Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararını, gerekçesiz hüküm kurulması ve etkin pişmanlık ihtarında yapılan hata nedeniyle bozmuştur.
Özet: Üst mahkeme, kaçakçılık suçu nedeniyle doğrudan zarar görmediği anlaşılan Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz talebini reddederken, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünü; birleşen dosyadaki iddia ve savunmalara yeterince yer vermemesi, etkin pişmanlık uygulamasında sanığı yanlış indirim oranı (1/3 yerine 1/2) konusunda yanıltması ve gerekçeli karar başlığında suç tarihlerini hatalı göstermesi gibi usuli ve esasa ilişkin gerekçelerle bozmuştur.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., ███████ K.
ŞİKÂYETÇİ : Tarım ve Orman Bakanlığı
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi itibarıyla sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun
(5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34, 2 30... . maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.05.2015 tarihli ve ████████ Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında 17.05.2013 tarihli eyleme ilişkin olarak Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında açılan kamu davasının, 08.05.2013 tarihli eyleme ilişkin olarak Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında açılan kamu davası ile birleştirilmesine karar verildiği halde, hükmün gerekçesinde sanık hakkında 08.05.2013 suç tarihli birleşen dosyaya ait iddianame içeriğine, olaya ilişkin savunmasına yer verilmeden yine eyleme ilişkin değerlendirme yapılmadan gerekçesiz şekilde hüküm kurulması,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerleri toplamının iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 06.10.2022 tarihli celsede 1/3 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 17.05.20 13... .05.2013 tarihleri olarak gösterilmesi gerekirken sadece 17.05.2013 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!