Yargıtay 9. Hukuk Dairesinden, işçi alacaklarına dair uyuşmazlık: Kıdem, ihbar, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve yıllık izin alacaklarının ispatı ve hesaplanmasında tanık beyanlarının değerlendirilmesi.
Özet: Davacı işçinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin gibi işçilik alacaklarını talep ettiği davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kısmen kabul kararları sonrası tarafların temyiz başvurularını değerlendiren yüksek mahkeme, özellikle fazla çalışma alacaklarının ispat yükümlülüğünün işçide olduğu ve ispatta işyeri kayıtları ile birlikte tanık beyanlarının önem taşıdığı, ancak işveren aleyhine dava açan tanıkların ifadelerine ihtiyatla yaklaşılması gerektiği prensibini belirterek uyuşmazlığı ele almıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.06.2006-16.04.20 13... .10.2013-21.11.2016 tarihleri arasında davalı işverenliğe ait işyerinde birinci dönem servis şoförü, ikinci dönem servis amiri olarak en son net 1.750,00 TL ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğini, ödenmeyen ücret alacaklarının olduğu, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili günlerinde de çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ile elbise ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanmadığı, ödenmeyen ücret alacaklarının olduğu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, fazla çalışma yaptığı, asgari geçim indiriminin ödenmediği, bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçeleriyle hafta tatili ücreti talebi reddedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada davalı vekilinin dava konusu alacaklar için belirsiz alacak davası açılamayacağı yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;a. Müvekkilinin fazla çalışmasının tespit edilenden daha fazla olduğunu,b. Hafta tatillerinde çalışması olduğunu,c. Davalı tarafından ücret bordrolarının davanın son aşamalarında sunulduğunu, davanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğundan ücret bordrolarının hesaplamalarda esas alınmaması gerektiğini,d. Mahkemece usulüne uygun şekilde isticvap yapılmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Belirsiz alacak davası açılamayacağını,b. İşverene karşı davası bulunan tanık beyanlarının esas alınamayacağını,c. Davacının tüm alacak taleplerinin ödendiğini, Mahkemece banka kayıtlarının yeterince incelenmediğini,d. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,e. Davacının ücretinden elbise ücreti kesintisinin olmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, elbise ücreti, yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma alacağının ispatında salt menfaat birliği olan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tür tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacağın varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bakımından da aynı ilkeler geçerlidir. Somut olayda başkaca delillerle desteklenmeden tek başına davacı ile aynı seferde bulunmayan ve işverene karşı davası bulunan tanıkların beyanları ile sonuca gidilemeyeceğinden davacı tarafça yöntemince ispatlanamayan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı taleplerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.3. Davacı vekili, müvekkilinin forma ile çalıştığını, formaların her sene yenilendiğini ve forma ücretlerinin müvekkilinin aylık ücretinden kesildiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafından davacının ücret ödemesi yapılmayan çalışma dönemi hariç davacının aylık ücretinden yapılan bir kesintinin tespit edilemediği belirtilmiştir. Mahkemece davacının dava dilekçesindeki talebi kadar elbise kesintisi yapıldığı kabul edilerek elbise ücret alacağının kabulüne karar verilmiş ise de davacının her yıl formaların yenilendiğini beyan etmiş olmasına karşın banka kayıtları incelendiğinde davacı ücretinden herhangi bir kesinti yapılmadığı hususu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının ücretinden kesinti yapıldığını ispatlayamadığı anlaşılmakla; elbise ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.