İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin, dahili su baskını hasar tazminatında sigortalı yükümlülükleri ve ekspertiz raporu ihtilaflarını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Davacı, işyerinde dahili su baskını sonucu oluşan hasarda sigorta şirketinin eksik ödeme yaptığını, ekspertiz raporundaki değerlemelerin hatalı olduğunu ve hasarlı malların değerinin düşük hesaplandığını ileri sürerek tazminat talep etmiş; davalı ise davacının sigorta sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ederek gerçek zararın tespitini zorlaştırdığını, yapılan ödemelerin yeterli olduğunu ve taleplerin abartılı olduğunu savunmuştur, ilk derece mahkemesi ise davacının gerçek zararın tespitine yönelik yükümlülüklerini usulüne uygun yerine getirmediğini, bunun hasar tazminat talebini şüpheli hale getirdiğini ve ticari defter kayıtlarının tek başına yeterli olmadığını tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİESAS NO: █████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO: ████████KARAR NO: █████████DAVA TARİHİ : █████/2017KARAR TARİHİ: █████/2019DAVA: TazminatKARAR TARİHİ: █████/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan işyerinde 27.06.2016 tarihinde dahili su baskınının meydana geldiğini, müvekkilinin ihbar yükümlülüğünü hemen yerine getirdiğini, tutanak tutulduğunu, ertesi gün gelen ekspertizin olay yerinin su dolu olmasından dolayı tam olarak inceleme yapamadığını ve depoyu temizleyin öyle gelelim diyerek ayrıldığını, araya bayram tatili girmesi nedeniyle eksperin bir türlü gelemediğini ve malları saklayın şeklindede herhangi uyarıda bulunmadığını, müvekkilinin mecburun olay yerini temizleyerek ıslanan ve hasar gören malları atmak zorunda kaldığını, eksper tarafından düzenlenen 30.07.2016 tarihli raporu kabul etmediklerini bildirir şekilde 09.12.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurduklarını, raporda bazı malların faturalı olmasına rağmen fiyatlarının düşük hesaplandığını, kullanılamaz durumdaki çöp mallara sovtaj uygulanmasının kabul edilemeyeceğini, 6.868,29 TL kısmi ödemeden sonra müvekkilinin ikinci başvurusu üzerine ilave ödeme yapılmadığını, yevmiye defter vs. mali kayıtlar incelendiğinde davalarının subüt bulacağını, kırtasiye sektöründe faturasız mal almanın mümkün olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının gerçek zararı karşılanmış olduğu için dava konusu taleplerin yerinde olmadığını, 04.08.2017 tarihinde 6.868,29 TL ve ek talepte bulunması üzerine ise 16.08.2017 tarihinde 1.235,95 TL tutarında ödeme yapılarak davacının meydana gelen gerçek zararının karşılandığını, olaydan sonra tutulmuş ticari defter ve muhasebe kayıtlarının davacı lehine delil teşkil etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından talep edilen emtiaların tamamı olayda hasarlanmış olmadığını, emtia fiyatlarının fahiş olarak bildirilmiş olduğunu, ekspertiz raporunda emtiaların gerçek fiyatları belirlendiğini, davacı tarafından talep edilen ve listede belirtilen emtiaların, hasarlı olmayan emtialar olduğunu, listede belirtilen bu emtiaların ilk ekspertizde tespit edilen hasarlı emtiaların cins ve miktarı ile uyuşmadığı ekspertiz raporunda tespit edildiğini, ayrıca davacının taleplerinin çöpe atıldığı iddia edilen emtiaya ilişkin olduğunun anlaşıldığını ancak bu emtiaların hasarlarlandığı ve kullanılamaz halde olduğunun ispat yükünün davacı üzerinde olmasına rağmen bu konuda hiçbir