Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunda Basın Kanunundaki iddianame açma süresinin aşıldığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemi.
Özet: Sanığın haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddi üzerine, yayımlanan eser aracılığıyla işlenen suçlarda Basın Kanununda öngörülen altı aylık dava açma süresinin, şikayet dilekçesinin Cumhuriyet Başsavcılığınca havale edildiği 17.01.2020 tarihinden itibaren işlemeye başladığı ve iddianamenin yasal süre olan 17.07.2020 tarihinden sonra, 20.07.2020 tarihinde onaylandığı gerekçesiyle davanın süresinde açılmadığı anlaşıldığından, ilgili kararın kanun yararına bozulması talep edilmektedir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ Değişik işSUÇ : Haberleşmenin gizliliğini ihlalKARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci kararıYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıHaberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı TCK'nın 132/3, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına ilişkin İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Değişik iş sayılı kararının 04.04.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli ve 94660652-105-34-14859-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB- ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, müştekinin █████/2020 tarihli dilekçesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu ve şüpheli tarafından yazılmış olan '... bir ... ...' isimli kitapta, müşteki tarafından şüpheliye gönderilmiş kişisel e-postaları şüphelinin ifşa ettiğinden bahisle şikayetçi olunması üzerine sanık hakkında yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 132/3. maddesi ' Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-███████ md.) İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.' düzenlemesi ile,5187 sayılı Basın Kanunu'nun 26. maddesi (1) ve (2). fıkralarında yer alan 'Basılmış eserler veya internet haber siteleri yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar ve internet haber siteleri yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur.Bu süreler basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten, internet haber siteleri için ise habere ilişkin suç ihbarının yapıldığı tarihten başlar. Basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmemesi halinde yukarıdaki sürelerin başlama tarihi, suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarihtir. Ancak bu süreler, Türk Ceza Kanununun dava zamanaşımına ilişkin maddesinde öngörülen süreleri aşamaz.' düzenlemeleri bir arada değerlendirildiğinde,Davanın UYAP safahat kaydından da anlaşılacağı üzere, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca söz konusu iddianamenin █████/2020 tarihinde fiziken ve █████/2020 tarihinde UYAP sistemi üzerinden düzenlenip, █████/2020 tarihinde Cumhuriyet Başsavcısı tarafından görüldü işlemi yapılarak onaylanmasını müteakip, mahkemesine tevdii edilmesi sonrasında, mahkeme Hâkimi tarafından █████/2020 tarihinde iddianame üzerine fiziken havale işlemi yapılarak aynı tarihte iddianamenin kabulüne karar verildiği, müşteki vekili tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan, ekinde şikayet konusu e-postaların yer aldığı kitabın da bulunduğu █████/2020 tarihli dilekçenin, Cumhuriyet Savcısı tarafından evrak üzerinde fiziken havale işleminin █████/2020 tarihinde yapılmış olduğu, bu nedenle söz konusu eyleme yönelik 5187 sayılı Kanunun 26. maddesinde düzenlenen altı aylık sürenin █████/2020 tarihinde başlayıp █████/2020 tarihinde sona ereceği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianamenin görüldü işleminin █████/2020 tarihinde yapılmış olduğu, dolayısıyla anılan Savcılıkça yasal süre geçtikten sonra inceleme konusu kamu davasının açılmış olduğu anlaşıldığından, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEKatılan vekilinin 13.01.2020 tarihli şikâyet dilekçesi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.01.2020 tarihinde fiziken havale işlemi yapıldığı, yapılan soruşturma neticesinde 14.07.2020 tarihinde UYAP sisteminde, 18.07.2020 tarihinde ise fiziken iddianame düzenlendiği ve bu iddianamenin Cumhuriyet Başsavcısı tarafından 20.07.2020 tarihinde onaylanmasını müteakip mahkemesine tevzi edildiği 27.07.2020 tarihinde mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır. 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 26. maddesi gereğince suça konu basılmış eserin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten itibaren altı ay içerisinde dava açılmasının muhakeme şartı olarak öngörüldüğü dikkate alındığında, somut olayda en geç 17.07.2020 tarihinde açılması gereken kamu davasının 27.07.2020 tarihinde mahkemesince kabul edilen iddianameye dayalı olarak süresinden sonra açıldığı belirlenmiş olduğundan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli ve ████████ Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.