Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, mirasçı davacının mera vasıflı taşınmazı zilyetlikle iktisap edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin istinaf kararının onanması.
Özet: Bu dava, davacının dedesinden ve babasından intikal ettiğini iddia ettiği, 25 yıldır zilyetliğinde bulunduğunu belirttiği ve kadastroda mera olarak tespit edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescili talebine ilişkin olup; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, bilirkişi raporları ile taşınmazın mera vasfında olduğunu, üzerinde imar-ihya faaliyeti olmadığını ve kamu orta malı niteliğindeki mera üzerinde zilyetliğin hukuken bir değer taşımadığını tespit ederek davayı reddetmiş; karar Yargıtay tarafından da hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hınıs Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda; dava konusu 1 02... nolu parsel...adına, 1 39... nolu parsel ile 1 02... nolu parsel mera vasfıyla Kamu Orta Malı olarak tespit edilmiştir.
Davacı vekili; Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 02... parsel sayılı taşınmazın dedesinden babasına, babasından da kendisine kaldığını, taşınmazın eklemeli şekilde 25 yıldır malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, kadastro çalışmaları sırasında şehir dışında bulunması sebebiyle taşınmazın mera vasfı ile sınırlandırıldığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı irsen gelen hakka dayandığına göre kendi payına hasren eldeki davayı açamayacağını, öte yandan kamu orta mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ile ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, ziraat mühendisi bilirkişi ile jeodezi ve fotogrametri bilirkişiden aldırılan raporlara ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğu, taşınmazda imar-ihya faaliyeti de bulunmadığı, her ne kadar mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarca davacının uzun zamandır dava konusu taşınmaz bölümlerini zilyet ettiği beyan edilmiş ise de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporları karşısında yerel bilirkişi ve tanıkların soyut nitelikteki beyanlarına itibar edilemeyeceği, nizalı taşınmaz bölümleri mera vasfında olmakla üzerilerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin istinaf talebi yönünden; dava konusu taşınmazın nizalı bölümleri ile taşınmazın geriye kalan bölümü ve çevresini oluşturan mera parselleri ile arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak sabit bir sınır bulunmadığından davacı vekilinini istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf talebi yönünden; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği halde davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!