Danıştay, öğretim görevlisinin cinsel taciz fiiliyle kamu görevinden çıkarılma kararında, eylemin Yükseköğretim Kanununda belirtilen disiplin suçu tanımıyla tipiklik göstermediği gerekçesiyle kararın bozulması gerektiğini değerlendiriyor.
Özet: Kırıkkale Üniversitesinde görevli bir öğretim elemanının, "kamu hizmet veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediği gerekçesiyle verilen kamu görevinden çıkarma cezasının iptali talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesini içeren bu hukuki metin, davacının "cinsel taciz" suçundan adli para cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı alması üzerine ilk derece ve bölge idare mahkemelerince davanın reddedilmesine karşın, Danıştay Tetkik Hakiminin, eylemin uygulanan disiplin maddesi yerine "taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı, genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunmak" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle "tipiklik" şartının gerçekleşmediğini ve istinaf kararının bozulması gerektiğini belirttiğini göstermektedir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kırıkkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, "Kamu Hizmet veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-(6)-c maddesi uyarınca "kamu görevinden çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin... tarihli ve... sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının işlem tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler ile Z.C. tarafından çekilen video kaydının yer aldığı CD'nin ve soruşturma raporunun incelenmesinden, davacının üzerine atılı fiilin sübut bulduğu sonucuna varılmış olup kaldı ki söz konusu olay kapsamında .... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan ceza yargılaması neticesinde, "...sanığın (davacının) cinsel arzularını tatmin amacıyla evli olduğunu bildiği Z.C.'yi rahatsız edici boyutta peçete parçasına 'çok güzelsin' yazıp akabinde numarasını vermeye çalışmak suretiyle üzerine atılı 'cinsel taciz' suçunu işlediği" gerekçesiyle davacının adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itiraz reddedilerek kararın kesinleştiği hususu da göz önünde bulundurulduğunda, davacının 2547 sayılı Kanun'un 53/b-(6)-c maddesi uyarınca "kamu görevinden çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı, öte yandan; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, hukuka uygun olarak tesis
edilen işlem nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğu doğmayacağından, davacının yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, dava konusu işlemin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, Türk Ceza Kanunu'nda cinsel taciz suçunun yüz kızartıcı suç olmadığı, hukuka aykırı elde edilen delillerin esas esas alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ :Kamu görevlilerine disiplin cezası verilebilmesi için, disipline aykırı eylem ve işlemlerin sabit olduğunun, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturmada kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanılması, özellikle disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemine uygun olan disiplin maddesinin uygulanması ve disiplin cezası ile eylemi arasında adil bir denge bulunması gerekmektedir.
Dava dosyasında yer alan soruşturma raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinden; uyuşmazlığa konu olayda, dosya kapsamı ve soruşturma raporu içeriğinden, davacıya isnat edilen fiilin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 53/b maddesinin 2. fıkrasının (t) bendinde yer alan "taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı, genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunmak" kapsamında bulunduğu dolayısıyla 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-(6-c) maddesindeki suç tanımına uymadığı görüldüğünden, disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle istinaf kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden ...-TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)-Dava, Kırıkkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, "Kamu Hizmet veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-(6)-c maddesi uyarınca "kamu görevinden çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarihli ve ...sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının işlem tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının (6) numaralı bendinde; "Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek. b) Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak. c) Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. d) Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak, imal etmek. e) Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek. f) Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak" düzenlemesi bulunmaktadır.
