Personel taşıma sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla cezai şartın tahsili talebine yönelik itirazın iptali davası ve haklı fesih savunması.
Özet: Bu hukuki evrak, bir personel taşıma sözleşmesinin davalı şirket tarafından feshi sonrası ortaya çıkan cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davacı şirket davalının sözleşmeyi haksız feshettiğini ve cezai şartı ödemediğini ileri sürerken, davalı şirket ise sözleşmeyi davacının hizmet kalitesi ve araç standartlarına uymaması nedeniyle haklı olarak veya karşılıklı mutabakatla feshettiğini savunarak cezai şart talebinin yersiz olduğunu iddia etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (taşıma sözleşmesi kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı şirket ile aralarında imzalanan 03.03.2025 Tarihli Personel Taşıma Sözleşmesinin davalı şirket tarafından feshedildiğini, cezai şartın ödenmesi amacıyla davalı şirkete ihtarname gönderildiğini ancak ödemenin yapılmadığını ve bunun üzerine --- İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı dosyasından cezai şartın tahsili amacıyla ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalı yanın itirazı sonucunda takibin durduğunu sonuç olarak; davanın kabulünü, ---. İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı ilamsız icra takibindeki davalı şirketin itirazının iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine olmak üzere asıl alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklı taraf ile aralarında imzalanan 03.03.2025 tarihli Personel Taşıma Hizmeti Sözleşmesi gereğince yüklenici şirketin ( ---) sözleşmenin 4.3. maddesinde açıkça taahhüt edilen "yeni veya /0 yaş altı araçlara ağırlık verme" ile “temizlik, konfor, güvenlik" standartlarına uymadığını, taraflarınca bu durumun defalarca sözlü olarak davacı firmaya bildirildiğini, davacı tarafın da bu eksikliği kabul ederek düzeltme için süre talep ettiğini yani sözleşmeye aykırılığı bizzat ikrar ettiğini, buna rağmen verilen sürede sorunun giderilmediğini, taşımada kullanılan araçların yine eski, bakımsız ve uygunsuz durumda kalmaya devam ettiğini, bu durumun Türk Borçlar Kanunu'nun 112, 113 ve 125. maddeleri uyarınca sözleşmeden doğan asli edim yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle haklı fesih hakkı oluşturduğunu, taraflar arasında yapılan görüşmeler sonrasında davacı tarafın yetkilisinin de "O zaman karşılıklı olarak sözleşmeyi bitirelim" şeklinde beyanda bulunduğunu, taraflarınca da bu beyana güvenerek aynı gün sözleşmenin karşılıklı olarak sona erdirildiğini teyit eden bir e-posta gönderildiğini, ancak davacı tarafın bu e-postaya dönüş yapmadığını, buna rağmen 01.08.2025 Cuma sabahı personellerinin her zamanki saatte servis noktasında beklediğini, ancak davacı firmaya ait araç hiç gelmediğini, aynı şekilde akşam servisi de yapılmadığını, dolayısıyla sözleşmenin fiilen sona erdiğinin karşılıklı mutabakatla feshedildiğinin anlaşıldığını, aksi halde de davacı tarafın edimini yerine getirmemesi (servis gelmemesi) sebebiyle haklı fesih koşullarının oluştuğunun açık olduğunu, sözleşmenin davacı taraf tarafından sözleşme kapsamındaki asli yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle haklı fesih niteliğinde olduğunu, davacı tarafın "tek taraflı, ani fesih" gerçeğini, yansıtmadığını, feshin haklı ve anlaşmalı şekilde gerçekleştiğini, bu nedenle cezai şartın uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının haksız ve dayanaksız itirazın iptali davasının reddine, 75.000 TL cezai şart talebinin haksız olduğuna ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir (--- Bam ---.HD -----. Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir (Yargıtay ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 76.091,10 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının █████/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip dosyası ve sair kayıtlar temin edilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça usulüne uygun şekilde feshedilip edilmediği, buna göre cezai şartın tahsili amacıyla davacı tarafça başlatılan takibe itirazında davalının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Temin edilen █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "... Davalı tarafından yapılan feshin sözleşmenin 7.6, 7.7 ve 10.1 maddelerine aykırı olduğu,İkale iddiası yönünde herhangi bir bilgi/belgenin dosyada mevcut olmadığı,Feshin haksız ve sözleşmede kararlaştırılan usule aykırı olduğu,Cezai şart alacağının bulunduğu,75.000,00 TL cezai şart alacağı ve 1.091,10 TL icra takibi tarihine kadar işlemiş faiz alacağının hesap edildiği " belirlemelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin (--), sözleşmenin 7.6.maddesinde öngörülen fesih usullerine (30 gün önceden yazılı noter ihtarı) uymaksızın ve 7.7. maddesinde öngörülen aykırılık giderme prosedürünü uygulamaksızın, sözleşmeyi süresinden önce feshettiği, buna göre sözleşmenin 6.1. maddesinde düzenlenen cezai şart koşulların gerçekleştiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2. Maddesi gereği ilgili fesih usullerine uyulsa dahi şirketin sözleşmeyi sebepsiz olarak veya haklı sebep göstermeksizin feshetmesi halinde de cezai şartın uygulanacağının düzenlendiği; yine 6.3. maddesinde de 7.6. maddesine aykırılık halinde de cezai şartın uygulanacağını hükme bağlandığı; sözleşmenin 6.1. maddesinde kararlaştırılan cezai şartın "ifaya eklenecek cezai şart” niteliğinde olup miktarının 75.000,00 TL olduğu; her iki taraf da tacir sıfatını haiz olduğundan, TTK m. 22 gereğince davalı kural olarak fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim talep edilemeyeceği; davalı şirketin BA-BS analizinden 2025 yılında toplam 121.735.853,96 TL matrah üzerinden faaliyette bulunduğu, 9 aylık KDV beyannamelerinin verildiği ve şirketin aktif ticari faaliyetini sürdürdüğü görülmekle bu büyüklükteki bir ticari işletme için 75.000,00 TL tutarındaki cezai şartın şirketin iktisadi yıkımına yol açacak nitelikte olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, likit olduğu değerlendirilmekle asıl alacağın %20 si tutarında inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın kabulü ile davalının --.İcra Müdürlüğü’nün --- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına,Likit olduğu değerlendirilmekle asıl alacağın %20 si tutarında inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-HARÇLARAlınması gerekli 5.197,78 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 918,99 TL peşin harcından mahsubu ile eksik bakiye 4.278,79 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-VEKALET ÜCRETİAvukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİDavadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİa-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 1.534,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 8.500,00 TL Bilirkişi ücreti ve 93,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 8.593,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.