Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğünü ihlal eden şirkete kesilen idari para cezasının delil yetersizliği ve zamanaşımı gerekçeleriyle kanun yararına bozulması istemini inceliyor.
Özet: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35/3 maddesi uyarınca sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğuna uymadığı gerekçesiyle bir şirkete uygulanan yüksek miktardaki idari para cezasına yapılan itirazın reddi kararının kanun yararına bozulmasını talep etmiştir; bu talep, itirazı değerlendiren mahkemenin, şirketin avukatlık hizmeti aldığına dair serbest meslek makbuzları ile muhasebe kayıtları gibi tüm delilleri yeterince incelememesi ve idari para cezasının uygulanmasında kabahatler kanunundaki zamanaşımı sürelerinin doğru hesaplanmamış olabileceği ihtimali üzerine kurulmuştur.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
HÂKİMLİĞİ : Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : █████████ Değişik iş
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sözleşmeli avukat bulundurmamak suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na (1136 sayılı Kanun) muhalefet eyleminden dolayı kabahatli ... Uluslararası Gayrimenkul Otomotiv Turizm Tekstil İnşaat Gıda Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi hakkında 397.368,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair ... Kabahatler Bürosunun 26.09.2023 tarihli ve ███████ defter, ████████ karar sayılı idari yaptırım kararına yönelik başvurunun reddine ilişkin Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.02.2024 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.02.2024 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/1. maddesi uyarınca, 21.08.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre,
1-)Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 73/C maddesinde yer alan, "1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranan tüzel kişiler, merkezlerinin bulunduğu yer barosu tarafından takip edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulur. Baro başkanlığı bu konudaki çalışmaların sonuçlarını sözleşmeye taraf olan avukatları da içeren bir rapor ile her yıl sonunda Türkiye Barolar Birliğine bildirir." şeklindeki,
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Yalnız avukatların yapabileceği işler" başlıklı 35/3. maddesinde yer alan; "Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir." şeklindeki ve
Benzer bir olaya ilişkin kanun yararına bozma başvurumuz üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin █████/2022 tarihli ve ██████████ esas, █████████ sayılı kararında; ''...Kanun yararına bozmaya konu ihbarnamenin; serbest meslek makbuzu ile muhasebe kayıtları temin edilip tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin nedeni yerinde görüldüğünden, ...bozulmasına'' şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde;
Dosyaya ibraz edilen serbest meslek makbuzlarının asılları veya onaylı suretleri ile belirtilen tarihteki şirketin muhasebe kayıtlarının temin edilip, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de,
2-)5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesinde yer alan "(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez. (2) (Değişik: 6/███████-███████ md.) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıldır...(3) Nispî idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır. (4) Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar..." şeklindeki hüküm ile Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 08.10.2015 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmı nazara alındığında zamanaşımı süresinin kabahat tarihinde başlayıp idarî para cezasına yönelik başvuru sonuçlanıncaya kadar cereyan edeceği,
Kabahatli şirket hakkında 2020 ilâ 2023 tarihleri arasına ilişkin sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğuna uymadığından bahisle idari yaptırım kararı uygulandığı, idarî para cezasına yönelik başvurunun sonuçlandığı 22.02.2024 tarihine kadar zamanaşımı süresinin işlediği, anılan idarî para cezasının kabahatli şirketin sözleşmeli avukat tayin etmediği her ay için belirlenmesi gerektiği ve uygulanan idarî para cezalarının miktarları da dikkate alındığında, kabahatli hakkındaki Şubat 2024 tarihine kadar eylemler yönünden 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesi gereğince soruşturma zamanaşımına uğradığı, bu tarihten sonraki zaman dilimine ilişkin idarî para cezalarının ise zamanaşımına uğramadığı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Muteriz vekili tarafından dosyaya sunulan başvuru dilekçesinde, 12.03.2021 tarihli karar ile muteriz şirket sermayesinin 100.000,00 TL'ye düşürüldüğü, Mart 2021 ve sonrası dönemde avukat bulundurma zorunluluğunun bulunmadığı belirtilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 14.06.2021 tarihli, 10348 sayılı nüshasının 296. sayfasına ilişkin örneğin dosyaya sunulduğunun anlaşılması karşısında; sözleşmeli avukat tayin edilmeyen her bir ayın, 1136 sayılı Kanun'un 35/3. maddesi kapsamında farklı bir kabahati oluşturduğu da dikkate alınarak, muteriz şirketin sermaye durumunun belirlenmesi adına ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden temin edilecek kayıtlar dosya arasına alınıp her bir kabahat tarihindeki sermaye miktarı belirlenip, kabahat tarihlerinde anılan madde kapsamında sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu olup olmadığı belirlendikten sonra muterizin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekip gerekmeyeceği hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 08.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!