Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine dayalı hak ediş kesintisi davasında bilirkişi raporunun yeterliliği ve faiz uygulaması üzerine tarafların temyiz itirazlarının değerlendirilmesi.
Özet: Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı kurumun davacı sağlık hizmeti sunucusunun 2020 Kasım dönemi hak edişlerinden yaptığı 375.013,43 TLlik kesintiye ilişkin uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuyla kesintinin 36.490,88 TLlik kısmının yersiz, kalanın uygun olduğuna hükmederken, Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı harç düzenlemesi dışında onamış; davacı vekili bilirkişi raporlarının yetersizliği, faiz uygulaması ve kurumun kusuru gibi hususlarla, davalı vekili ise kesintilerin hukuka uygunluğu, rapor eksikliği ve vekalet ücreti hesaplaması gibi gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurum tarafından örnekleme yöntemi çerçevesinde Kasım 2020 dönemine ilişkin hak edişlerinden 375.013,43 TL kesinti yapılacağının bildirildiğini, söz konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkili şirketin hem mevzuata hem sözleşmeye uygun olarak hizmeti sürdürdüğünü belirterek; müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini, kesintinin yapılması halinde iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafça dava konusu kesinti dönemi olan 2020 Kasım dönemine ilişkin Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/7 Esas sayılı dosyası ile de dava açıldığını, derdestlik ve kesin hüküm itirazlarının olduğunu, müvekkili Kurum tarafından gerçekleştirilen işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi kurulunun 25.11.2024 tarihli 4. ek raporunda, davacı şirket hastanesinin hak edişlerinden davalı Kurum tarafından yapılan Kasım 2020 dönemine ait toplam 320.838,34 TL kesintiden 36.490,88 TL kesintinin yersiz olduğunun ve dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesi gerektiğinin, kalan 284.347,46 TL kesintinin ise uygun olduğunun bildirildiği, alınan bilirkişi ek raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının Kasım 2020 dönemine ilişkin faturalarından davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin 36.490,88 TL ve bu tutara işlemiş faiz yönünden yersiz olduğunun tespitine, 36.490,88 TL ve bu tutara işlemiş faizin davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan ve denetime elverişli olarak düzenlenen 27.12.2022 tarihli bilirkişi kurul raporu, 02.01.2024 tarihli ve 03.09.2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporlarının içeriklerine göre; davacının faturalarından kesilen tutarlardan 284.347,46 TL kesintinin yerinde olduğunun, geriye kalan 36.490,88 TL kesintinin ise yerinde olmadığının anlaşıldığı, ayrıca fazla kısmın tüm tutarlara işleyen faize ilişkin bulunduğunun tespit edilmesine göre, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak Mahkemece davanın kısmen kabulüyle birlikte harçtan muaf olan davalıdan harç tahsiline karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile davacının Kasım 2020 dönemine ilişkin faturalarından davalı Kurum tarafından yapılan kesinti tutarı olan 36.490,88 TL ve bu tutara işlemiş faiz yönünden yersiz olduğunun tespiti ile 36.490,88 TL ve bu tutara işlemiş faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, harç yönünden kabul edilen kısım için davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi itirazlarınında değerlendirilmediğini, delillerinin tartışılmadığını, davalı Kurumun mutabakat yapılan döneme ilişkin yeniden inceleme yapmış olmasının yargılamada dikkate alınmadığını, İstinaf Mahkemesince yapılan kesintiye uygulanacak faiz türünün belirtilmediğini, yapılan kesintinin avans faizi ile davalı Kurumdan tahsilinin gerektiğini, ayrıca davalı Kurumun geç incelemesi nedeniyle kendi kusurundan kaynaklı faiz kesintisinin değerlendirilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun eksik ve yetersiz heyet ile düzenlendiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında vekalet ücreti yönünden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, reddedilen kısmın dosya kapsamında sabit olduğunu, bu miktara faizin dahil olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintiden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile kesinti yapılması halinde iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre her işlem bazında gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlanmasına ve denetimine elverişli olmasına, Bölge Adliye Mahkemesi kararında hükmedilen faizin davacının dava dilekçesindeki talebi de dikkate alınarak yasal faiz olduğunun anlaşılmasına, hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin birinci ve ikinci fıkra hükümlerine uygun olmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!