kanıtı dosyaya ibraz etmediğini, sovtaj değerinin hesaplanan tazminattan tenzil edilmesinin gerçek zarar ilkesinin bir gereği olduğunu, Genel Şartlar uyarınca, sigorta ettiren/sigortalı, riziko gerçekleştikten sonra zorunlu haller dışında hasar konusu yer veya şeylerde değişiklik yapmamak yükümlüğü altında olduğunu, ekspertiz incelemeleri sırasında sigortalıya gerekli bilgilendirmeler yapıldığını, davacının Genel Şartların B.1. maddesinde düzenlenen yükümlülüklerine aykırı davrandığını, hasarlanan emtiaların depoda beklemesine müvekkili sigorta şirketi ve bağımsız eksperin neden olmadığını, bizzat davacının kendisinin Genel şartlar B.1.4 ve B.1.6 hükümlerinde düzenlenen yükümlülüklerini ihlal etmiş olması nedeniyle ekspertiz incelemesinin geciktiğini, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun █████. maddesi uyarıınca ekspertiz raporlarının hukuken geçerli olan delil niteliğinde belgeler olduğunu, ekspertiz raporunda tespit edilen hususlar doğrultusunda müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmış olduğundan davacının iddia ve talepleri haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının olay tarihinden itibaren faiz taleplerinin her halükarda yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının sigorta kapsamında uğradığı zararın davalıdan tahsiline ilişkin alacak davasında, davacı işyerinde dahili su baskını meydana geldiği, meydana gelen zararın poliçe kapsamı ve vadesi içinde meydana geldiği ancak hasar sonucunda gerçek zararın tespiti için davacı tarafın yükümlülüklerini usulüne uygun yerine getirmediği, bu sebeple gerçek zararın tespit edilemediği ve davaya konu hasar tazminat talebinin şaibeli hale geldiği, yevmiye defter kayıtlarının gerçek zararın tespitinde yeterli olmadığı, gerçek zarar miktarının tespiti açısından bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığı, davalı tarafça 6.868,29 TL ve 1.235,95 TL olmak üzere iki ayrı ödeme yapıldığı, sigortacı bilirkişi Hande Seçkin tarafından talep edilecek zarar tutarının 6.869,20 TL olarak bulunduğu ve davalı tarafça da bu tutardan fazlasının dava açılmadan önce ödendiğinden ispat olunamayan davanın reddine karar vermek gerektiği Davanın REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin poliçeden kaynaklanan ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalı sigorta şirketine gerekli bildirimleri yaptığını, iş yerinin ve komşu iş yerlerinin daha fazla zarar görmemesi için gereken tedbirleri de aldığını, müvekkilinin hasar gören mallarının hesabını yaparak ticari defter kayıtlarına işlediğini, 67.995,00 TL zararını ticari kayıtlarında belgelendirdiğini, 30.07.2016 tarihli ekspertiz raporu ile haksız bir zarar tespiti değerlendirmesi yapılarak zarar gören bazı malların fiyatlarının faturalardaki fiyatlardan daha düşük hesaplandığını, müvekkilinin atmak mecburiyetinde kaldığı malların ise hiçbir şekilde hesaba katılmadığını, Mahkemeden ısrarla ticari defterlerinin incelemek üzere muhasebe alanında uzman bir bilirkişiye tevdisi talep edilmiş ise de taleplerinin kabul edilmediğini, davada çelişkili raporlar esas alınmak suretiyle yasaya ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, görevlendirilen eksperin görevini tamamlamadan depodan ayrıldığı hususunun tanık beyanları ile sabit olduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden davanın Yargıtay kararlarına, yasaya ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEDava, taraflar