Satış bedelinin ödenmediği ve hile iddiasıyla açılan tapu iptali, tescil veya tazminat davasında, taşınmaz satışında ihtirazi kayıt veya ipotek bulunmaması nedeniyle mülkiyet iadesi talebinin reddi ve kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Davacının, davalıya taşınmaz satışı sonrası bedelin ödenmediği iddiasıyla hile hukuki nedenine dayanarak açtığı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasında; mahkemeler, satış bedelinin ödenmemesi halinde taşınmazın geri alınması hakkının sözleşmede açıkça saklı tutulmaması veya ipotek gibi bir güvence sağlanmaması durumunda tapu iptali istenemeyeceğine, ayrıca harici sözleşmedeki "tapu devrinde" ibaresinin ödemenin devir anında yapıldığına dair karine oluşturduğuna ve davacının bedelin ödenmediğini ispatlayamadığına, davalının hileli davranışının da bulunmadığına hükmederek davacının tüm taleplerini reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili; davacının inşaat ve emlak işleri ile uğraştığını, davalı ile aralarında Karaman ili, ... ilçesi, ... Mh. 49 61... parsel 4 nolu bağımsız bölümün toplamda 1.500.000,00 TL'ye kendisine satılması konusunda bir yazılı anlaşma yaptıklarını, davacının bu yazılı sözleşme kapsamında taşınmazın tapu kaydını davalıya devrettiğini ancak sözleşmeye göre bu taşınmazın bedelinin dava dışı ... adına olan 30.06.2022, 30.09.20 22... .10.2022 tarihli toplamda 1.500.000,00 TL'lik evrakların verilmesiyle ödeneceğini, davalının taşınmazın tapusunu almasına rağmen anlaşılan 1.500.000,00 TL'yi davacıya ödemediğini ileri sürerek dava konusu Karaman ili, ... ilçesi, ... Mh. 49 61... parsel 4 nolu bağımsız bölümün davalı adına mevcut bulunan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini, olmadığı takdirde tazminat istemiştir.Davalı vekili; davalının taşınmaz bedelini davacıya ödediğini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacının satış bedelinin yani semenin sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını iddia ettiğini, taşınmazların devri sırasında satış bedeli üzerinden ipotek yaptırmadığı gibi bedel ödenmediği takdirde taşınmazın mülkiyetinin iade edileceğine dair ihtirazi kayıt da koydurmadığını, bedelin sonradan ödeneceği hususunda davalı ile aralarındaki sözleşmede de bir hüküm bulunmaması nedeniyle davacı tarafından ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; TBK'nın 235. maddesi hükmü uyarınca, satış bedelinin ödenmemesi halinde akdi feshederek satışa konu şeyin geri alınması hakkı saklı tutulmadıkça veya bu konuda bir ihtirazi kayıt dermeyan edilmedikçe, satılan şeyin istirdatı istenemez. Taraflarca bedelin sonra ödeneceği kararlaştırılmış ise TMK’nın 893. maddesi hükmü uyarınca satış bedeli üzerinden ipotek yaptırılması mümkün bulunduğu gibi, bedel ödenmediği takdirde taşınmazın mülkiyetinin iade edileceğine dair ihtirazi kayıt konulabilir. Bedelin sonradan ödenmesi taraflarca kararlaştırılmış ve ihtirazi kayıt konulmamış ise, satıcının hakkı bedel olup ödenmemesi halinde yasal yollara müracaat ederek tahsili sağlanabileceğinden ödememe, tapu iptali ve tescilin hukuki nedenini teşkil etmeyeceğinden sözleşmeden dönmek suretiyle satılanın geri alınmasına yönelik davacının tapu iptali ve tescil istemi yerinde olmadığı, bedel tazmini yönünden ise davacının dava konusu taşınmazın satışı konusunda davalı ile anlaştığı, tapudaki satış işleminin iradi olduğu, satış sözleşmesini yapması konusunda davalının hileli bir davranışının bulunmadığı anlaşılmaktadır. TBK'nın 207/2.maddesi gereği resmi akitten önce düzenlendiği kabul edilen harici sözleşmede 1.500,000,00 TL bedelli evrakların (senetlerin) özellikle "tapunun devrinden sonra" yazılı olmayıp "tapu devrinde" davacıya teslim edileceğine dair sözleşme hükmüne göre tapu devrinde satış bedeli olarak kararlaştırılan senetlerin teslim edilerek bedelin ödenmesine mukabil tapunun devredildiği davalı alıcı lehine karine olduğu kabul edilmelidir. Bunun aksini ise satıcı ispatlayacaktır. Davacı tarafça da karinenin aksi ispatlanamadığından İlk Derece Mahkemesince davacının asıl ve terditli taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.