün çıkarılması nedeni ile ocak başı m³ bedelinin 2,45 TL'den hesaplanması suretiyle Aliağa Kaymakamlığı tarafından idari para cezasının uygulandığı, bilahare aynı yer için 15.554,16 ton ürün için ocak başı ton bedelinin 133,21-TL'den hesaplanmak suretiyle davaya konu işlemin tesis edildiği, Aliağa Kaymakamlığı tarafından tespit edilen üretim miktarının davaya konu işlem tesis edilirken dikkate alınmadığı, öte yandan ocakbaşı ton bedeli hesaplanırken davacı şirketin üretim sahası dışında hangi yıl için ne kadar üretim yaptığının ve her yıl için ocakbaşı ton fiyatı belirlenmeden tüm üretimin 2018 yılı içerisinde yapılmış gibi değerlendirilmek suretiyle hesaplama yapılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, İzmir ili, Bergama ilçesi hudutları dahilinde bulunan Sicil:... (ER:...) ve Sicil:... (ER:...) sayılı II (b) grubu (granit) işletme ruhsat sahaları ile ilgili olarak, Genel Müdürlüğe verilen ... tarih ve ... sayılı dilekçe ve ekleriyle birleştirme talebinde bulunulması üzerine, söz konusu ruhsat sahalarının Genel Müdürlük heyeti tarafından 3213 sayılı Maden Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince 03-█████/2017 tarihleri ve 09-█████/2018 tarihleri arasında mahallinde tetkik edildiği, yapılan tetkik sonucu tespit edilen hususlar sonucunda, Sicil:... sayılı ruhsat sahasının temsili Y:... X:... koordinatı ve çevresindeki ocakta mülkiyet, ÇED, GSM kapsamında işyeri açma ve çalışma ruhsatı izinleri dışında üretim yapıldığı tespit edildiğinden, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7/21. maddesi uyarınca 46.579,00 TL; Sicil:... sayılı ruhsat sahasına ait teknik nezaretçi defterinin Maden Yönetmeliğinin EK-4'ünde yer alan forma uygun tutulmadığı tespit edildiğinden, aynı Kanun'un 10/6. maddesi gereğince 31.054 TL; Sicil:... sayılı ruhsat sahası dışındaki temsili Y:500702 X:4349112 koordinatı ve çevresinde ocakta izinsiz olarak 15.554,16 ton granit üretimi yapılarak satıldığı tespit edildiğinden, Genel Müdürlük tarafından İzmir ili, Bergama ilçesinde üretilen granitin 2018 yılı ocak başı satış fiyatları, 1. Kalite, 2. Kalite ve 3. Kalite olmak üzere sırasıyla; 131 TL/ton, 105 TL/ton ve 87 TL/ton olarak belirlendiğinden ve ruhsat sahası dışından üretilerek satılan granitin hangi kalitede olduğu tespit edilemediğinden her üç kalitenin aritmetik ortalaması alınarak bulunan 107,66 TL/ton tutarın, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 2018 yılı için belirlenen yıllık yeniden değerleme oranı olan %23,73 dikkate alınarak ocakbaşı satış fiyatı (107,66 TL/ton x 1,2373) olmak üzere 133,21 TL/ton olarak hesaplanarak 6592 sayılı Kanunla değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/5. maddesi gereğince 4.143.939,30 TL idari para cezasının uygulandığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, aynı ruhsat sahası dışındaki yerden 140.343,68 m³ ürünün çıkarılması nedeni ile ocak başı m³ bedelinin 2,45 TL den hesaplanması suretiyle Aliağa Kaymakamlığı tarafından daha önceden idari para cezası uygulanmış olmasına rağmen bu defa davalı idarece aynı yer ve aynı koordinatlarla ilgili olarak davacı şirkete mükerrer idari para cezasının düzenlendiği, bu durumun hukukun temel ilkelerinden biri olan ve Kabahatler Kanunu için de geçerli bir ilke olan "cezada teklik ilkesi"ne aykırı olduğu, ilgili kaymakamlıkça uygulanan idari para cezasından Genel Müdürlüğün bilgisi olmadığı belirtilmiş ise de bu hususun davacının sorumluluğunda olmadığı, öte yandan davalı idarece idari para cezasında esas alınan ocak başı satış fiyatının tespitinde de hataya düşüldüğü, Bergama Ticaret Odasının █████/2017 tarihli yazısında, Bergama ilçe sınırları içerisinde granit ocak başı hiç işlem görmemiş blok metreküp birim satış (KDV dâhil) fiyatının 2.45 TL olarak belirtildiği, bu fiyatın, davalı idarenin belirlediği fiyatın 1/32'sine tekabül ettiği, hangi idarenin