arasında düzenlenen işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan davacıya ait iş yerinde meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi tarafından, davacı sigortalı ...'a ait ''... Mah. ... Sok. ... ......... Kat ...../ İSTANBUL'' riziko adresindeki işyeri için... nolu 01.12.2015-01.12.2016 başlangıç ve bitiş tarihli işyerim paket sigorta poliçesinin düzenlendiğini, teminat limitinin emtea için 140.000,00 TL, demirbaş ecihaz için 53.000,00 TL olduğu 27.06.2016 tarihli su baskını olayı nedeniyle davacı sigortalıya 04.08.2017 tarihinde 6.868,29 TL ve 16.08.2017 tarihinde 1.235,95 TL ödemeler yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı işyerinde meydana su basması nedeniyle davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin yetersiz kalarak gerçek zararını karşılamadığı iddia etmiş, davalı ise ekspertiz raporu ile yapılan hesaplama neticesinde ödeme yapıldığından davacının iddialarının doğru olmadığını savunmuş olup İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde bilirkişi raporlarına itibar edilerek davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dosyada mevcut 30.07.2016 tarihli dahili su ekspertiz raporu:"...27.06.2016 tarihinde tarafıma bildirilen hasar ile ilgili olarak 28.06.2016 tarihinde sigortalı işyerinde yapılan ekspertizde, bodrum kattaki depo kısmında tavandan geçen ve ... yönetimi sorumluluğunda olduğu öğrenilen ısıtma soğutma tesisatları bulunduğu, tesisattan akan suyun zarara neden olduğu tespit edilmiştir. Tavandan akan suyun direkt olarak emtia üzerine temas ettiği ve/veya zeminde birikmek suretiyle emtiaya sirayet ettiği görülmüştür. Ayrıca masanın altında bulunan bilgisayar kasası ve masanın da suya maruz kaldığı görülmüştür.Sigortalı, tavandan akan su nedeniyle hasarlandığını beyan ettiği emtiayı yığın hale getirdiğini bildirmiş ve tarafıma göstermiştir. Muhtelif kırtasiye malzemesi olduğu görülen emtia üzerinde yapılan detaylı kontrollerde, bir kısmının beyan edildiği şekilde sudan dolayı hasarlandığı, bir kısmının ise sağlam olduğu görülmüştür.Sigortalıya, işyerindeki hasarlı emtiayı tasnif etmesi ve listesini oluşturması, gönderilen liste üzerinden emtianın kontrolünün yapılacağı bildirilmiştir. Daha sonra konu ile ilgili olarak 01.07.2016 tarihinde sigortalının Annesi ... Hanım ile görüşülmüş, liste hazırlığının ne aşamada olduğu sorulmuştur. ... Hanım, memlekette olması sebebiyle bu çalışma ile ilgilenemediğini, bayram tatili sonrası listeyi göndereceklerini bildirmiştir. Sigortalı yetkilisi ... Hanım ile 11.07.2016 tarihinde tekrar görüşülerek hatırlatma yapılmıştır.Görüşmeler sonrası 12.07.2016 Tarihinde hasarlı emtia listesi temin edilmiştir. Liste kontrol edildiğinde toplam tutarının 67.997,19 TL olduğu görülmüştür. Yapılan incelemelerde listede işlem hatası yapıldığı belirlenmiş ve tarafımdan düzeltilmiştir. Yapılan işlem hatasının düzeltilmesi neticesinde talep tutarı 68.013,79 TL olmuştur. Sigortalı yetkilisi aranmıştır. Yetkiliye, listede belirtilen malzemelerin hasarlı olup olmadığı sorulmuş ve hasarlı olduğu bilgisi alınmıştır. Emtianın kontrolü için gelineceği söylendiğinde ise, bir kısmının atıldığı bildirilmiştir. Sigortalı yetkilisi ile yapılan bu görüşmeye istinaden henüz atılmadığı anlaşılan emtianın görülmesi için 13.07.2016 tarihine randevu istenmiş ancak, sigortalı yetkilisinin hastane randevusu olduğunu bildirmesi nedeniyle 14.07.2016 tarihine