İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, iletişim danışmanlığı hizmet sözleşmesinin haksız feshi ve ihlalinden kaynaklı alacak ve tazminat talepli dava.
Özet: İki taraf arasında akdedilen iletişim danışmanlığı hizmet sözleşmesinin feshedilmesi sonrası açılan ve birleştirilen davalar kapsamında; hizmet sağlayıcı şirket, sözleşmenin haksız feshedildiğini ve hak edilen hizmet bedelinin ödenmediğini iddia ederek alacak ve fesih tazminatı talep ederken, karşı taraf ise hizmet sağlayıcının edimlerini eksik veya hiç yerine getirmediğini, bu durumun zarara yol açtığını belirterek cezai şart ve munzam zararlarının tazminini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında █████/2020 tarihli iletişim danışmanlığı hizmet sözleşmesinin akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkili şirketinin davalı şirketin işbirliği ile sosyal medya ve basın işlerini organize etmek, etkinlik organizasyonlarını planlamak ve benzeri hususlarda gerekli bilgilendirmeleri yapmak yükümlülüğünü üstlendiğini, davalı taraf ise iş bu hizmetler karşılığı aylık 17.250 TL+KDV ücret ödemeyi kabul ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki, bu sözleşme ile kurulmuş ve ticari işler bu çerçevede gerçekleştirildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz olarak ifa ettiğini, sözleşme, taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmaksızın devam etmekte iken, davalı yanca ... 30. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ...tarihli ihtarname ile herhangi bir ihtar veya ihbar yapılmaksızın feshedildiğini, herhangi bir somut bir gerekçe gösterilmeden; salt müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini basiretli bir tacirden beklenemeyecek derecede ve dürüstlük kuralına aykırı olarak ihlal ettiği iddiasıyla sözleşmenin feshedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ... 40. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarname ile fesih nedeniyle müvekkili şirketin hak kazandığı alacakların ödenmesinin talep edildiğini beyan ederek tahakkuk eden hizmet bedeli olan 63.956 TL'nin, sözleşmenin haklı sebep bulunmaksızın feshi nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL'nin davalının sözleşme hükümlerine aykırı eylemleri sebebiyle şimdilik 100 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında hak edilmiş İletişim Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesinden doğan edimlerin ifa edilmemesi ve sözleşmeye aykırı diğer eylemlerden doğan cezai şart ve cezai şartı aşan toplam zararının belirlenebilir hale geldiği, eser sözleşmesinin özelliklerini barındıran sözleşmenin uzmanlık gerektiren bir edimi içerdiğini ve özen yükümlülüğünü ağırlaştırıcı bir nitelik taşıdığını, davalı şirketin işin ehli ve teknik beceri sahibi olduğu iddiası ile işi üstlenen sözleşme tarafı olarak taahhüt ettiği sonucun ortaya çıkmamasından doğan hak kayıplarından ve zararlardan sorumlu olduğunu, müspet ve menfi zararlarının telafisi güç boyutlara ulaştığını, somut zararların katlandığını ve ağır kar mahrumiyetlerine sebep olduğunu, sözleşmede yer alan cezai şart tutarı olan 100.000 USD ve bunu oldukça aşan munzam zararlarının tazmini gerektiğini, uğranılan bütün bu zararlar bir arada düşünüldüğünde davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini imza tarihinden bu güne yerine getirmemeyi sürdürdüğünü ve müvekkil şirketi zarara uğratmaya devam ettiğini, bu nedenlerle cezai şart bedelinin fiili ödeme günü üzerinden hesap edilerek taraflarına ödenmesi, cezai şart tutarını aşkın zararın tespit edilmesini, şimdilik 1.000 TL zararın davalı şirketten tazminine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Asıl dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme devam etmekte olduğundan davacının cezai şart taleplerinin şartları oluşmadığını, davacı tarafça sağlanan hizmete ilişkin ücretler taraflar arasındaki anlaşma