Taşeron şirketin alışveriş merkezi elektrik işleri alacak davasında, hakediş ve fatura anlaşmazlıklarına ilişkin ilk derece mahkemesinin işlerin tamamlandığı yönündeki kararının temyiz incelemesi.
Özet: Dava, bir alışveriş merkezinin elektrik işlerinin yapılmasına dair taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen hakediş alacağının tahsili talebine ilişkin olup, yüklenici şirket, işveren tarafından onaylanmayan dördüncü ve beşinci hakedişler ile kesilen faturaların bedelini talep ederken, işveren taraf, işlerin sözleşmeye aykırı ve onaysız fazla imalatlar olduğunu, ayrıca kısmen nakit ve mülk devriyle ödeme yapıldığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi ise söz konusu hakedişlerdeki tüm işlerin yapıldığını, işlerin taraflarca onaylanan projelere uygun olduğunu ve dolayısıyla fazla imalat sayılamayacağını tespit etmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından, 16.07.2025 tarihli temyiz başvurusunun reddine ilişkin ek kararı ihbar olunan ... Mühendislik Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı işveren şirket ile müvekkili yüklenici şirket ve dava dışı ... şirketleri arasında Karaman ilindeki ... Alıveriş Merkezinin elektrik işlerinin yapılması konusunda 23.01.2020 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkili şirkete sözleşme bedelinin %77'lik kısmının nakden ve hakedişler şeklinde ödenmesi, kalan %23'lük kısmının da yapılacak alışveriş merkezinin 41 nolu bağımsız bölümünün mülkiyetinin verilmesi şeklinde kararlaştırıldığını, yapılan işlere istinaden ilk üç aylık dönemde hazırlanan hakediş raporlarının karşılıklı onaylanarak ödemelerin yapıldığını, ancak 01.04.2020 tarihinde hazırlanan 4. hakediş raporunun davalı şirket tarafından onaylanmadığını ve hakediş bedelinin ödenmediğini, müvekkili tarafından kesilen faturanın da davalı tarafça iade edilerek iptal edildiğini, 02.11.2020 tarihinde işin tamamının bitirilerek taraflarca 22.11.2020 tarihli geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, eksikliklerin de zamanında bitirilerek teslim edildiğini, taraflarca imzalanan kabul tutanağının işin doğru bir şekilde yapıldığının ve malzemelerin doğruluğunun göstergesi olduğunu belirterek, müvekkilinin sözleşme gereğince yapmış olduğu işlere karşılık kesilen faturalar neticesinde TL, EURO ve USD cinsinden alacakları olan 17.120,30 EURO, 263.507,52 USD ve 641.124,35 TL'nin Merkez Bankası kuruna göre karşılık gelen toplam 2.949.625,18 TL'den fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.500.000,00 TL'sinin noter ihtarı ile belirtilen 18.01.2021 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.05.2023 tarihli ıslah dilekçesinde; 103.507,52 USD olan taleplerini 160.000,00 USD artırılarak 263.507,52 USD' ye ve 493.803,17 TL olan taleplerini 147.321,18 TL artırılarak 641.124,35 TL'ye çıkarmıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça karşılıklı yapılan sözleşmeye ve uygulama projesine aykırı işler yapıldığını, taraflarca kabul olunan sözleşme bedelinin 3.147.898,46 TL, 224.348,90 USD ve 71.928,05 EURO olduğunu, müvekkili tarafından 1.350.000,00 TL değerindeki taşınmazın davacı tarafa devredildiğini, ayrıca 3.997.712,70 TL nakit ödemesi yapıldığını ve sözleşme bedelinin ödendiğini, davacı tarafça düzenlenen ve müvekkili tarafından iade edilen fatura bedellerinin sözleşme gereğince yapılması gereken işlerle ilgili olmadığını, müvekkilinin tespit davası açtığını ve tespit dosyasında alınan raporla yapılan fazla işlerin de tespit edildiğini, davacı tarafça yapılan sözleşmeye aykırı fazla işlerin müvekkilinin onayı alınmadan yapıldığını, müvekkilinin onayı alınmadan yapılan işlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafça imalatı yapılmayan işlere ilişkin alınan malzemelere yönelik düzenlenen ve ödenmesi talep edilen fatura bedellerinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, yapılan işle ilgili tespit edilen eksiklerin de davacı tarafça giderilmediğini, davacı tarafın sözleşme gereğince işini layıkıyla yapmadığından dolayı kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olan 4. ve 5. hakediş (kesin hakediş) raporlarında belirtilen tüm işlerin AVM'de yapılmış olduğu, davalı tarafın davaya konu iş için danışmanlık hizmeti almış olduğu ve aynı zamanda taraflar arasında imzalanan Özel İdari Şartnamenin 18.1. maddesine göre tam yetkili olarak davalıya vekalet eden ... firması ile davacı firmanın ortak çalışması ile uygulama esas projelerinin oluşturulduğu, oluşturulan projelerden sonra davalı tarafından yetkilendirilmiş olan ... ve davacı taraf arasında mutabık kalınan projelere göre imalat yapıldığı, bu nedenle yapılan bu imalatların fazla imalat sayılamayacağı, yapılan işler sonrasında oluşturulan hakedişleri davacının, davalı taraf ve müşaviri olan ... firmasına sunduğu, ilk 3 hakediş ve sonrasında davaya esas olan 4. ve 5. hakedişlerin de aynı yöntem ile davalıya ve danışmanı firmaya sunulduğu ve onay istendiği, mailler aracılığı ile yapılan yazışmalarda ... Müşavirliğin, 07.01.2020 tarihli mailinde, davacıya davaya konu iş için hazırlanmış hakedişlerin format halinde gönderildiği, davacının, davalı tarafından yetkilendirilmiş olan ... firmasının talimatlarını dikkate aldığı, işveren davalı tarafından yetkilendirilmiş olan ... firması ile davacı tarafın As-built proje ve davaya konu kesin hakediş imalatlarını onayladığı, dava dosyası içerisinde bulunan 02.11.2020 tarihli Geçici Kabul Tutanağının sözleşmenin tarafları olan davalı ile davalı tarafından yetkilendirimiş ... ve davacı tarafından imzalandığı, tespit edilen eksik işlerin tamamlanması için davacıya süre verildiği ve verilen süre zarfında eksik işlerin tamamlandığı ve bu hususun taraflar arasında imza altına alındığı, yapım süresi boyunca davacının göndermiş olduğu maillere göre işin koordineli bir şekilde yapıldığı ve davalı tarafın isteğine göre imalatların yapıldığı, dava konusu hakedişlere göre yapılan imalatlara ilişkin taraflar arasında irade birliğinin sağlandığı, davaya konu işlerin elektrik mevzuatına uygun olarak yapıldığı, gereksiz bir imalat bulunmadığı, AVM'de mevcut durumda yapılmış olan elektrik tesisat imalatlarının değişen uygulama şartlarına göre yapılmış olduğu, sözleşmede belirtilen hususlar ve piyasa rayiçlerine göre yapılan tespitte davacının, dava konusu işten kaynaklı bakiye alacağının 644.767,074 TL, 266.832,61 USD ve 17.272,17 EURO toplamı kadar olduğunun belirlendiği, davalı vekiline 08.11.2023 tarihindeki celsede taraf yemini delili hatırlatılarak kesin süre verilmiş ise de davalı tarafın verilen kesin süre içerisinde davacıya yemin yöneltmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 641.124,35 TL'nin 17.02.2021 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 263.507,52 USD'nin 17.02.2021 tarihinden işleyecek kamu bankalarının bir yıl vadeli USD para cinsiyle açılmış mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 17.120,30 EURO'nun 17.02.2021 tarihinden işleyecek kamu bankalarının bir yıl vadeli EURO para cinsiyle açılmış mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili ve 12.02.2024 tarihli istinaf başvuru değerlendirme ek kararına karşı ihbar olunan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, ihbar olunan vekilinin 12.02.2024 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirmesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 3 52... ve devamı maddeleri gereğince usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketin taraflar arasında yapılan sözleşme gereği 1.350.000,00 TL (10.000.000,00 TL bugünkü değeri) değerindeki taşınmazı davacı şirkete devrettiğini, ayrıca 3.997.712,70 TL nakit ödeme yaptığını, sözleşmenin 2020 yılında akdedildiği ve müvekkili şirket tarafından ödemelerin yapıldığı tarihteki kur fiyatları bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arsında kararlaştırılan meblağın müvekkili şirket tarafından davacıya eksiksiz olarak ödendiğini, buna karşılık davacı firma tarafından sözleşmenin eki mahiyetinde olan keşif icmali tutanağında yer alan malzemelerden ve işlerden farklı olarak iş artışları yapıldığı iddia edilerek, bu hususta müvekkili şirketin usulüne göre onayı alınmaksızın fatura düzenlenerek hakediş talep edildiğini, davacının uygulama projesine uygun imalat yapmadığını, müşavir şirkete işlerin onaylanması, proje değişikliği ve imalat değişikliği hususlarında kesinlikle yetki/vekalet verilmediğini, tek bir bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu ve bu rapora göre istinaf incelemesi yapıldığını, bilirkişi raporunun baştan sona eksik, hatalı olduğunu, müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara uğradığını, 17.000.000,00 TL borç ile baş başa kaldığını, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir. İhbar olunan ... Mühendislik Ltd. Şti. vekili 06.07.2025 tarihli temyiz başvurusunun reddine ilişkin ek kararına temyiz dilekçesinde; davanın müvekkiline ihbar edilmesiyle müvekkilinin taleplerden haberdar olduğunu, davalının davayı müvekkile ihbar ettiği dikkate alındığında; ileride açılabilecek davalarda ileri sürülebilecek iddialar dolayısı ile ihbar olunanın davada taraf sıfatı olmasa dahi hükmü temyiz edebileceğine dair herhangi bir tereddüt olmaması gerektiğini, 6100 sayılı Kanunun 366. maddesinin yollaması ile “İstinaf Dilekçesinin Reddi” başlıklı 346 maddesi uygulama alanı bulacağını, kanun koyucu tarafından temyiz dilekçesinin reddine karar verebilecek durumların tahdidi olarak sayıldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin ön inceleme aşamasında hukuki yararın var olup olmadığını değerlendirme yetkisine haiz olmadığını, bu değerlendirmenin ancak üst dereceli mahkeme olan Yargıtay tarafından yapılabileceğini, uyuşmazlığa konu sözleşmede müvekkili şirketin müşavir firma olduğunu, imza yetkisine haiz olduğunu, davanın davalı aleyhine sonuçlanması ile müvekkili firma aleyhine rücu davası açılma ihtimali bulunduğunu, bu nedenle müvekkili firmanın mezkûr kararı temyiz etmekte hukuki yararının bulunduğunu, temyiz başvuru dilekçesinin reddine dair ek kararın kaldırılması ile temyiz incelemesindeki sair sebepler doğrultusunda hükmün bozulması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle HMK’nın 64. maddesi gereğince ihbar edilen davada verilen hükmün ihbar edilen kişiye etkisi hakkında aynı yasanın 69. maddesinin 2. fıkrasının kıyasen uygulanacağı yönünde hüküm bulunmakta olup, HMK 67. maddesi gereğince müdahale talebinde bulunması gerektiği ve yine aynı Yasanın 68. maddesi gereğince müdahale talebinin kabulü halinde müdahil sıfatı kazanacağı, ancak bu koşulda katıldığı taraf yanında kararı kanun yoluna götürebileceği, davaya konu uyuşmazlıkta ihbar olunanın müdahale talebi bulunmadığına göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ve ihbar olunan ... Mühendislik Ltd. Şti. vekilince ek karara yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı harçların temyiz eden davalı ve ihbar olunana yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.