İş sözleşmesinin haklı feshi, mobbing, fazla çalışma, yıllık izin ve ulusal bayram alacakları talepli işçi alacakları davasında tanık beyanının değerlendirilmesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Çalışma koşullarının ağırlaştırılması, ücret ve hakların ödenmemesi ile mobbing iddialarıyla iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri süren davacının kıdem tazminatı, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları yönünden davası kısmen kabul edilirken, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının tek tanığının fazla çalışma hususunda yeterli bilgiye sahip olmaması gerekçesiyle fazla mesai talebini reddetmiş olup, bu kararı her iki taraf da iş sözleşmesinin feshinin haklılığı, alacak miktarları ve tanık beyanının değerlendirilmesi konularında temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.12.2007 tarihinden itibaren davalı Şirket bünyesinde haftanın 6 günü 07.45-18.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, yıllık ücetli izinlerini kullanamadığını, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalıştığını, pazarlamacı sıfatıyla çalışmasına rağmen görevi haricinde işlerle yükümlendirildiğini, istifaya zorlandığını ve psikolojik tacize (mobbing) maruz kaldığını, Şirket bünyesinde çalışan üstlerinin uzun süredir baskı yaptığını, kendisine küçük düşürücü sözler söylenildiğini, müvekkilinin işyerinde huzursuz bir ortamda çalışması, iş şartlarının ağırlaştırılmış olması, uzun saatler fazla çalışma yapmak zorunda bırakılması ve karşılığı ücretlerinin ödenmemesi, diğer ücret ve haklarının ödenmemesi, çalışma koşullarının sağlanmaması, ücretinin yasal düzenlemelere uygun şekilde ödenmemesi, ücret zamlarının yapılmaması, yıllık ücretli izinlerin kullandırılmaması ve iş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedenleriyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 02.04.2013 tarihinde istifa ettiğini, 16.07.2021 tarihine kadar satış pazarlama görevinde çalıştığını, müvekkili Şirketin damatlık üretimi yaptığını, düğün sezonuna bağlı olarak yıllın belli aylarında yoğunluk olduğunu, yılın geri kalanında satış ve pazarlama faaliyetlerinin aynı yoğunlukta olmadığını, müvekkili Şirketin ücret hak ve alacaklarını tam ve zamanında ödediğini hiçbir suretle psikolojik taciz uygulamadığını, davacının iş sözleşmesinin istifa etmek suretiyle haklı bir sebebe dayanmaksızın sona erdirdiğini, davanın belirsiz alacak davası şartlarını taşımadığını, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının fazla çalışma ücret alacağının bulunmadığını, çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, denkleştirme usulü çalışmayı kabul ettiğini, davacının düğün sezonu dışında daha az çalıştığını, ücret bordrolarını ihtirazı kayıt olmaksızın imzaladığını, hafta tatillerini kullandığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, davacının fazla çalışma yaptığı, kullandırılmayan ve karşılığı ödenmeyen yıllık izinlerinin olduğu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek davacının tek tanığı olan İ.K'nın davacı gibi pazarlama işi yaptığı ancak aynı güzergâhta aynı anda birlikte çalışmadıkları, bu nedenle davacının fazla çalışma yapıp yapmadığını bilmesinin olanaksız olduğu, iddianın başkaca bir delille desteklenmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talepleri hüküm altına alınarak ve fazla çalışma talebi reddedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tanık beyanının değersizleştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu,b. Fazla çalışmanın tek tanıkla ispatının mümkün olduğunu,c. Davalı tarafından sunulan bordroların imzalı olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. İş sözleşmesinin davacı tarafından istifa ile sonlandırıldığını,b. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,c. Davacının kullandırılmayan yıllık ücretli izinlerinin karşılığının ödendiğini, d. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödendiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin son bulma şekline göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, aylık ücret miktarı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.