randevu alınmıştır.14.07.2016 Tarihinde sigortalı işyerine gidildiğinde, kalan hasarlı emtia görülmek istenmiş ancak sigortalı yetkilisi kalan bir şey olmadığını tüm emtianın atıldığını belirtmiştir. İşyerindeki bu ekspertizde sigortalının acentesi de bulunmuştur. Ekspertiz esnasında hem sigortalı yetkilisine hem de acenteye, ilk ekspertizde sigortalı ile yapılan görüşmeler ve sonrasında yapılan hatırlatmalar aktarılmış, emtianın atılmaması gerektiği izah edilmiştir. Ayrıca değerlendirmenin ilk ekspertizdeki tespitler üzerinden yapılacağı da bildirilmiştir. Bunun üzerine sigortalı yetkilisi, gerek ilk anda ... yönetimi tarafından, gerekse kendileri tarafından çekilen fotoğraflar olduğunu belirtmiş ve tarafıma iletmiştir. Talep tutarı ve atılan emtia İle ilgili olarak Sayın Şirketinize de sözlü olarak bilgi verilmiştir.Tarafıma gönderilen talep listesinde belirtilen emtia ile ilgili olarak ikinci ekspertiz esnasında yapılan görüşmede örnek olarak, 11.492.-TL talep edilen ... harici disklerdeki hasarın ne olduğu sorulmuş, malzemenin kutularının ıslandığı ve komşuları olan bir bilgisayarcıya danıştıkları, bilgisayarcının ıslanması durumunda işe yaramayacağını ve ileride arızalanabileceğini bildirmesi üzerine tamamını attıklarını ifade etmiştir. Emtianın genel olarak atılma sebebi sorulduğunda, listenin oluşturulması durumunda atıldı şeklinde açıklama yapılmıştır....Sigortalı yetkilisinden işyerindeki emtia ile ilgili olarak hasar tarihi itibarıyla düzenlenen mizan temin edilmiştir. Mizandaki stok tutarı 142.000.-TL olarak görülmüştür. Poliçedeki emtia sigorta bedeli ise 140.000.-TL' dir. Mizandaki stok tutarının poliçe sigorta bedeline göre yazılmış olma ihtimali bulunmaktadır. Ancak öte yandan, işyerinde görsel olarak yapılan kontrollere göre emtia sigorta değerinin uygun olduğu kanaatine varılmıştır....Emtianın giriş faturaları üzerinde yapılan incelemelerde ise listenin KDV hariç tutarlardan hazırlandığı ancak faturalarda bulunan ıskontoların tenzil edilmediği görülmüştür. Ayrıca listede yer alan emtianın cins ve miktarının ekspertizde tarafımdan hasarlı olarak tespit edilen emtia ile uyuşmadığı belirlenmiştir.Sigortalı tarafından talep edilen emtia tarafımıza bilgi verilmeden atıldığından fiili tespit imkânı olmamıştır. Dolayısıyla değerlendirme ilk ekspertizde tarafımdan hasarlı olarak tespit edilen emtianın cins ve miktarı göz önünde bulundurularak temin edilen faturalardaki birim fiyatlar üzerinden yapılacaktır.Diğer taraftan sigortalının talep ettiği emtianın 11.492 -TL'lik kısmının ... harici disk, telsiz, telefon, modem emtiasına ilişkin olduğu görülmüştür. Bu kısımda yer alan emtianın da yukarıda belirtildiği üzere ıslanması durumunda işe yaramayacağı ve ileride arızalanabileceği düşünülerek atılması sebebi ile değerlendirme yapılmayacaktır.Sigortalı bilgisayar kasasının kontrol edildiğini ve arızasının bulunmadığını ıslanan masa ile ilgili ise herhangi bir talebinin olmadığını belirtmiştir....Hasarlı emtia ile ilgili %10 sovtaj bedeli hasar tazminatından tenzil edilmiştir..." şeklindedir.