Yargıtay 7. Ceza Dairesi, yasak saatlerde alkollü içki satışı kabahatinden uygulanan idari para cezası sürecindeki vekalet ücreti itirazına ilişkin kanun yararına bozma talebini, şahsi hak niteliği taşıdığı gerekçesiyle oybirliğiyle reddetti.
Özet: Yasak saatlerde alkollü içki satışı nedeniyle uygulanan idari para cezasına yapılan başvurunun reddedilmesinin ardından, kurum vekilinin vekalet ücreti itirazının kabul edilerek kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi üzerine, daha sonra idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle vekalet ücreti kararının kanun yararına bozulması istenmişse de, Yargıtay söz konusu istemi, vekalet ücretinin şahsi hak niteliğinde olması ve kanun yararına bozma yolunun kanıt değerlendirmesine veya şahsi hakka ilişkin kararlara uygulanamayacağı gerekçesiyle reddetmiştir.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

HÂKİMLİĞİ : Söke Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : █████████ Değişik iş
KABAHAT : 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın kabulü
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yasak saatlerde perakende alkollü içki satışı yapmak suretiyle 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6/5. maddesine aykırılıktan kabahatli ... hakkında 52.060,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının 05.12.2019 tarihli ve 36612508-483.03.03- E.3749576 sayılı idari yaptırım karar tutanağına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Kuşadası Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.04.2020 tarihli ve ███████ değişik iş sayılı kararına karşı kurum vekili tarafından vekâlet ücreti yönünden yapılan itirazın, Söke Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.06.2020 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararıyla kabulüne ve kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, kurum vekili tarafından vekâlet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulüne ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş ise de, kabahatli vekili tarafından Kuşadası Sulh Ceza Hâkimliğinin █████/2020 tarihli kararına karşı yapılan itiraz üzerine,
dosyanın esastan incelenmesi sonucu Söke Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2020 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verildiği cihetle, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 309-310.maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre daha dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Bu yola, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Ülke sathında uygulama birliğinin sağlanması ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi amacıyla kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve █████ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı; bu itibarla şahsî hak niteliğindeki vekalet ücretine ilişkin kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlendiğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!