hükümlerine uygun olarak tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, müvekkilin tüm gayretlerine ve uyarılarına rağmen davacı şirket sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin sözleşmenin devamı süresince her aşamısndan davacıyı haberdar ettiğini buna rağmen davacının edimlerini yerine getirmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Birleşen dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflarınca iş bu davadan önce aynı sözleşmeden kaynaklı cezai şart talepli ve tarafları aynı olan başka bir dava açıldığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde cezai şarta ilişkin herhangi bir müzakere gerçekleştirilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilebilecek nitelikte olmadığını, taraflarca akdedilen sözleşmede cezai şart bedelinin maktu olarak karşılaştırıldığını, davacının alacak taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın sözleşmeyi █████/2021 tarihinde feshettiğini, dava dilekçesindeki talep sonucunun açık olmayıp davacının her bir alacak kalemi için ne kadar talepte bulunulduğunun belirtilmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava ve birleşen dava taraflar arasında akdedilen █████/2020 tarihli İletişim Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesinin haksız olarak feshedilip edilmediği, sözleşme sona ermiş ise davacının cezai şart alacağı ile faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti talebine ilişkindir.Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasındaki sözleşmenin fesh edilip edilmediği, sözleşme sona ermiş ise davacı lehine cezai şarta ilişkin alacak koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının tespiti ve 63.956,00-TL fatura bedeline ilişkin alacağın oluşup oluşmadığı ile davalı tarafın sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle davacı lehine alacağın oluşup oluşmadığının tespiti için mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu hükme esas alınan █████/2025 tarihli raporda" Sözleşmenin Kurulması ve Temel Çerçeve: 01.01.2020 tarihinde ... ve .. arasında “İletişim Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi” imzalandığı, ...'in stratejik iletişim danışmanlığı, medya ilişkileri yönetimi, basın bülteni hazırlama, sosyal medya içerik üretimi ve etkinlik organizasyonu danışmanlığı yükümlülüklerini üstlendiği, ...'nin aylık 17.250 TL+KDV ödeme, gerekli dokümantasyonu sağlama ve iş birliği yapma yükümlülüğünde olduğu, her yıl Ocak ayında ücretin %20 artırılacağının kararlaştırıldığı tespit edildiği, teknik şartname eksikliği ve performans belirsizliği: sözleşmenin eki niteliğinde teknik şartname bulunmadığı, haftalık minimum paylaşım sayısı, aylık basın bülteni adedi, beğeni hedefleri, medya görünürlük metrikleri, etkinlik sayısı gibi somut ve ölçülebilir performans kriterlerinin belirlenmediği, bu durumun hizmet kalitesinin objektif değerlendirilmesini imkansız hale getirdiği, sektör standartlarına atıf yapılmadığı, tarafların karşılıklı iş birliği gerektiren ancak net sınırları çizilmemiş bir ilişki içinde oldukları belirlendiği, ... hizmetlerinin ifa durumu: dosyadaki e-posta yazışmaları, basın bülteni taslakları, sosyal medya içerikleri ve medya iletişim belgelerinden ...'in fiilen ... hizmeti sunduğu, ana basında ... haberlerinin yayınlandığı, sosyal medya paylaşımları yapıldığı, basın bültenleri hazırlandığı görülmekte; ancak bu hizmetlerin yeterlilik seviyesi, sektör ortalamasına göre konumu veya ...'nin makul beklentilerini karşılayıp karşılamadığı konusunda objektif değerlendirme yapılabilecek karşılaştırmalı veriler bulunmadığı, web sitesi trafiği iddialarının teknik analizi: ... tarafından ileri sürülen web sitesi ziyaretçi sayısında %36,5 düşüş iddiasının...'in sözleşme kapsamı dışında kaldığı; web sitesi teknik altyapısı, hosting yönetimi, ..., sunucu performansı, site hızı, güvenlik duvarı yönetimi ve