İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin, navlun faturasından doğan 27.850 EUR alacak için yaklaşık ispat yetersizliğiyle reddedilen ihtiyati haciz talebine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, nakliye ücreti alacağına ilişkin ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince, sunulan faturalar, e-postalar ve CMR belgelerinin yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığı, hizmetin ifası ve temsil yetkisi gibi konularda belirsizlikler bulunduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, alacaklının bu karara itiraz ederek istinafa başvurmasını konu almaktadır; alacaklı vekili, mahkemenin hukuka aykırı şekilde ek koşullar aradığını, dosyada yer alan borç ikrarı içeren e-postalar ve taşıma belgeleriyle desteklenen faturaların ihtiyati haciz için yeterli yaklaşık ispat teşkil ettiğini savunarak, kararın kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI: ███████ D.İş - ███████ D.İş Karar
TALEP: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP : İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Davalı şirket (gönderici) ...Anonim Şirketi tarafından, Avrupa'daki farklı lokasyonlara sevkiyata ilişkin taşıma/taşıtma organizasyonu hizmeti müvekkili olduğu davacı şirketten temin edildiğini, taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari iş ilişkisinde davalı firma zamanla ödeme vadelerini geçirmeye başlamış ve son 2-3 aydır vadesi geçen faturalarını ödemeyi terk ettiğini ancak gelinen son durumda 13.03.2026 tarihinde ve sonrasında ödeme yapılmadığını, davacının çok zor duruma düştüğünü, vade tarihi olan 28.01.2026'dan bugüne kadar müvekkilini oyalayan davalı 45 gündür ödemekten kaçınmaktadır ve her seferinde yeni bir tarihte ödeyeceği beyanıyla müvekkilinin iyi niyetini kötüye kullandığını, davalının borcu kabul etmesine rağmen ödemeyi sürekli ertelemesi ve “nakit sıkışıklığı” beyanları, alacağın cebri icra yoluyla tahsilinin tehlikeye düşebileceğini göstermekte; ihtiyati haciz tedbirini zorunlu kıldığını, davalı borçlunun, davacıya olan 27.850,00 EUR asıl alacağı (ve fer'ileri) için, borçlunun borcunu karşılayabilecek derece de taşınır, taşınmaz malları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aksi takdirde ise mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, İİK m.258 uyarınca talebin duruşmasız / dosya üzerinden incelenerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Tüm dosya kapsamına göre; Fatura bedelleri toplamı 27.850,00 EUR üzerinden karşı taraf hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de dosya kapsamına göre talep eden tarafından sunulan delillerin yaklaşık ispat koşulunu sağlamaya yeterli olmadığı, taşıma işinin süresinde ve hasarsız olarak yerine getirilip getirmediğinin bu aşamada belirli veya belirlenebilir olmadığı, talep eden tarafından sunulan mail yazışmalarının davalı şirketi temsile yetkili kişilerce yapılıp yapılmadığının bu aşamada belirli olmadığı alacak iddiasının ve miktarının ve faturaya konu hizmetin verilip verilmediği tespitinin yargılamayı gerektirdiği, karşı tarafın kaçtığı veya mal varlığını eksilttiğine yönelik de herhangi bir delil bulunmadığı bu aşamada ihtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak; ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, muaccel alacak bakımından iik m.257/2’deki ek koşulları fiilen aradığını bu hususun hukuka aykırı olduğunu, somut olayda alacağın muaccel olduğunu, dosyada yer alan altı adet faturanın ilk beşinin vadesi 28.01.2026, sonuncusunun vadesi ise 19.02.2026 olup toplam alacağın 27.850,00 EUR olduğunu, talep dilekçesinde bu hususların açıkça gösterildiğini, dosyadaki faturalar, cmr/teslim belgeleri ve borç ikrarı içeren e-postalar, İİK m.258 anlamında yaklaşık ispat için fazlasıyla yeterli olduğunu, e-postaları gönderenlerin temsil yetkisine ilişkin tereddüt, bu aşamada red gerekçesi yapılamayacağını, mahkemenin, gerek görüyorsa teminat belirleyebilirken doğrudan reddine karar verdiğini, davacının talep dilekçesi ekinde yalnızca tek taraflı faturalara değil, her faturaya tekabül eden taşımanın ifasını ve teslimini gösteren CMR/teslim belgelerine ve ayrıca borcun varlığını, vadesini ve ödeneceğini kabul eden e-posta yazışmalarına dayandığını, mahkemenin “faturaya konu hizmetin verilip verilmediğinin tespitinin yargılamayı gerektirdiği” yönündeki yaklaşımının ihtiyati haczin doğasına ve yaklaşık ispat standardına uygun olmadığını, beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Talep, taşıma sözleşmesininden kaynaklanan navlun faturasına dayalı alacağa ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
İhtiyati haciz isteyen taraf, taşımanın yapılmasına rağmen taşıma ücretinin ödenmediği iddiasıyla incelemeye konu ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin █████/2019 Tarih,█████████ E-█████████ K).
Somut olayda, davacı tarafça talep dilekçesi ekinde e-faturalar, CMR belgeleri ve mail yazışmalarının dayanak olarak sunulmuştur. Ancak, taşıyıcı tarafından düzenlenen faturalar ve CMR belgelerinde taşıma hizmetinin verildiğine ilişkin karşı taraftan sadır olmuş bir kayıt içermemektedir. Davacının dayandığı mail yazışmalarının niteliği ve davacının düzenlediği faturalar ve CMR belgeleri ihtiyati haczin değerlendirildiği tarih itibariyle yaklaşık ispat şartını sağlamaya yeterli değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!