İflas tasfiyesinde devremülk kira alacağının kısmen reddine itirazla tam kabulü ve İİK 206 uyarınca sıra cetveline kaydedilmesi talepli dava.
Özet: Müflis bir şirkete devremülk kiralayan davacının, şirketin iflası sonrasında tahsil edemediği kira alacakları nedeniyle iflas idaresince kısmen reddedilen alacağının sıra cetveline tam olarak kaydedilmesi talebiyle açılan bu davada; davacı toplam 567.969,45 TLlik alacağının tamamının kabulünü talep ederken, iflas idaresi ise sadece 248.707,45 TLlik kısmının kira bedeli olarak enflasyon farkıyla birlikte dördüncü sıraya kaydedilmesini, fazlasının ise reddini savunarak iflas tasfiyesi sürecindeki alacakların kaydı ve sıra cetveline itiraz konularını yargısal incelemeye sunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP:Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil kiraya veren ..., kiracı olan müflis şirket ....Ltd.Şti. arasında ekte yer alan ... tarihli ... sözleşme numaralı Devremülk Satış Sözleşmesi ve ...tarihli ... sözleşme numaralı Devremülk Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, Müvekkil işbu satın alım ve kiralama sözleşmesi ile ...ve... devremülk numaralı devremülkleri satın almış ve kiraladığını, İlgili sözleşme gereğince ... devremülk numaralı devremülk için aylık kira bedeli 204,60 Euro olarak, 1196-09-20 devremülk numaralı devremülk için ise aylık kira bedeli 158,22 Euro olarak belirlendiğini, İşbu belirlenmiş olan aylık kira bedelleri sözleşmede yer alan kira artışına ilişkin hüküm gereği yıllık TÜİK verileri göz önüne alınarak TÜFE ortalaması doğrultusunda her yıl artırılacağını, Müvekkil 15.04.2014 tarihinden itibaren müflis şirketten herhangi bir şekilde kira ödemesi alamadığını, Müflis şirket ise 26.12.2019 tarihinde iflasını ilan ettiğini, ... devremülk numaralı devremülk için 26.12.2019 itibariyle; Kira sözleşmesinden iflas tarihindeki Türk Lirası karşılığı ve faizi:224.259,48.-TL Sözleşme edim bedeli ve iflas tarihine kadar işlemiş tic. tem. Avans. Faizi: 97.195,70.-TL olmak üzere toplam; 321.455,18.- TL olduğunu,... devremülk numaralı devremülk için 26.12.2019 itibariyle; Kira sözleşmesinden iflas tarihindeki Türk Lirası karşılığı ve faizi:171.855,22.-TL Sözleşme edim bedeli ve iflas tarihine kadar işlemiş tic.tem. Avans faizi: 74.659,06.-TL olmak üzere toplam; 246.514,28.-TL olduğunu, Arz ve izah edilen nedenlerle; davamızın kabulü ile ... 2. İflas Müdürlüğü...İflas dosyasında iflas idaresince 27.12.2024 tarihinde verilen alacak kaydımızın kısmi reddine dair kararın kaldırılmasına, 567.969,45.-TL alacağımızın iflas masasına ve sıra cetveline kaydedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Alacağın müflis şirketle yapılan devremülk satış sözleşmesi ve devremülk kira sözleşmesine dayandığı, yapılan sözleşme gereğince ..., ... nolu devremülkün müflis tarafından alacaklıya satışının yapıldığı, alacaklının söz konusu devremülkü müflis şirkete yıllık 4.353,90.-Euro karşılığı kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesi yapıldığı, (İflas tarihi itibariyle Merkez Bankası 1 Euro efektif satış kurunun 6,5973 olduğu) yapılan inceleme sonucu devremülklerin Ağustos 2014 tarihi devremülkün kira başlangıç tarihi olduğu, devremülk kira sözleşmesinden anlaşıldığından alacaklı tarafından talep edilen taşınmaz kira bedeli olarak toplam 567.969,45.-TL'nin iflas tarihi itibariyle; kira bedelinin tefe tüfe artışı göz önünde bulundurularak 248.707,45.-TL'sinin kabulü ile İİK.nun 206. Maddesi gereğince sıra cetvelinde 4. Sıraya kaydının yapılmasına, fazla talep edilen 319.262,01.-TL'sinin reddine karar verildiğini, Arz ve izah edilen nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:Davacı ile müflis şirket arasında Devremülk Satış ve Kiralama Sözleşmeleri akdedildiği, sözleşmeler nedeniyle alacaklı olmasına rağmen alacağın kaydedilmediği iddiasıyla kayıt kabul isteminden ibarettir. Emsal mahiyette Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ...E .... K sayılı ilamında özetle; "Davacı, davalı müteahhit ile imzaladığı satım sözleşmesine dayanarak bu sözleşmedeki teslim süresinin geçtiği halde henüz temel dahi atılmadığını iddia ile satış bedeli olarak ödediğinin iadesi ve gecikilen her ay için sözleşmenin ilgili hükmü gereği kira tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı ise satış bedeli alacağının iflas masasına kaydolduğunu, davanın bu yönden konusuz kaldığını, ayrıca davacının sözleşmeden