backend geliştirmenin ... hizmetlerinden tamamen farklı uzmanlık alanları olduğu, sunulan ekran görüntülerinin kaynağının doğrulanamadığı, pandemi koşulları ve sektörel faktörlerin göz ardı edildiği tespit edildiği, fesih sürecindeki usul ihlalleri: ...'nin 10.02.2021 tarihinde sözleşmeyi feshettiği,ancak sözleşmenin 6.3 maddesinde açıkça düzenlenen yazılı uyarı prosedürüne uyulmadığı, refleksin yerine getirmediği iddia edilen yükümlülüklere ilişkin önceden geçerli bir yazılı ihtarbulunmadığı, fesih için gerekli usuli şartların tamamlanmadığı, fesih sonrası ...'in sözleşmenin devamını talep etmesinin hizmetlerdeki kusursuzluğuna işaret ettiği, mali kayıtların incelenmesi ve fatura mutabakatı BA-BS formlarının karşılıklı olarak uyumlu olduğu, tüm faturaların taraflarca muhasebe kayıtlarına alındığı ve vergi dairesine beyan edildiği, 16.02.2021 tarihli 63.956 TL tutarlı fatura hariç diğer tüm faturaların ... tarafından hiçbir itiraz ileri sürülmeden ödendiği, Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca bu durumun edimin ifa edildiğinin ve hizmetlerin kabul edildiğinin açık delili olduğu tespit edildiği, ispat yükü ve delil yetersizliği: HMK madde 190 uyarınca ispat yükünün iddia eden tarafa ait olduğu, ...'nin hizmet yetersizliği iddiasını kanıtlayacak rakip firma karşılaştırmaları, medya görünürlük analizleri, sosyal medya etkileşim raporları, sektör benchmark verileri, ... raporları gibi somut ve ölçülebilir delilleri sunmadığı, bilirkişi tarafından açıkça talep edilen teknik belgelerin ibraz edilmediği, iddialarının soyut kaldığı, 9. sektörel teamül ve ticari uygulamalar: medya ve halkla ilişkiler sektöründe hizmet kalitesinin değerlendirilmesinde objektif metriklerin kullanılması gerektiği, dosyada sunulan örnek teknik şartnamelerde günlük içerik üretimi, haftalık paylaşım sayıları, medya iletişim planları, beğeni hedefleri ve raporlama standartları bulunduğu, ancak taraflar arasındaki sözleşmede bu kriterlerin belirlenmemiş olması nedeniyle, refleksin bu standartlara uymazorunluluğunun bulunmadığı, sözleşme serbestisi ilkesi gereği tarafların kendi aralarındaki hukuki ilişkiyi serbestçe düzenledikleri tespit edildiği, sözleşmenin niteliği ve edim dengesi: taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi mi hizmet sözleşmesi mi olduğu tartışmasında, sürekli nitelikte iletişim danışmanlığı hizmetlerinin öngörüldüğü, belirli bir eserin meydana getirilmesinin amaçlanmadığı, iki tarafa borç yükleyen ve karşılıklı edimler içeren sürekli borç ilişkisi görünümünde olduğu, sözleşmenin tacirler arası ticari nitelik taşıdığı değerlendirildiği, cezai şart hesaplaması ve muacceliyet: sözleşmede 100.000 USD cezai şart öngörüldüğü, ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile cezai şartın talep edildiği, dava tarihi itibariyle 1.336.700 TL karşılığının hesaplandığı, sözleşme süresince tahakkuk eden toplam bedelin 5.145.747,20 TL olduğu, cezai şartın ...'nin ekonomik mahvına yol açmayacakseviyede olduğu önceki bilirkişi raporlarında mali açıdan tespit edildiği, bilirkişi görevinin kapsamı ve sınırları: HMK madde 266 uyarınca bilirkişinin yalnızca teknik tespit yapmakla görevli olduğu, hukuki nitelendirme yapamayacağı, sözleşme yorumlayamayacağı, tarafların haklılığı hakkında görüş bildiremeyeceği, re'sen delil toplayamayacağı, dosyada mevcut deliller üzerinden değerlendirme ile sınırlı olduğu, ispat yükünün yerine getirilmemesinin bilirkişi eksikliği olarak nitelenemeyeceği, tarafların iddia ve savunmalarının teknik değerlendirmesi ...'nin ...'in işini yapmadığı, web sitesi trafiğini düşürdüğü, marka değerini artırmadığı iddialarına karşılık somut delil sunamadığı ...'in ise hizmetleri eksiksiz yerine getirdiği, haksız fesih yapıldığı savunmasını BA-BS mutabakatı ve fatura ödemeleri ile desteklediği, ancak hizmet kalitesini objektif olarak kanıtlayacak performans raporları