HMK 177. madde değişikliği sonrası bozmadan sonra ıslahın, bozmaya uyma ile oluşan usuli kazanılmış hakkı (edinilmiş mal kabulü) ortadan kaldıramayacağına ilişkin katılma alacağı kararı.
Özet: Yargıtay, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 7251 sayılı Kanun ile değişen 177. maddesi uyarınca bozma sonrası ıslahın kural olarak mümkün olduğunu ancak bozmaya uyulmakla ortaya çıkan hukuki durumu ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları ortadan kaldıramayacağını belirtmiştir; somut olayda, mahkemenin önceki bozma kararına uyarak araç yönünden davacı lehine edinilmiş mal niteliği ve katılma alacağı hakkı oluşmasına rağmen, davalının bozma sonrası yaptığı ıslah ile kişisel mal savunmasını yeniden ileri sürmesi ve mahkemenin bu savunmaya dayanarak davayı reddetmesi, davacının kazanılmış hakkını ihlal ettiğinden hatalı bulunarak hükmü bozmuştur.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Islah kurumu, HMK'nin 176. ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
2. Islah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur.
3. Islahın zamanı ve şekli, HMK'nin 177. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nin 177/1. maddesinde "Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir." hükmü yer almakta olup Yargıtay'ın 04.02.1948 tarih ve ███████ Esas, 1948/3 Karar sayılı, yine 06.05.2016 tarih ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları gereği uygulama bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı ve bozma sonrası ıslah taleplerinin reddi gerektiği şeklinde gerçekleşmiştir.
4. Bununla birlikte, HMK'nin 177. maddesinde yer alan ıslahın zamanı hususunda 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile açıklayıcı bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre; birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra olarak "Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz." hükmü getirilmiştir. Yapılan değişiklik ile kural olarak bozma ilamından sonra ilk derece mahkemesinde tahkikat ile ilgili bir işlem yapılması halinde iş bu tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılması mümkün hale getirilirken iş bu kuralın istinası ise yapılacak ıslah ile bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağıdır.
5. Değişiklik ile kural olarak bozma sonrası ıslah mümkün hale gelirken bu kuralın istinası olan ıslah ile bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durumun ortadan kaldırılamayacağından ne anlaşılması gerektiğidir. Bozma ilamına uymakla taraflar lehine usuli kazanılmış haklar oluşmakta olup bu hakları ortadan kaldıracak şekilde ıslah yapılması mümkün olmayacaktır.
6. Somut olayda, Mahkemenin 24.11.2022 tarihli kararının Dairemizin 16.05.2024 tarihli kararı ile ''... Mahkemece, bir eşin çalışmasının karşılığı olan edinimlerin edinilmiş mal olduğu ve davalı tarafından süresinde kişisel mal savunmasında bulunulmadığı gözetilerek, araç yönünden davacının katılma alacağının kabulüne karar verilmesi gerektiği ...'' belirtilerek bozulmasına karar verildiği; Mahkemece bozmaya uyulduğu, bozmaya uyulduktan sonra davalı tarafın cevap dilekçesini ıslah ettiği, Mahkemece ıslah edilen cevap dilekçesindeki kişisel mal savunması gözetilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, kural olarak davalının bozmadan sonra ıslah yapması mümkün ise de, Mahkemece bozmaya uyulmakla davacı lehine aracın edinilmiş mal olduğuna ve araç yönünden davacı lehine katılma alacağının kabulüne karar verilmesine yönelik ortaya çıkan hukuki durumun ıslahla ortadan kaldırılamayacağı göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!