dönmekle seçimlik hakkını kullandığını, kira tazminatı isteyemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece, satış bedeli olarak iadesi gereken 20.900,00 TL yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, kira tazminat talebi yönünden ise 1.800,00 TL' nin dava tar. it. Işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Somut olayda, davacının istediği kira tazminatı ifaya eklenen cezai şart hükmünde olup, bedel iadesi sözleşmeden dönmenin, geç teslim nedeniyle kira kaybı ve diğer tazminatları istemekte ifanın devamını istemenin sonuçlarından biridir. Dava konusu olayda davacı, satış bedeli olarak ödediği bedelin iadesini istemiş olmakla sözleşmeden dönmüş olup, artık sözleşme devam ediyormuş gibi kira kaybı isteyemez. Mahkemece değinilen bu yön ve ayrıca mahkemece bozma kararı öncesi verilen hükümde kira tazminatı talebine ilişkin olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği halde bu hususun davacı tarafından temyiz konusu edilmediği de gözetilerek kira kaybına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken bu kalem isteğin de kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." şeklinde karar verilmiştir. Kayıt kabul davalarında ispat yükü kural olarak hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olur. Davacının, alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukukî ilişkiye dayandığını, sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan deliller ile ispatlaması gerekir. Davanın hukuki dayanağı 2004 sayılı İİK'nun ''Sıra Cetveline İtiraz ve Neticeleri'' başlıklı 235. maddesidir. İİK 235. maddesinde "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur." düzenlemesi yer almaktadır.Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor alındığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, Davacının, müflis şirket edimini gereği gibi yerine getirse idi davacının elde edeceği kira gelirinin davalının iflas tarihine kadarki süre zarfı için talep edebileceğinin ifade edilebileceği; taraflar arasında imzalanan Devremülk Kiralama Sözleşmeleri ile belirlenen kira bedellerine göre müflis şirketin iflas tarihi itibarıyla 207.265,46 TL kira bedelinin hesaplandığı, iflas idaresinin 248.707,45 TL'sini kabul ettiği, " şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alındığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları ek raporda özetle: "Davacının, müflis şirket edimini gereği gibi yerine getirse idi davacının elde edeceği ki gelirinin davalının iflas tarihine kadarki süre zarfı için talep edebileceğinin ifade edilebileceği; taraflar arasında imzalanan Devremülk Kiralama Sözleşmeleri ile belirlenen kira bedellerine göre ve itirazlar doğrultusunda yapılan faiz ve anapara hesaplamasında, iflas tarihi itibarıyla kök raporda tespit edilen miktardan daha düşük miktarda 203.018,32,46 TL kira bedelinin hesaplandığı, iflas idaresinin 248.707,45 TL'sini kabul ettiği, Edim Bedeli İadesi Talebi Yönünden: Satış sözleşmesine konu devremülkleri iktisap ettiği ve fakat dosyaya mübrez belgelerden tapuların yanı sıra davacıya taşınmazın zilyetliğinin (anahtar tesliminin) devredildiğine ilişkin herhangi bir bilgi yahut belgeye rastlanılamadığı, hâl böyle olunca davalının edim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği düşünüldüğü, Anılan edim bedelinin iadesi talebi esasında sözleşmeden dönme iradesinin bir yansıması niteliğinde olduğundan davacının, devremülk tapularını iflas idaresine iade etmek koşulu ile ödediği bedelleri iflas tarihine kadar tahakkuk edecek faizi ile birlikte tahsil edebileceğinin düşünüldüğü, Devremülk satış bedeli olan toplam 101.575,00 TL tutarına, sözleşme tarihinden itibaren 26.12.2019 iflas tarihi itibarıyla toplam 56.929,30 TL faiz hesaplaması yapıldığı; bu yönü ile davacının talep edebileceği nihai bedelin 158.504,30 TL (101.575,00.-TL * 56.929,30 TL - 158.504,30 TL ) olduğunun düşünüldüğü, buna karşın Sayın Mahkemece davacının satış sözleşmesine konu devremülkleri iktisap ettiği bunun için zilyetlik teslimine gerek olmadığı kanaatinde olunması ihtimalinde bu noktadan itibaren dönme hukuki sebebine dayalı olarak talepte bulunamayacağının ifade edilmesi gerektiği, Kira Tazminatı Talebi Yönünden: Davacının edim bedelini talep etmesinin sözleşmeden dönme iradesinin bir sonucu olduğu, dolayısıyla dönme hukuki sebebine dayanılması taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini geçmişe yönelik olarak tamamen ortadan kaldıracağından davacının anılan sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığının ifade edilmesi gerektiği, buna karşın Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda davacının, müflis şirket edimini gereği gibi yerine getirse idi davacının elde edeceği kira gelirinin davalının iflas tarihine kadarki süre zarfı için talep edebileceğinin ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece talep edilebileceği kanaatinde olunması ihtimalinde talep edilebilecek miktar yönünden heyetimiz mali üyesince yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Taraflar arasında imzalanan Devremülk Kiralama Sözleşmeleri ile belirlenen kira bedellerine göre müflis şirketin iflas tarihi itibarıyla 203.018,32,46-TL kira bedelinin hesaplandığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.Yine mahkememiz ara kararı gereği ek rapor sunan bilirkişilerden 2. Kez ek rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları ek raporda özetle: "Davacının 2 adet taşınmazın satış bedeli olan toplam 101.575,00-TL'nin iadesini talep edebileceği, davacının bu bedellerin tahsilini talep edebilmesi ancak ve ancak devremülk tapularını iflas idaresine iade etmek koşulu ve iflas tarihine kadar işleyecek faizi ile sınırlı olarak (yoksa iflas tarihi ile alacak kayıt tarihi arasındaki süre zarfına ilişkin değil) ile mümkün olduğu yönündeki görüşümüzün korunduğu, Dönme hukuki sebebine dayanılması taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini geçmişe yönelik olarak tamamen ortadan kaldıracağından davacının anılan sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı yönündeki görüşümüzün muhafaza edildiği, Davacı ticari temerrüt avans faizi üzerinden hesaplama yapılması yönünde itiraz ettiği, hesaplanan kira miktarı Euro olduğu, 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre, yabancı para borçlarına uygulanacak faiz oranına göre hesaplama yapıldığı ve iflas tarihi itibariyle 2 adet taşınmaz için kira ve faiz toplamı 203.018,32 TL olarak hesaplandığı, Davacının ödediği 101.575,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesine göre, iflas tarihi itibariyle alım gücü 273.659,42 TL olduğu," şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Davacı vekili tarafından iflas masasına yapılan kayıt kabul başvuru dilekçesinde özetle; 1164-08-16 ile 1196-09-20 devre nolu devremülkler ile ilgili olarak iflas tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte kira bedellerinin TL karşılığı ve iflas tarihine kadar işlemiş avans faizi ile birlikte sözleşme edim bedellerinin TL karşılıkları talep edilmiştir. İflas masasınca alacak kayıt başvurusuna 2430 numarası verilmiştir. İflas idaresince davacının kira bedeli talebinin kısmen kabulüne karar verilerek masaya kaydı yapılmış fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir. Davacının sözleşmeden dönme iradesini kullanıp kullanmadığının değerlendirilmesi bakımından;HMK 33 gereğince hâkim Türk hukukunu re'sen uygular. Davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde sözleşme edim bedeli talebinin hangi hukuki müesseseye dayandığı izah edilmemiş olduğundan davacı tarafından sunulan kayıt kabul dilekçesi ile mahkememize aşamalarda sunmuş olduğu dilekçeler dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında dava dilekçesinde ve kayıt kabul dilekçesinde davacının edim bedeli talebinde bulunduğu ve ayrıca Mahkememizce yapılan █████/2025 tarihli celsede davacı vekili tarafından; "itiraz dilekçemizi tekrar ediyoruz, devremülkler müvekkilin üzerinedir, biz sözleşmeden dönerek gayrimenkul bedellerinin de masaya alacak olarak kaydedilmesini talep ediyoruz, aynı zamanda faiz oranları sabit %4 olarak alınmıştır bu da yanlıştır, sabit olarak yıllık %4 olmadığı bellidir, ayrıca kira artış oranları yanlış hesaplanmıştır, üfe tüfenin ortalamasının alınması gerekilirken yanlış hesaplanmştır maddi hatalar giderilerek ek rapor alınmasını talep ediyoruz" şeklinde imzalı beyanda bulunulduğu da dikkate alınarak davacının iradesinin açıkça tereddüte mahal kalmaksızın sözleşmeden dönme olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşmeden dönülmüş olduğu anlaşılmıştır. Nitekim sözleşmeden dönme TBK 125'de düzenlenen seçimlik haklardan biridir. Seçimlik hak ise kullanılmakla tüketilir. Nitekim emsal alınan Yargıtay ilamında da bu hususa vurgu yapılarak satış bedeli olarak ödediği bedelin iadesinin istenilmesi ile sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullanılmış olacağı izah edilmiştir. Bu bağlamda davacı tarafından gerek kayıt kabul dilekçesinde gerekse dava dilekçesinde "sözleşme edim bedeli" talebinde bulunularak yani davacının ödemiş olduğu satış bedelinin iadesi talebinde bulunularak davacı taraf sözleşmeden dönme iradesini ortaya koymuştur. Ayrıca davalının temerrüde düşüp düşmediğinin değerlendirilmesi bakımından ise her ne kadar davacı tarafından sözleşmeye konu mülklerin tapuları iktisap edilmiş olsa da davacıya taşınmazların zilyetliğinin yani anahtar tesliminin yapıldığının davalı tarafından ispat edilememiş olması nedeniyle davalının edim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirememiş olduğundan temerrüde düştüğü kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.Yapılan bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı ile müflis şirket arasında devremülk satış sözleşmesi ve devremülk kira sözleşmesinin akdedildiği, davacı tarafça kiraya ilişkin ücretler ve cezai şartlarla birlikte sözleşme edim bedeli bakımından da masaya kayıt başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre kayıt kabul davaları iflas masasına kayıt başvuru dilekçesindeki talepler ve izahatler ile sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı tarafından gerek kayıt kabul dilekçesinde gerekse dava dilekçesinde sözleşme edim bedeli talebi yani davacının ödemiş olduğu satış bedeli talebinin iadesi istenilmiş olmakla davacının sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullanıldığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bu doğrultuda TBK 125/3 uyarınca sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulmuş olup daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Dolayısıyla davacının somut uyuşmazlık bakımından her ne kadar iflas idaresince fazlaya ilişkin haklarının masaya kaydına karar verilmiş olsa da masa tarafından kaydı yapılan alacaklar mahkememizin yargılama konusu olmadığından bu hususta herhangi bir hüküm kurulmamış olup sözleşmeden dönme nedeniyle sadece 1164-08-16, 1196-09-20 devre nolu devremülklerin tapusunun iflas idaresine devri kaydıyla sözleşme edim bedeli olan 101.575,00 TL ile iflas tarihine kadar işlemiş 56.929,30 TL faiz olmak üzere toplam 158.504,30 TL'nin masaya kayıt ve kabulüne, kira tazminatı, cezai şart, bonus alacaklar ve tatil bedeli taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Yargıtay 6.HD 20.04.2022 tarih, ... sayılı kararında:"... Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu harç alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. İflas kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve kamu düzenine ilişkin sonuçlar meydana getirdiğinden maktu tarifenin mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gereklidir." denilmiştir.Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu harç alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin "tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. Maddesinin 2 fıkrasındaki "...Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. " düzenlemesi, tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek vekalet ücretine ilişkindir. Bu durumda kayıt kabul davası olarak yapılan yargılama sonucunda hükmedilecek vekalet ücretinin de kabul-red miktarı gözetilmeksizin taraflar lehine maktu olarak hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir. Bu bağlamda her ne kadar davacı tarafın 158.504,30 TL'lik alacağının masaya kaydına karar verilmiş olsa da kabul miktarı dikkate alınmaksızın davacı lehine 45.000,00 TL maktu vekalet ücreti ve davalı lehine de aynı karar doğrultusunda 45.000,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir.HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,... devre nolu devremülklerin tapusunun iflas idaresine devri kaydıyla edim bedeli olan 101.575,00 TL ile iflas tarihine kadar işlemiş 56.929,30 TL faiz olmak üzere toplam 158.504,30 TL'nin ... 2. İflas İdaresi nezdindeki ... İflas sayılı dosyası kapsamında iflas masasına 4. Sıradan KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsup edilerek bakiye 116,6 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 195,00 TL tebligat, posta gideri ile 29.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 29.195,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesap edilen(%49 kabul) 14.305,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır