Danıştay 4. Daire, Manisa Kırkağaçtaki bir yapının 2863 sayılı Kanun uyarınca "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" olarak tescil edilmesine itiraz eden davanın reddini onadı.
Özet: Bu hukuki evrak, Manisadaki 1962 yapımı bir taşınmazın 2863 sayılı Kanun kapsamında "korunması gerekli kültür varlığı" olarak tesciline ilişkin itirazı konu almaktadır; davacılar yapının tarihi veya estetik değer taşımadığını ileri sürerek tescil kaydının kaldırılmasını talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf, bilirkişi raporuyla yapının Cumhuriyet dönemi mimarlık mirasının önemli bir örneği olduğunu ve korunması gerektiğini tespit ederek tescil işlemini hukuka uygun bulmuş ve davanın reddine karar vermiştir, olay temyiz incelemesi için Danıştaya gelmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- ...'a vesayeten, ...'a velayeten, kendi adına asaleten ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Manisa İli, Kırkağaç İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan yapının 2863 sayılı Kanun uyarınca "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesine, koruma grubunun "II. grup yapı" olarak belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının yeniden değerlendirilmesi isteğiyle yapılan başvuru üzerine, tescil kaydının kaldırılması talebinin uygun olmadığına ilişkin ... tarih ve ... sayılı İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kültür Varlıkları Koruma Yüksek Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla iki sanat tarihçisi ile mimar-restorasyon uzmanından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak, kentsel sit sınırları içinde yer alan, mimari özellikleri ile yapım tekniği açısından Cumhuriyet Dönemi Mimarlık Mirası konut örneklerinden birisi olduğu anlaşılan dava konusu yapının, 2863 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olma özellikleri taşıdığından, söz konusu yapının, korunması gerekli kültür varlığı tescil kaydının kaldırılmasına ilişkin başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, emlak vergisi bildiriminde █████/1962 yılında inşaatın tamamlandığı, ayrıca binanın yapım aşamasında bu tarihin bina üzerine yazıldığı, dolayısıyla binanın 60 yıllık bir yapı olduğu, binayı tarihi eser vasfına dönüştürecek dış cephe özellikleri itibarıyla herhangi bir tarihi veya estetik değer taşımadığı, somut olarak tescili gerektiren özellikler ortaya konulmadan yapının tesciline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesindeki iddiaların temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulmasını gerektiren bir yönünün bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
... tarih ve ... sayılı İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile; Manisa İli, Kırkağaç İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, .. parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan yapının 2863 sayılı Kanun uyarınca "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesine, koruma grubunun "II. grup yapı" olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Davacılar tarafından, emlak vergisi bildiriminde █████/1962 yılında inşaatın tamamlandığı, ayrıca binanın yapım aşamasında bu tarihin bina üzerine yazıldığı, dolayısıyla binanın 60 yıllık bir yapı olduğu, binayı tarihi eser vasfına dönüştürecek dış cephe özellikleri itibarıyla herhangi bir tarihi veya estetik değer taşımadığı ileri sürülerek, yapının tescil kararına itiraz edilmiştir.
... tarih ve ... sayılı İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile; Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan; "Ondokuzuncu yüzyıl sonrasında yapılmış olmasına rağmen önem ve özellikleri bakımından korunmalarına gerek görülmesi veya bu yapıların ait oldukları dönemin kendine özgü niteliklerini anlatan belge niteliğinde olması ya da var olan bir geleneğin hala sürdüğünün göstergesi olan ve bir bütünün parçası olarak çevreye katkıda bulunan taşınmazlardan olması" özelliği ile (c) bendindeki değerlerden; "sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik değerlerinin yanı sıra, yapısal durum, malzeme, yapım tekniği, biçim bakımından özellik göstermesi, kent ve çevre kimliğine, dokusuna katkıda bulunması niteliklerine sahip olması olması nedeniyle uygun olmadığı gerekçesiyle tescil kaydının kaldırılması talebinin uygun olmadığına karar verilmiştir.
