3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan ByLock kullanıcı tespiti, HTS kayıtları incelemesi ve tekerrür hükümleri eksikliği nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, ByLock iletişim sistemi kullanımına dair eksik araştırma ve çelişkili tespitler nedeniyle bozmuştur; özellikle, sanığın kullandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının programın ilk kullanım tarihinden itibaren getirtilerek incelenmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki ekleyen/eklenen/irtibatlı kişilerin hukuki durumları ve ifadelerinin araştırılması, bir ByLock IDsinin gerçek kullanıcısı hakkında emniyetten gelen çelişkili raporlardaki tereddütlerin giderilmesi, uzman bilirkişi incelemesi yapılması ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasındaki hatanın giderilmesi suretiyle tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 15. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9.maddesi yollamasıyla 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ... başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Temyiz aşamasında Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen 20.12.2023 tarihli tutanakta ... ID numaralı ByLock hesabının gerçek kullanıcısının dava dışı ... isimli kişi olduğunun belirtildiği, yine Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 26.12.2023 tarihli tutanakta ise ... ID numaralı ByLock hesabının gerçek kullanıcısının sanık ... isimli kişi olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, ilgili birimlere müzekkere yazılıp ... ID numaralı ByLock hesabının gerçek kullanıcısının kim olduğunun sorularak tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespitinin istenmesi ve buna ilişkin evrakların temyiz denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu, 3-Kabul ve uygulamaya göre de; Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında sadece 5271 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince tekerrür hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.