fiyatına göre ceza tanzim edileceği hususu kanunda belirtilmediğinden davalı idarenin neye göre ve nasıl hesaplama yaptığının da belli olmadığı, ayrıca ocakbaşı ton bedeli hesaplanırken davacı şirketin üretim sahası dışında hangi yıl için ne kadar üretim yaptığının ve her yıl için ocakbaşı ton fiyatı belirlenmeden tüm üretimin 2018 yılı içerisinde yapılmış gibi değerlendirilmesi suretiyle hesaplama yapılmasının da hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, davacının sahibi ve işletmecisi olduğu İzmir ili, Bergama ilçesi hudutlarında ve 200801719 sicil numarası ile faaliyette bulunulan II (b) grubu (granit) işletme ruhsat sahasında, 03-█████/2017 ile 09-█████/2018 tarihinde davalı idare tarafından yapılan tetkikler sonucunda 09-█████/2018 tarihlerinde tutulan tutanak üzerine 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrası gereğince işyeri açma ve çalışma ruhsatı izinleri dışında üretim yapıldığından bahisle 46.579,00 TL, bu üretimin teknik nezaretçi defterinde gösterilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 10. maddesinin 6. fıkrası uyarınca 31.054,00 TL ve 12/5. maddesi uyarınca ocakta izinsiz olarak granit üretimi yapılarak satışının yapıldığından bahisle 4.143.939,30 TL olmak üzere toplam 4.221.572,30-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "Davaların Karara Bağlanması" başlığını taşıyan 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı; aynı Kanun'un "Kararlarda Bulunacak Hususlar" başlıklı 24. maddesinde, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hükmün kararda belirtileceği, "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması durumu, Mahkeme kararının bozulması nedeni olarak gösterilmiştir. Öte yandan, usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır. Dava konusu işleme bakıldığında, davacı şirkete ait II (b) grubu (granit) işletme ruhsat sahasında, 03-█████/2017 ile 09-█████/2018 tarihinde davalı idare tarafından yapılan tetkikler sonucunda 09-█████/2018 tarihlerinde tutulan tutanak üzerine; a) 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrası gereğince işyeri açma ve çalışma ruhsatı izinleri dışında üretim yapıldığından bahisle 46.579,00 TL; b) Bu üretimin teknik nezaretçi defterinde gösterilmediğinden bahisle aynı Kanun'un 10. maddesinin 6. fıkrası uyarınca 31.054,00 TL; c) 12/5. maddesi uyarınca ocakta izinsiz olarak granit üretimi yapılarak satışının yapıldığından bahisle 4.143.939,30 TL olmak üzere toplam 4.221.572,30-TL idari para cezasının uygulandığı görülmektedir. Davalı idare tetkik elemanlarınca yapılan denetimler sonucunda, davacı şirketin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun üç farklı maddesine muhalefetinden kaynaklı olarak idari para cezalarının tek bir işlemle davacı hakkında tesis edildiği görülmekle birlikte 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrası gereğince söz konusu idari para cezaları arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık yahut sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığından İdare Mahkemesince bu işlemlere karşı dilekçe ret kararı verilerek her bir idari işleme karşı açılacak ayrı davada söz konusu işlemlerin hukuki denetiminin sağlanması gerekirken bu cihete gidilmeyerek ve sadece davacı şirkete ait ruhsat sahası dışındaki yerden üretilerek satıldığı belirtilen 15.554,16 ton ürün için ocak başı ton bedelinin 133,21-TL'den hesaplanmak suretiyle 3213 sayılı Kanun'un 12/5. maddesine istinaden tesis edilen idari para cezası yönünden hukuki denetim yapmakla yetinildiği, diğer idari para cezalarına yönelik hukuki denetim yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda, taleple bağlılık ilkesine ve 2577 sayılı Kanun'a aykırı olarak eksik hüküm içeren İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmadığından bu karara yönelik istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmamaktayım.