Yargıtay 5. Ceza Dairesi, zimmet ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılan davalarda zamanaşımı ve uzlaşma nedeniyle düşme kararlarının onanmasına karar verdi.
Özet: Yargıtay, mahalli mahkemenin bir sanık hakkında zimmet ve özel belgede sahtecilik eylemlerini ihmali davranışla görevi kötüye kullanma olarak vasıflandırarak zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermesini, diğer sanık hakkında ise zimmet eylemini dolandırıcılık olarak kabul edip uzlaşma nedeniyle düşme kararı vermesini yerinde bulmuş; ayrıca özel belgede sahteciliğin resmi belgede sahteciliğe dönüşmesiyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, yeni yasal düzenleme uyarınca temyiz yerine itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle temyiz başvurusunu incelemeksizin dosyanın iadesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ KararSUÇLAR : Zimmet, özel belgede sahtecilikHÜKÜMLER : Sanık ...'ye atılı eylemlerin kül halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, sanık ...'a atılı zimmet eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabulü ile kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşmesine, özel belgede sahtecilik eyleminin ise resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınaTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;Sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca 02.12.2021 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; aynı Kanun'a 7499 sayılı Kanun ile eklenen geçici madde 6/2-b hükmünde yer alan "1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231. maddenin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır." şeklindeki düzenleme gereği itiraz kanun yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek, katılan kooperatif vekilinin bu husustaki vekalet ücretine hasren temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile dosyanın bu yönden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 5271 sayılı Kanun'un 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 253/6. maddesine paralel bir şekilde "Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında "zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, aksi halde, yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından resen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre; eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, sanık ... hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararına karşı sanık müdafiinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi gereği karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin, katılanlar Hazine ile kooperatif vekillerinin sanık ... hakkındaki zamanaşımı nedeniyle düşme hükmüne, yine katılan kooperatif vekilinin ise sanık ... hakkında kurulan uzlaşma nedeniyle düşme hükmüne yönelik vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davalarının zamanaşımı ve uzlaşma nedenleriyle düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar Hazine ve kooperatif vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.