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (b) fıkrasının 'kınama" başlıklı 2. bendinin (t) alt bendinde; "Taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı, genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunmak." fiili düzenlenmekle birlikte Anayasa Mahkemesinin █████/2023 tarih ve E:███████ K:████████ tarihli kararı ile söz konusu bendin iptaline karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Kırıkkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı hakkında, M.C. tarafından █████/2021 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden gönderilen şikayet dilekçesinde özetle, "eşinin (Z.C.), █████/2021 tarihinde yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavında (YKS) gözetmen olarak görevli olduğu, aynı yerde ...'ın (davacının) salon başkanı olarak görev yaptığı, davacının, peçeteye 'çok güzel gözleriniz' yazarak eşinin bulunduğu masaya bıraktığı, sınav sonuna doğru da imza bahanesiyle eşini yanına çağırıp küçük bir kağıda telefon numarasını yazıp ısrarla vermek istemesiyle eşini sözlü ve yazılı olarak taciz ettiği"nin belirtilmesi üzerine söz konusu iddialar ile ilgili olarak Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü Spor Bilimleri Fakültesi Dekanlığının ... tarihli ve E.... sayılı
yazısıyla soruşturmacı görevlendirildiği, soruşturmacı tarafından hazırlanan █████/2021 tarihli soruşturma raporunda özetle, davacının kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediğinden 2547 sayılı Kanun'un 53/b-(6)-c maddesi uyarınca "kamu görevinden çıkarma" cezası ile cezalandırılmasının uygun olacağı yönünde teklif getirildiği, getirilen teklif doğrultusunda davacının, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarihli ve...sayılı kararıyla "kamu görevinden çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının işlem tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle de temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının dava konusu işleme esas alınan söz konusu fiili hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla cinsel taciz suçunu işlediğinin sabit olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Kanun koyucu hukuk devletinde kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla hizmeti sunan kamu görevlileri için disiplin düzenlemeleri içeren kurallar öngörebilir ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli disiplin yaptırımları benimseyebilir. Ancak disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi de hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge, “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırılmakta ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri oluşturmaktadır.
“Elverişlilik ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “zorunluluk ilkesi” öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve “orantılılık ilkesi” ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade etmektedir.
Kamu görevlilerine disiplin cezası verilebilmesi için, disipline aykırı eylem ve işlemlerin sabit olduğunun, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturmada kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanılması, özellikle disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemine uygun olan disiplin maddesinin uygulanması ve disiplin cezası ile eylemi arasında adil bir denge bulunması gerekmektedir.
Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı eylemlerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara uzanan disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasanın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin tanımının yapılması ve yasanın ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi
gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur.
Ölçülülük prensibi gereğince; disiplin yaptırımı gerektiren eylem ile uygulanan ceza arasında adil bir denge bulunması gerektiği açık olup, sabit olan eylem ile uygulanacak ceza normunun uyumlu olmaması, başka bir ifadeyle yanlış madde tatbiki hâlinde işlemin sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı düşeceği Disiplin Hukukunun bilinen ilkeleri arasındadır.
Olayda; soruşturma sırasında alınan ifadeler ile soruşturma raporuna ve diğer tüm bilgi-belgelere göre davacının eylemi sabit ise de, davacının sübut bulan bu eylemi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-6-(c) maddesi kapsamında bulunmamıştır. Davacının
salon başkanı olarak görev yaptığı, davacının, sınav salonunda gözetmen olarak görev yapan Z.C.'ye peçeteye "gözleriniz çok güzel" yazarak bulunduğu masaya bıraktığı, sözlü olarak ben hiç böyle güzel göz görmedim" dediği ve sınav sonuna doğru da imza bahanesiyle yanına çağırıp küçük bir kağıda telefon numarasını yazıp ısrarla vermek istemesiyle sözlü ve yazılı olarak rahatsız ettiği anlaşılmakla birlikte, davacıya isnat edilen fiilin, işlem tarihinde yürürlükte bulunan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 53/b maddesinin 2. fıkrasının (t) alt bendinde yer alan "taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı,genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunmak" kapsamında bulunduğu dolayısıyla 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-6-(c) maddesindeki suç tanımına uymadığı görüldüğünden, tipiklik ve ölçülülük ilkesi gözetilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, fiilin sübut bulduğu gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla; davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda aktarılan nedenlerle bozulması gerektiğinden çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!