Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, otobüs şoförünün cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda bozma sonrası hükmün temyiz incelemesi.
Özet: Sanığın halk otobüsü şoförü olarak, otobüste tek kalan yolcu mağduru cinsel amaçla otobüsten inmesine engel olup hürriyetinden yoksun bırakma suçundan verilen mahkumiyet kararının, Yargıtayın etkin pişmanlık ve tekerrür hükümlerinin hatalı uygulanması yönündeki bozma kararı sonrası yeniden kurulmasına ilişkin çeşitli temyiz itirazları; ceza miktarındaki hata iddiası, eksik araştırma ve lehe hükümlerin uygulanmaması talepleri ışığında incelenerek, yargılama sürecinin usul ve yasaya uygun olduğu, delillerin yeterliliği ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. Yargıtay Bozma KararıGebze 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından verilen 13.11.2019 tarihli kararın katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.04.2024 tarihli ve █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı ile; "...B.Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;1. Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın, otobüsteki diğer yolcular indikten sonra otobüsü hiç durdurmayarak katılanın araçtan inmesine engel olduğu, katılana "vurulduğunu" söyleyerek ısrarla birlikte zaman geçirmeye ikna etmeye çalıştığı, bunun üzerine katılanın o sırada kendisini merak ederek arayan arkadaşı tanık ..'ye mesajlar göndererek arkadaşını durumdan haberdar ettiği ve arkadaşını olaydan haberdar ettiğini sanığa da söylemesi üzerine sanığın katılanı otobüsten indirdiği somut olayda sanığın katılanı kendiliğinden serbest bırakmadığı, yakalanma korkusu ve amacına ulaşamayacağını anlaması sebebiyle serbest bıraktığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinin uygulama koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanarak cezada indirim yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur..." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama SüreciBozma üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109/1, 5, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; sanık hakkında hükmolunan cezanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/5. maddesinin uygulanması sonrasında aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca yapılan indirim neticesinde cezanın 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken 1 yıl 3 gün hapis cezası olarak belirlenerek hataya düşüldüğüne, kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.2. Katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, üst sınırdan mahkumiyete hükmedilmesi gerekiğine, takdiri indirim hükmünün uygulanamayacağına, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.3. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, cinsel amaçla işlendiği gerekçesiyle cezanın artırılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine, re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaat halinde etkin pişmanlık hükmünün ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, sanığın, şoförlüğünü yaptığı halk otobüsüne binen katılana, otobüste hiçbir yolcu kalmadığı sırada dikiz aynasından bakarak "iyi misin, sizi iyi görmedim, size kola su alayım mı, bir saat birlikte takılalım" dediği, katılan inmek istediğinde otobüsü durdurmayarak yola devam ettiği, katılana, "böyle bir şey olamaz sana vuruldum" şeklinde sözler söyleyerek ve ısrarla katılanın otobüsten inmesine izin vermeyerek cinsel amaçla hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkin olarak;1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan görüntü inceleme tutanağı, cep telefonu mesaj kayıt çıktıları, katılan beyanları, tanık anlatımları, sanık savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı kapsamındaki delillere göre, sanığın üzerine atılı suçu gerçekleştirdiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükmünün uygulama dışı bırakılmasında, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle lehe hükümlerin uygulama dışı bırakılmasında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olması nedeniyle kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmedilen cezanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 109/1 ve 109/5. maddelerinin uygulanmasından sonra aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca yapılan indirim neticesinde cezanın 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak belirlenmesi yerine hesap hatası yapılarak 1 yıl 3 gün hapis cezası olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hükümde 4. bentte yer alan "3 gün" ibaresi çıkarılarak yerine "3 ay" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.