İlk Derece Mahkemesince aktüerya uzmanı ve makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 08.06.2018 tarihli raporda:"...... Ticaret Merkezi'nin %100 kusurlu olduğu, Davacının poliçe kapsamında zarar talebinin yerinde olduğu, Zarar Tespitinin Yapılabilmesi İçin dosyaya kırtasiye/bilgisayar aksamlarından anlayan bir bilirkişinin dahil edilerek davacının zarar tutarın tespit edilmesi gerektiği, Zarar tespitinin yapılmasından sonra davacının bakiye zararının olup olmadığı, varsa tutarının belirlenebileceği" şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince makine mühendisi bilirkişiden aldırılan 05.11.2018 tarihli raporda:" ...toplamı 43.871 TL'lik malzemenin sigorta eksperini beklemeden atıldığı dosyadaki beyanlardan anlaşılmaktadır. bu sözü edilen ürünlerin hasarlı olduğu dosyadaki sunulu olan belgelerden anlaşılamamıştır. bu listede sadecene : 1080 adet zarf 64.80 TL, 96 adet koli bandı 121.92 TL, 2 adet modem 279 TL, 7000 adet zarf 490 TL, olmak üzere toplam 955.72 TL'lik malzemenin hasar gördüğüne kanaat oluşmaktadır. bu malzemeler kağıt esaslı olup rutubet yada ambalajı bozulduğunda kullanılması- satılması mümkün değildir. Bu malzemelerin birim fiatları için yapılan değerlemede,dosyada bulunan faturaların birim fiatlarının o günkü piyasa fiatları ile uygun olduğu görüşüne varılmıştır...." şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince sigorta eksperi bilirkişiden aldırılan 17.07.2019 tarihli raporda:"Sigortalının 26 çeşit ve toplam 19.864 adet ürünün hasarlandığını beyan ederek toplam 68.013,79 TL talep ettiği emtia ile ilgili eksperin bunlardan sadece 13 çeşit ve 1.178 adetinin hasarını tespit ettiği ve 7.632,44 TL (eksper tarafından yapılan işlem hatası tarafımızdan düzeltilmiştir) tutarındaki emtiayı hasarlı olarak raporunda dikkate aldığı anlaşılmıştır.Sigortalının, depoda kötü koku yaptığı ve Yer işgal ettiği için attığını beyan ettiği malların Tükenmez Kalem, ...Koli Bandı, ... Toner, ... Harici Disk, Telsiz Telefon, ... Modem, ...Diplomat Zarf Pencereli, ...Extra 114*162, HKN Cars 3 Boyutlu Çek Çek Bavul, Ergoline Kalem 0,6 Kırmızı, ..... Kalem 0,6 Siyah, .... Kalem 0,6 Mavi, ......-Siyah-Mavi-Kırmızı açıklamalı toplam (68.013,79 TL- 44 825,32 TL değerinde 17.181 adet ve 13 çeşit ürün olduğu tespit edilmiştir.Dâhili su hasarı ile ilgiti bu tutar üzerinden uygulanan 110'luk (7.635,44 TL x 9410-763,54 TL) sovtaj tenzilinin makul ve kabul edilebilir olduğu ve buna göre ödenebilir tazminat tutarının” Sigortalı tarafından talep edilebilir zarar tutarının 6.869,20 TL olduğu tespit edilmiştir. Dava dosyasında Sigortalının ek talebine ilişkin hasar dosyasına sunduğu bilgi ve belgeler yer almadığından Sigorta Şirketinin 16.08.2017 tarihinde 1.235,95 TL'lik ödemeyi hangi bilgi, belge ve hesaba göre yaptığı tarafımızdan tespit edilememiştir.Diğer taraftan Sigorta eksperinin, ilk ekspertiz sırasında yığın halindeki hasarlı ürünlerin tamamını tespit etmesinin imkanı olmadığı, sigortalı tarafından hasarlı olduğu beyan edilerek atılan ürünleri tek tek/kalem kalem görüp saymadan, hasarlarını tespit etmeden sadece beyan ve genel hasar fotoğrafları üzerinden hasarlı olduğuna kanaat getirerek raporunu yazmasının şaibeye mahal bırakacağı kanaatine varılmıştır.Ancak Sigortalının attığını beyan ettiği ürünleri kategorilere ayırıp sayması ve bunları bu şekilde fotoğraflayarak, Belediyenin ve/veya yetkili kıldığı firmalardan biri ile düzenleyeceği imha tutanağı ile birlikte atması halinde eksperin görmediği hasarlı ürünler konusundaki talebini ispatlayabilme imkânı olduğu ancak sigortalının bunu yapmadığı anlaşılmıştır..