Güvenlik görevlisinin, ücretlerinin eksik ödenmesi nedeniyle haklı feshine dayalı kıdem tazminatı ve işçilik alacakları davasında alt işverenlik sorumluluğuna ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı işçi, ücretlerinin eksik ve düzensiz ödenmesi ile son aya ait ücretinin ödenmemesi gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, işçinin haklı feshini ve alacak taleplerini kabul ederek birincil işveren olan güvenlik şirketi ile hizmet alım sözleşmesi bulunan lojistik şirketini sorumlu tutarken, lojistik şirketi ise temyiz başvurusunda hizmet sözleşmesinin geçerlilik süresiyle sınırlı sorumluluğu olduğunu ileri sürmüştür.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 40. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Lojistik Tic. AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.12.2012 tarihinde güvenlik görevlisi olarak işe başladığını, çalışmaya devam ederken proje kalmadığı gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilip sonra tekrar 09.09.2014 tarihinde işe alındığını, müvekkilinin aylık ücretinin bir kısmının elden bir kısmının ise banka aracılığıyla ödenmesi, ücretlerin düzensiz ve eksik yatması ve son aya ait aylık ücretinin ödenmemesi nedeniyle 04.10.2015 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, 1.490,00 TL ücret aldığını, müvekkilinin davalı işyerinde haftanın 4 günü 12 saat, 1 günü 24 saat çalıştığını, müvekkiline gece çalışmalarından kaynaklanan haftalık 12 saat, gündüz çalışmasından kaynaklanan 3 saatlik fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının olduğunu, son 19 günün ücretinin ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, ücret ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı ... İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkil Şirkette hiçbir zaman çalışmadığını, müvekkilinin davalı sıfatı bulunmadığından husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... Ltd. Şti. (Koruma Güvenlik Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının 19.12.2012 tarihinde işe başladığını, belirli süreli iş sözleşmesinde ücretinin 940,50 TL olduğunun görüldüğünü, davacının ücretinin bir kısmının elden bir kısmını bankadan aldığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının feshe ilişkin gösterdiği gerekçelerin gerçeğe aykırı olduğunu ve feshin haksız olduğunu, bu nedenle kıdem tazminatı isteminin reddi gerektiğini, fazla çalışma ücret talebinin haksız olduğunu, iş sözleşmesinde yılda 270 saat fazla çalışma yapılacağının belirtildiği, davacının dinî ve millî bayramlarda çalışma ücreti, hafta tatili, yıllık izin ücretine ilişkin istemlerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkil Şirketle diğer davalı ... Güvenlik Şirketi arasında 07.01.2014 tarihinde güvenlik hizmeti alımına yönelik sözleşme imzalandığını, davacının bu kapsamda diğer davalı bünyesinde istihdam edildiğini, sözleşmenin 16.01.2014-30.04.2015 tarihleri arasında geçerli olduğunu, netice itibarıyla davacının Şirkette 16 ay çalıştığını, bu 16 aylık süreçte hak ettiği işçilik alacaklarının diğer yüklenici firmaya ödendiğini, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi ortadan kaldırma ilamı sonrasında davacının davalı ... Güvenlik Şirketi nezdinde 19.12.2012- 31.03.20 14... .09.2014-19.10.2015 tarihleri arasında çalıştığı, davalı ... Şirketi ile ... Güvenlik Şirketi arasında 16.01.2014 tarihinde güvenlik hizmeti alımına yönelik sözleşme imzalandığı, hizmet alım sözleşmesi ve ek protokolün sunulduğu, davacının ödenmeyen ücret alacakları olduğu, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, davacının kullanmadığı yıllık ücretli izinlerinin olduğu, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı belirtilerek davalı ... Şirketi yönünden husumetten davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;1. Müvekkil Şirket ile diğer davalı ... Güvenlik Şirketi arasında imzalanmış olan 30.03.2015 tarihli Ek Protokol ile 07.01.2014 tarihli sözleşmenin yürürlük süresinin 30.04.2015 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiğini, davalı Şirketin davacının talep etmekte olduğu alacaklardan sorumluluğunun bulunduğunun kabulü ihtimalinde dahi ilgili sorumluluğun 30.04.2015 tarihinden sonra doğmuş alacakları kapsamadığını,2. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 30.04.2015-04.10.