Davacılar tarafından aynı gerekçelerle tescil kaydının kaldırılması talebinin uygun olmadığına ilişkin koruma bölge kurulu kararına itiraz edilmesi üzerine, bu itiraz ... tarih ve ... sayılı Kültür Varlıkları Koruma Yüksek Kurulu kararı ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan Koruma Yüksek Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde; "Bu Kanunda geçen tanımlar ve kısaltmalar şunlardır: a) Tanımlar: (1) (Değişik: 14/7/2004 – 5226/1 md.)"Kültür varlıkları"; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır." tanımına, 6. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır: a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar, b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar, c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, d) Milli tarihimizdeki önemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tesbit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler. (...)" hükmüne, 7. maddesinde; "
Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır.Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur. Tespit ve tescil ile ilgili usuller, esaslar ve kıstaslar yönetmelikte belirtilir." hükmüne yer verilmiştir.
█████/2012 tarih ve 28232 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasında; kriterlerin sağlanması durumunda korunması gerekli kültür varlıkları arasında okul sayılmış, anılan fıkranın (b) bendinde; "19. yüzyıl sonrasında yapılmış olmasına rağmen önem ve özellikleri bakımından korunmalarına gerek görülmesi veya bu yapıların ait oldukları dönemin kendine özgü niteliklerini anlatan belge niteliğinde olması ya da var olan bir geleneğin hala sürdüğünün göstergesi olan ve bir bütünün parçası olarak çevreye katkıda bulunan taşınmazlardan olması" ve (c) bendinde; "Tek yapılar için; taşınmazın sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik değerlerinin yanı sıra, yapısal durum, malzeme, yapım teknolojisi, biçim bakımından özellik göstermesi" şeklindeki tespit ve tescil kriterleri belirlenmiştir.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Taşınmaz Kültür Varlıklarının Gruplandırılması, Bakım ve Onarımlarına ilişkin 660 sayılı ilke kararının "Yapı Grupları" başlıklı kısmında, "Yapılar, kendi başlarına bir tarihi ve estetik değer taşımaları ya da kentlerin tarihi kimliğini oluşturan kentsel sitler, sokaklar ve siluetlerin ögeleri olarak iki gruba ayrılmıştır: 1. Grup Yapılar; Toplumun maddi tarihini oluşturan kültür verileri içinde tarihsel, simgesel, anı ve estetik nitelikleriyle korunması zorunlu yapılardır. 2. Grup Yapılar; Kent ve çevre kimliğine katkıda bulunan kültür varlığı niteliğindeki yöresel yaşam biçimini yansıtan yapılardır." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 19. yüzyıl sonrasında yapılmış yapıların korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığının belirlenebilmesi için önem ve özellikleri bakımından korunmalarına gerek görülmesi veya bu yapıların ait oldukları dönemin kendine özgü niteliklerini anlatan belge niteliğinde olması ya da var olan bir geleneğin hala sürdüğünün göstergesi olan ve bir bütünün parçası olarak çevreye katkıda bulunan taşınmazlardan olması hususlarının yanı sıra sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik, yapısal durum, malzeme, yapım tekniği, biçim bakımından özellik göstermesi hususları yönünden incelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; yapının 19. yüzyıl sonundan sonra yapılmış olmasına rağmen önem ve özellikleri bakımından korunmasına gerek görülmesi, sit alanı içinde bulunması, sanat değeri, mimari, tarihi, estetik, mahalli, arkeolojik değerler kapsamı içinde; strüktürel, dekoratif, yapısal durum, malzeme, yapım teknolojisi, şekil bakımından özellik arz etmesi kıstasları bağlamında tescile değer bir yapı olduğu, yönünde değerlendirmede bulunulmuş ise de, yapının tescil fişinde; iki katlı kagir yapının zemin katta işyeri, birinci katta konut olarak kullanıldığı, birinci katta meydana bakan cephe boyunca balkon çıkması bulunduğu, zemin katta cephe kurgusu okunamadığı, birinci katta dikdörtgen formlu ahşap doğramalı pencere açıklıkları bulunduğu, yönündeki tespitler ile binanın yapım aşamasında 1962 yılının bina üzerine yazıldığı, dolayısıyla binanın en az 60 yıllık bir yapı olduğu, binayı tarihi eser vasfına dönüştürecek dış cephe özellikleri itibarıyla herhangi bir tarihi veya estetik değer taşımadığı yönündeki davacıların itirazları ve yapıya ait fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde; 2863 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eserin korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenmesi esas olup, söz konusu yapının önem ve özellikleri itibarıyla mevzuatın aradığı koşulları taşımadığı, nitekim bölgenin geleneksel mimarisini ortaya koyan ayırt edici, önemli bir mimari özelliğinin bulunmadığı, bu haliyle belge niteliğinin olmadığı, dolayısıyla kültür varlığı olarak korunmasının gerekli bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!