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 26.11.2024 tarih ve █████████ E., ██████████ K. sayılı ilamı:"...Bilirkişi raporunda ise tüm bu kalemler yönünden sigorta değerinin 605.089,27 TL olduğu değerlendirilerek eksik sigorta hükümleri sigortalı unsurların tamamına teşmil edilmiştir. Bununla birlikte bilirkişiler sadece sigortalı işyerinin defterlerini incelemiş, dosya kapsamına göre davacı tarafça sigorta şirketine de sunulan hasar gördüğü iddia edilen demirbaş ve emtiaya yönelik listeleri değerlendirmemişler, nitelikleri ve ne kadarının zarar gördüğüne yönelik tespitte bulunmamışlardır. Hasardan hemen sonra davalı sigortacının görevlendirdiği eksper tarafından belirlenen hasar türleri ve miktarlarının, mukayeseli ve denetime olanak verecek biçimde bilirkişi raporunda gösterilmediği görülmektedir. Bu yönüyle de hükme esas alınan rapor denetim imkanı vermeyecek mahiyette ve kendi içinde çelişkilidir. İfade olunan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacının, sigorta sözleşmesi gereği, poliçedeki limitlerle sınırlı olmak kaydıyla, sel ve su baskını rizikosu nedeniyle fiilen oluşan gerçek zarar miktarını tazminle yükümlü olduğu gözetilerek, zarar miktarının belirlenmesinde, riziko tarihinden önce mevcut olup da olay nedeniyle hasara uğrayan unsurlar için hesaplama yapılması gerektiğinden davacının hasar başvurusu sırasında davalıya sunduğu listenin, davalının aldığı eksper raporunun, bir bütün olarak ele alınması ve hasar tarihinden önceki ticari defter ve kayıtlar ile muhasebe belgeleri de incelenmek suretiyle, sel olayından önce mevcut olup da olay nedeniyle hasar gören sigortalı unsurların bedellerinin ayrıntılı biçimde tespiti, hasar gören unsurlara ilişkin olarak davacı tarafça sunulan liste ile eksper raporundaki belirlemelerin mukayeseli biçimde tablolar halinde tespiti, davalı tarafından ödenen miktarın zararı karşılayıp karşılamadığı ve poliçedeki eksik sigorta hükümlerinin tüm bu yönler incelendikten sonra değelendirilmek üzere eczacı, mali müşavir ve sigortacı bilirkişiden oluşan 3 kişilik farklı bir heyetten rapor alınarak, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir."şeklindedir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin (Kapatılan) 16.10.2019 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı:"Davalı sigorta şirketi, poliçe limiti dahilinde gerçek zararı karşılamakla yükümlüdür. Sigorta poliçesi kapsamında zararının tazminini isteyen sigortalı davacı da rizikonun gerçekleştiğini ve zararının miktarını ispatla mükelleftir..."şeklindedir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin (Kapatılan) 09.02.2015 tarih ve ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamı:"....Bu durum karşısında mali müşavir, sigorta hukukçusu ve tekstil mühendisinden bilirkişi kurulu oluşturulup, önceki raporlar da tartışılarak ve tarafların tüm kanıtları değerlendirilerek, işyerinin boyutu, sigorta ettirenin ticari hacmi, emtiaların niteliği ve diğer özellikleri de dikkate alınarak, işyerindeki emtia hasarının tespit edilmesi, tüm bu araştırma ve incelemeler sonrasında, gerçek zararın miktarı kesin olarak saptanamaz ise 818 sayılı BK.’nun 42. maddesi uyarınca hakiminin kendisinin değerlendirme yapması, somut olayın özelliklerini tartışması, hakkaniyete uygun tazminat miktarına hükmetmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş,"şeklindedir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin (Kapatılan) 23.10.2019 tarih ve ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamı:"Dava, işyeri sigortasından kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma inceleme hüküm verilmeye yeterli değildir. Taraflarca itiraza uğrayan (D.iş-ekspertiz raporu) raporlar hükme esas alınamaz... Mahkemece, yapılacak iş öncelikle davacının işyerinde meydana gelen hasarı tespit edebilecek emtianın niteliğine göre ve mali müşavirlerden oluşan 3'lü heyet raporu alınarak, işyerindeki hasar gören eşyaların faturaları ve işyerinin ticari defterleri de incelenerek denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınarak gerçek zararın belirlenmesi,"şeklindedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.12.2013 tarih ve █████████ E., ██████████ K. sayılı ilamı:"Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık konusu da zarar miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Hiç şüphesiz sigortacı, sigortalının gerçek zararını tazmine mecbur olup, sigortalı ise gerçek zararını usulüne uygun bir şekilde kanıtlamak zorundadır. Bu bağlamda somut olayda mahkemece, davaya dayanak faturaların salt davacının ticari defterlerinde yer aldığından hareketle benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.Oysa, davaya dayanak yapılan faturaların gerçek bir mal alım satımını yansıtmadığının davalı vekilince savunulması karşısında, dava dışı satıcı firmaların defter ve kayıtları ile dayanak faturaların gerçek bir mal alımını ve satımını yansıtıp yansıtmadığı karşılıklı olarak incelenmeden, gerektiğinde vergi dairesinden davacının vermiş olduğu beyannameler araştırılmadan, bu noktada faturaların sıhhati hiç tartışılmadan mahkemece, yazılı şekilde hüküm tesisi eksik incelemeye dayalıdır..."şeklindedir.İstinafa konu uyuşmazlık davacının işyerinde meydan gelen su basması nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında yapılan hasar ödemesinin yeterli olup olmadığı noktasındadır. Davacı sigortalıya 04.08.2017 tarihinde 6.868,29 TL davalı sigorta şirketince ödeme yapıldığı, davacı tarafça itiraz edilerek tekrar yapılan başvuru neticesinde 16.08.2017 tarihinde 1.235,95 TL daha ödeme yapıldığı sabittir. Dava dilekçesinde ödemenin dayandığı eksper raporuna itiraz edilerek, eksperin yaptığı hesaplamaya esas alınan malların eksik tespit edildiği, malların bedelinin düşük hesaplanmadığı ve sovtaj uygulamasının hatalı olduğu şeklinde üç farklı sebeple eksik ödeme yapıldığı iddiası ileri sürülerek mali kayıtların incelenmesi yönünde talepte bulunduğu, dilekçe ekinde delil olarak dayanılan yevmiye defteri kayıtları ve bir kısım faturaların sunulduğu tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacının ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla incelendiği ve bu hususta gerekçeli kararda yevmiye defter kayıtlarının gerçek zararın tespitinde yeterli olmadığı şeklinde açıklama yapıldığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin ilk aldığı bilirkişi heyeti raporunun uyuşmazlık hakkında denetime elverişli herhangi bir tespit içermediği, ikinci olarak makine mühendisi bilirkişiden alınan 05.11.2018 tarihli raporun davacının yapılan ödeme haricinde 955.72 TL'lik malzemenin hasar gördüğüne kanaat getirdiği, son olarak sigorta eksperi bilirkişiden alınan 17.07.2019 tarihli raporda ise hesaplama yapılmayarak davacının sigortacıya bilgi vermek şeklindeki yükümlülüğünü ihlal ettiği kanaati ile zararı ispatlayamadığını bildirdiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince son bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı beyanlarında ve ekspertiz raporunda ekspertiz