Katılma alacağı davasında mal rejiminin tasfiyesinde aktiflerin değer tespitinin tasfiye tarihi olan karar tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri üzerinden yapılması gerektiği, aksi takdirde bozma sebebi olacağı, karşı davanın ise kesinlik sınırının altında kaldığı için temyiz edilemeyeceği.
Özet: Yüksek mahkeme, katılma alacağı davasında, mal rejiminin tasfiyesinde dikkate alınacak malların değer tespitinde karar tarihi yerine geçmiş bir tarihin esas alınmasını hatalı bularak ilk derece mahkemesi kararını kısmen bozmuş; bu hata nedeniyle davacı-davalı kadının temyiz itirazını kısmen kabul ederken, karşı davaya ilişkin tarafların temyiz başvurularını ise kesinlik sınırı altında kalma ve usulden ret gerekçeleriyle geri çevirmiştir.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili ve katılma yoluyla davalı-davacı erkek vekili tarafından asıl ve karşı dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Davacı-davalı kadın vekilinin tasfiye konusu malların değerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK md. 227/1, 228/1, 2 32... /1). Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihi olup Bölge Adliye Mahkemesince tasfiyenin yapılması halinde karar tarihi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihidir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince tasfiye konusu mallar yönünden yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde, taşınmazın karar tarihinden (26.10.2023) yaklaşık bir buçuk yıl önceki (17.01.2022), aracın yaklaşık bir buçuk yıl önceki (11.12.2021), banka hesabının yaklaşık bir buçuk yıl önceki (29.03.2022) ve dağıtılmayan kâr payının da yaklaşık bir buçuk yıl önceki (29.03.2022) belirlenen güncel değerlerine göre artık değere katılma alacağının hesaplanması doğru olmamıştır.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, tasfiye konusu malların tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra katılma alacağının hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Karşı dava yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
a. Davacı-davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin incelemesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1, b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, davacı-davalı kadın aleyhine karşı davada tespit edilen (22.059,33 TL), hükmedilen (8.000,00 TL) ve temyize konu edilen (22.059,33 TL) alacak miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı-davalı kadın vekilinin karşı dava yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
b. Davalı-davacı erkek vekilinin katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinin incelemesinde;
HMK'nin 366/1. maddesinin atfı üzerine aynı Kanun'un 347/2. ve 348/1. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı temyiz dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde katılma yoluyla temyiz yoluna başvurulabilir. HMK'nin yine 366/1. maddesinin atfı üzerine aynı Kanun'un 348/2. maddesi uyarınca temyiz başvurusu talebinden feragat edilirse veya temyiz başvurusu esasa girilmeden reddedilirse, katılma yoluyla başvuranın talebi de reddedilir.
Bu durumda da, davalı-davacı erkek vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz etmeyip karşı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) temyiz ettiği anlaşılmakla; asıl temyiz başvurusu da esasa girilmeden reddedildiğinden karşı dava yönünden katılma yoluyla davalı-davacı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Asıl Dava Yönünden
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davacı-davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (1.b.) nolu bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA,
3. Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
B. Karşı Dava Yönünden
1. Davacı-davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Davalı-davacı erkek vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin asıl temyiz dilekçesinin reddine karar verildiğinden REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacı-davalı ...'ya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davalı-davacı ...'e yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!