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarını Müvekkil Şirkete ait iş yerinde gerçekleştiği kabul edilerek hesap yapılmasının hatalı olduğunu,3. Bilirkişi raporunda yıllık 270 saate kadar fazla mesainin ücrete dahil olduğuna ilişkin hükmün dikkate alınmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı ... Şirketi yanında hizmet süresinin tespiti ile talep edilen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı ile hesaplanması noktalarında toplanmaktadır.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Şirketi vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Taraflar arasında hizmet süresi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.Somut olayda davacı 19.12.2012-31.03.20 14... .09.2014-04.10.2015 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını iddia etmiştir. Davalı taraf, diğer davalı ... Güvenlik Şirketi ile aralarında imzalanmış olan 30.03.2015 tarihli Ek Protokol ile 07.01.2014 tarihli sözleşmenin yürürlük süresinin 30.04.2015 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiğini, davalı Şirketin davacının talep etmekte olduğu alacaklardan sorumluluğunun bulunduğunun kabulü ihtimalinde dahi ilgili sorumluluğun 07.01.2014-30.04.2015 tarihleri arasında kabul edilmesi gerektiğini iddia etmiştir. Mahkemece, davacının ... Lojistik bünyesinde toplam kıdem ve hizmet süresinin 09.09.2014-04.10.2015 tarihleri arasında olduğu kabul edilerek alacaklar hesaplanmış ve hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamında bulunan ... Güvenlik Şirketi ile ... Şirketi arasında güvenlik hizmetine ilişkin ihale sözleşmelerinin bulunduğu, 30.03.2015 tarihli ek protokol ile imzalanan son ihale sözleşmesinin süresinin 30.04.2015 tarihine kadar uzatıldığı, ... Şirketi tarafından son hak ediş ödemesinin 22.05.2015 tarihinde yapıldığı, bu hâliyle davacının davalı ... Şirketi yanında 30.04.2015 tarihine kadar çalıştığının kabul edilerek talep edilen alacakların buna göre hesaplanması gerekirken aksi yönde karar verilmesi hatalıdır.3. Sözleşme özgürlüğü kuralı uyarınca yasal sınırlar içinde kalan fazla çalışma ücretinin aylık ücretin içinde olduğuna dair sözleşme hükümleri kural olarak geçerlidir. Dairemiz; yerleşik hâle gelen ilkeleri ile fazla çalışma ücretinin, ücrete dâhil olarak kararlaştırılmış olmasına sınırlı olarak değer vermektedir. Bu bağlamda sözleşme hükümlerinin geçerliliğine getirilen iki temel sınırlama mevcuttur. Bunlardan ilki, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesi gereği fazla çalışma süresinin bir yılda 270 saatten fazla olamayacağı; diğeri ise kararlaştırılan aylık temel ücretin asgari ücretin üzerinde olması gerekliliğidir. Bir başka anlatımla Dairemiz, ücret seviyesinin yüksekliğini kaydın geçerliliğinin tespitinde dikkate almaktadır. Diğer yandan iş sözleşmesinin devamı sırasında işçinin bir hakkından feragat etmesi veya hakkından feragat sonucu doğuran bir işlem yapması geçersizdir. Ancak fazla çalışmanın temel ücret içinde ödeneceğinin kararlaştırılmış olması, fazla çalışma ücretinden feragat anlamına gelmez. Fazla çalışma ücreti ödenmeyeceğinin kararlaştırılması ile fazla çalışmanın temel ücret içinde ödeneceğinin belirlenmesi birbirinden farklı kavramlardır (... i, ..., ..., "Anayasa Mahkemesinin Fazla Çalışmaya İlişkin Bireysel Başvuru Kararının Değerlendirilmesi (... Başvurusu)", Çimento İşveren, Cilt 36, Temmuz 2022, Sayı 4, 8-35, s.31). Bu bağlamda davacı fazla çalışma ücretinden feragat etmiş değildir. Fazla çalışma onayı alınmasına ilişkin düzenleme, işçinin fazla çalışma yapmaya zorlanamaması bakımından önemlidir. Düzenlemenin amacı, işçiyi işverenin olası haksız feshine karşı korumaktır. Fazla çalışma ücretinin karşılığının kararlaştırılan temel ücretin içinde olduğuna ilişkin kayıtlar ise fazla çalışmanın ücretlendirilmesine ilişkindir. İş sözleşmesindeki kayıt ile taraflar, fiilen yapılan fazla çalışmanın nasıl ücretlendirileceğini belirlemişlerdir. Fazla çalışma ücreti dâhil edilerek belirlenen ücret, işçinin aylık temel ücreti olduğundan iş sözleşmesindeki kayda rağmen yapılmayan fazla çalışmanın karşılığı ücretin, işverence geri istenmesi de mümkün olmaz. Şu hâlde fazla çalışma onayı alınması ile iş sözleşmesinde temel ücret içinde fazla çalışma ücretlerinin ödeneceği kuralı arasında herhangi bir bağlantı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil olduğu kararlaştırılmıştır. Davacının kabul edilen ücretinin yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresini karşılayacak miktarda olması karşısında, ücretin içinde ödendiği anlaşılan fazla çalışmanın (aylık 22,5 saat, haftalık 5,2 saat) ispatlanan fazla çalışma süresinden indirilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.