Yargıtay, idari para cezasının MERNİS adresine doğrudan 21/2 tebligatla gönderilmesinin usulsüzlüğünü tespit ederek süresinde yapılan itirazın reddini kanun yararına bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebini inceleyerek, idari para cezasına karşı yapılan itirazın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesine neden olan tebligatın usulsüz olduğunu saptamıştır; zira Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2 maddeleri uyarınca, bilinen son adrese normal tebligat denemesi yapılmadan veya gerekli şerh düşülmeden doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğin geçersiz olduğuna ve dolayısıyla kabahatlinin itiraz süresinin gerçek öğrenme tarihinden başlaması gerektiğine karar vererek, alt mahkemenin itirazı esastan incelemek yerine usulden reddeden kararını bozmuştur.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : █████████ D.İş
Kabahatli hakkında, 5403 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 256.779,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Batman 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.03.2023 tarihli ve ████████ D.İş sayılı kararı ile başvurunun süre yönünden reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Batman 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.04.2023 tarihli ve █████████ D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2023 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, kabahatliye gönderilen idari para cezasının tebliğ imkansızlığı nedeni ile Tebligat Kanun'u 21/2. maddesi uyarınca muhtarlığa tebliğ olunduğu ve kapısına 2 nolu ihbar kağıdının asıldığı şerhi ile █████/2023 tarihinde...Köyü Muhtar ....a tebliğ edildiği, kabahatli vekili tarafından idari para cezası karar tutanağına karşı başvuruyu 15 günlük itiraz süresi geçtikten sonra █████/2023 tarihinde yaptığı, Batman 1. Sulh Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli kararı ile idari para cezasına karşı başvurunun süresinde olmadığından usulden reddine dair kararına karşı yapılan itirazın da Batman 2. Sulh Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli kararı ile reddine karar verilmiş ise de,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesindeki, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda; idari para cezası karar tutanağının kabahatlinin mernis adresine █████/2023 tarihinde doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince tebliğ işleminin yapıldığı, bu şekilde yapılan tebliğin geçerli sayılamayacağı ve bu nedenlerle itiraz edenin █████/2023 tarihli dilekçesinde belirttiği öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilip süresinde yapılan başvuruya ilişkin esastan inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
Batman 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.04.2023 tarihli ve █████████ D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!