sunmadığı tespit edildiği, sözleşmeden doğan karşılıklı yükümlülükler: sözleşmenin 4.4 ve 4.5 maddelerinde ...'nin basın bültenleri için gerekli dokümantasyonu sağlama ve görselleri temin etmeyükümlülüğü bulunduğu, tarafların karşılıklı iş birliği içinde çalışması gerektiği, ...'nin bu yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair somut delil sunmadığı, ...'in hizmet sunumunda ...'den gelecek bilgi ve belgelere bağımlı olduğu, ...'in sözleşme kapsamında ... hizmeti verdiği ancak objektif performans kriterlerinin yokluğunda yeterlilik değerlendirmesi yapılamadığı, ...'nin 63.956 TL ödenmemiş borcu bulunduğu, web sitesi performansının ...'in sorumluluğunda olmadığı, fesih usulüne uyulmadığı, ispat yükünün gereği gibi yerine getirilmediği, tarafların kusur durumları ile cezai şart ve tazminat taleplerinin haklılığının mahkemenin takdirinde olduğu" şeklinde görüş belirtmişlerdir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında █████/2020 tarihli "İletişim Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi" akdedildiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Anılan Sözleşme'nin 2. ve 3. maddeleri uyarınca, asıl davanın davacısı ... tarafından davalı ...'ye iletişim danışmanlığı, medya politikasının belirlenmesi, halkla ilişkiler stratejisi planlanması, basın bülteni hazırlanması gibi iletişim danışmanlığına ilişkin hizmet sunulması kararlaştırılmıştır. Aynı sözleşme kapsamında, danışmanlık hizmetinin aylık bedeli, ödemenin gecikmesi halinde uygulanacak faiz miktarı, sözleşmenin sonlandırılması ve süresi de açıkça kararlaştırılmıştır. Buna göre, taraflar arasındaki sözleşmenin on yıl süreli olduğu, ...'nin haklı bir nedeni olmadan sözleşmeyi fesih etmesi halinde on yıllık danışmanlık bedelinin tamamını yıllık artış oranı da eklenmek suretiyle ödeyeceği 6. maddenin (1) ve (2) numaralı bentlerinde taraflarca açıkça kararlaştırılmıştır. Ayrıca, aynı sözleşmenin "Rekabet etmeme" başlıklı 7. maddesinde, tarafların belirli bir coğrafi alanda, rakip firmalara hizmet vermeme konusunda karşılıklı taahhütte bulundukları ve buna aykırılık olması halinde 100.000 Amerikan Doları cezai şart ödemeyi kararlaştırdıkları anlaşılmaktadır. Somut olayda, asıl davanın davalısı hizmet alan ... tarafından, ... 30. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarnamesi ile sözleşme feshedilmiştir. İhtarnamede, sözleşmenin haklı nedene dayalı olarak tek taraflı feshedildiği bildirilmiş ancak buna dair herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Hizmet veren davacı ... tarafından ... 40. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarnamesi ile bu ihtara cevap verilerek feshin haksız olduğu belirtilmek suretiyle bir önceki paragrafta belirtilen on yıllık sözleşme bedeli ve cezai şartın gönderilmesi istenilmiştir. Huzurdaki yargılamada, asıl davanın davacısı ..., fesih tarihinden önce tahakkuk eden bir kısım fatura bedelleri, ileriye dönük sözleşmenin tam edim bedeli ile cezai şart isteminde bulunmuştur. Birleşen davanın davacısı ... ise sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart ve tazminat isteminde bulunmuştur. Bu durumda, mahkememizce aydınlatılması gereken en önemli husus, sözleşmenin feshi bakımından hangi tarafın haklı olduğudur. Zira, haklılık durumuna göre, sözleşme kapsamında öngörülen on yıllık edim bedelinin ödenmesi gerekip gerekmeyeceği doğrudan açıklığa kavuşturulacaktır. Bu çerçevede, tarafların ticari defter ve kayıtları, dava ve cevap dilekçeleri ekinde sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir. Hizmet alan ...'nin ... 30. