Davalı erkeğin kesinlik sınırı altında kalan alacak ve davacı kadının asıl temyizin reddine bağlı katılma temyizlerinin usulen reddine ilişkin karar.
Özet: Tapu kaydının iptali ve tescili ile mal rejiminden kaynaklı alacak taleplerine ilişkin davada, bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi neticesinde, davalı erkeğin temyiz başvurusunun hükmedilen alacak miktarının kanuni kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle usulden reddine karar verilmiş; davacı kadının asıl temyiz başvurusunun esasa girilmeden reddi nedeniyle katılma yoluyla yaptığı temyiz talebi de reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ : Tapu Kaydının İptali ve Tescili ile Mümkün Olmaması Halinde Değer Artış Payı ve Katılma AlacağıİLK DERECE MAHKEMESİ : Sivaslı Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili ve katılma yoluyla davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;1. Davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin incelemesinde;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davalı erkek aleyhine tespit edilen, hükmedilen ve temyize konu edilen toplam alacak miktarı 213.049,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.2. Davacı kadın vekilinin katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinin incelemesinde;6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesinin birinci fıkrasının atfı üzerine aynı Kanun'un 347 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 348 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı temyiz dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde katılma yoluyla temyiz yoluna başvurulabilir. 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesinin birinci fıkrasının atfı üzerine aynı Kanun'un 348 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusu talebinden feragat edilirse veya temyiz başvurusu esasa girilmeden reddedilirse, katılma yoluyla başvuranın talebi de reddedilir.Bu durumda da, davacı kadın vekili bölge adliye mahkemesi kararını tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz etmeyip karşı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) temyiz ettiği anlaşılmakla; asıl temyiz başvurusu da esasa girilmeden reddedildiğinden katılma yoluyla davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekir.KARARAçıklanan sebeple;1. Davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2. Davacı kadın vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin asıl temyiz dilekçesinin reddine karar verildiğinden REDDİNE,Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.