tarafından hasar tespiti amacıyla 28.06.2016 tarihinde riziko adresine gidildiği, tespit yapılamaması üzerine sonradan tekrar 14.07.2016 tarihinde yapılan ziyarette ise hasara uğrayan malların davacı tarafından atıldığı bildirilmiş olup bu hususlar sabit olmakla birlikte eksperin ilk ziyaretinde tespit yapamaması ve ziyareti sonrası hasarlı malların atılmaması konusunda uyarıda bulunup bulunmadığı konusunda taraflar arasında farklı iddialar dile getirilmektedir. Dosya kapsamı itibariyle hasar tarihinde davacının uğradığı zarar miktarının tespitine yönelik olarak dosyada mevcut fotoğraflar, davacının talep dilekçesindeki zarara uğradığı malların listesine ilişkin dilekçeleri, ekspertiz raporundaki tespitler bulunmaktadır. Dosya arasında bulunan fotoğraflarda sigortalı işyerinde bulunan bazı malların hasar görmediği, bazı mallarında tamamen hasarlanmadığı görülmektedir. Dava dilekçesinde delil olarak dayanılan ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile usulüne uygun tutulan defterlerdeki kayıtların yukarıda bilgilerin belgeler ile karşılaştırılmasının yapılarak hasar tarihindeki zarar miktarının hesaplanmasından sonra ödemenin yeterli olup olmadığının tespitinin yapılması gerekirken itibar edilen son bilirkişi raporunun da sigorta eksperi tarafından mukayeseli ve denetime olanak verecek biçimde hiçbir hesaplama içermeyen bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Davaya konu hasara sebebiyet veren su baskını tarihi itibariyle sigortalı işyerinde bulunan ve zarar gören emtia miktarı ile değerinin yeterli araştırmayla tespit edilmediği anlaşılmakla eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulamayacağından davacı vekilinin bu konudaki istinaf sebebine itibar edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacının sunduğu faturalardan 5.000,00 TL + KDV'den daha yüksek tutarda olanlar yönünden muhatabı gerçek veya tüzel kişi tacirin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 28.04.2016 hasar tarihinde önce BS formu ile bildirilip bildirilmediğine dair kayıtların temininin ardından, kırtasiye malzemeleri konusunda değer tespiti yapabilecek nitelikte bir uzman, mali müşavir ve sigorta uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten, davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, usulüne uygun tutulmuş ise davacı tarafça dosyaya sunulan faturaların deftelere işlenip işlenmediği, ilgili firmalara ait BS formuna ilişkin müzekkere cevapları ile kayıtların teyit edilerek karşılaştırılması, davacı tarafça su basması nedeniyle hasara uğradığı iddia edilen malların hasar dosyasındaki davacı tarafça sunulan listedeki malların stok hesabına yönelik kayıtlarda karşılığının bulunup bulunmadığının tespiti, mallara ilişkin olarak davacı tarafça sunulan liste ile eksper raporundaki belirlemelerin mukayeseli biçimde tablolar halinde tespitinin yapılarak hasara uğradığı iddia edilen malların neler olduğunun tespiti, malların gerçek değerlerinin ne olduğu, işyerinde bulunupta hasar görmeyen ve hasarlansa dahi sovtaj değeri olan malların belirlenerek sovtaj uygulanmasına tabi tutulması gereken mallar ile sovtaj miktarının ne kadar olması gerektiği ve sonuç olarak gerçek zarar miktarının tespiti konularında ayrıntılı, gerekçeli, mukayeseli ve denetime imkan sağlayacak bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/.... E. 2019/.. K. sayılı █████/2019 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026