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve... tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, cevap dilekçesinde ise sözleşmenin hala yürürlükte olduğunu dile getirdiği görülmektedir. Fesih, tek taraflı irade beyanı ile hüküm ve sonuç doğurmakta olup, karşı tarafın muvafakati olmadan bundan tekrar dönülmesi mümkün değildir. Somut olayda, asıl davanın davalısı ...'nin sözleşmeyi feshettiği, feshin haklı olduğunu ispat külfetinin kendi üzerinde olduğu, sözleşmenin yürürlükte olduğu süre zarfında davacı tarafından sunulan faturaları defterlerine kayıt ettiği, ödemeleri gerçekleştirdiği, aldığı hizmetin yetersiz veya eksik olduğuna dair herhangi bir bildirimde bulunmadığı nazara alındığına feshin haklı olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu durumda, davalının ticari defterlerde kayıtlı bakiye fatura bedelleri ile Sözleşme'nin 6. maddesinde öngörülen süre sonuna kadar sözleşme edim bedelini ödeme yükümlülüğü altında olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu çerçevede, 63.956,00-TL geçmiş dönem fatura bedeli ve 5.145.747,20-TL sözleşme bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Diğer taraftan, davacı yan anılan bedele ek olarak Sözleşme'nin 7. maddesinde öngörülen cezai şartı talep etmektedir. İlgili madde incelendiğinde, cezai şartın "Rekabet etmeme" başlığı altında düzenlendiği, rakip firmalara hizmet vermeme konusunda karşılıklı taahhütte bulundukları ve buna aykırılık olması halinde 100.000 Amerikan Doları cezai şart ödemeyi kararlaştırdıkları, aynı madde içeriğinde "diğer hükümlere aykırılık" halinin de sözleşmeye cezai şart istemi olarak öngörüldüğü görülmektedir. Davacı, ödemelerin yapılmamasını sözleşmeye aykırılık olarak nitelemiş ve cezai şart isteminde bulunmuş ise de, sözleşme bedelinin gecikmeli ödenmesi halinde gecikme zammı ve oranının öngörüldüğü, buna ilişkin sözleşmede hüküm bulunduğu ve gecikme halinde sözleşme kapsamında işlem yapıldığı, dolayısıyla sırf gecikmenin tek başına cezai şart için yeterli olmayacağı değerlendirilmiştir. Nitekim, bu hususta sözleşmede davacının istemini destekleyici bir düzenleme bulunmadığı gibi haksız fesih halinde cezai şart ödeneceğine dair bir hüküm de yer almamaktadır. Bu nedenle, cezai şart isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve talebin reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan, birleşen davanın davacısı ...'nin asıl davada sözleşmeyi haksız olarak feshettiği sonucuna varıldığından, birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Asıl davanın kısmen kabulüne,63.956,00-TL fatura bedeli ve 5.145.747,20-TL sözleşme bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafın cezai şart isteminin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı 355.874,82-TL olup, peşin alınan 1.132,30-TL harç ile 120.012,35-TL ıslah harcından oluşan toplam 121.144,65TL harçtan mahsubu ile bakiye 234.730,17 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından harcanan 1.132,30 TL peşin harç, ile 120.012,35 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 702,00-TL, bilirkişi ücreti 3.000,00-TL toplamı 3.702,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına isabet eden 2.719,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince kabul olunan 5.209.703,20 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 687.067,35 TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince dava açılış tarihindeki TCBM efektif satış kuru dikkate alınarak 100,00-USD x 13.5991 = 1.359,91-TL ile ıslah tarihindeki TCBM efektif satış kuru dikkate alınarak 99.900,00-USD x 18.8471 = 1.882.825,29-TL değer üzerinden hesaplanan 281.595,54-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 1.185,60-TL'sinin davalıdan, 374,40-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye gelir kaydına,B)1-Birleşen davanın reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 179,90 TL ile 6.815,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 6.262,90 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 800.000,00 TL üzerinden hesaplanan 126.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026 Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır