Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, trafik kazası sonucu haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat davasında sigorta şirketi ile sulh sonrası feragat kararı.
Özet: Bu dava, bir trafik kazası sonucu fiziksel ve psikolojik yaralanmalar yaşayan davacının, çalışamaz hale gelmesi ve günlük işlerini yapamaması nedeniyle sigorta şirketinden talep ettiği manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacının 55.000,00 TL talep ettiği, davalı sigorta şirketinin ise poliçe teminat limitleri, kusur durumu ve başvuru süreçlerini öne sürerek talebi reddettiği, ancak yargılama devam ederken tarafların sulh yoluyla anlaşarak davacının davadan feragat etmesi ve davalının ödeme dekontunu sunması üzerine davanın konusuz kaldığı bir hukuki süreci özetlemektedir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T. C.A N K A R AASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : ████████KARAR NO : ████████DAVA : Manevi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Manevi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2020 tarihinde ... .... .... .... .... .... .... Sigorta A.Ş. nezdinde ihtiyati mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kasko poliçesinde artan mali sorumluluk klozu olup, poliçede maddi ve manevi tazminat teminatına da yer verildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararların tazmin edilmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşılamadığını, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle ciddi bir şekilde yaralandığını, olay sonrasında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastesi'ne kaldırıldığını, müvekkilinin kaza sebebiyle fiziksel ve psikolojik olarak çok sıkıntı yaşadığını, kazadan kaynaklı basit günlük işlerini dahi yapamadığını ve iyileşme sürecinde bakıma muhtaç duruma geldiğini, müvekkilinin kazadan önce çalıştığını ancak kaza nedeniyle çalışamaz hale geldiğini, bulunduğu pozisyon sebebiyle işlerin aksamaması için evden çalışmak durumunda kaldığını, iyileşme sürecinde çalışmak zorunda kalan müvekkilin tedavisinin sekteye uğradığını, müvekkilinin gerçekleşen trafik kazasında yaralanmış olup kazadan bu yana sıkıntıları devam ettiğini, müvekkilinin gerek yaralanma sonucu uğradığı somut fiziksel zarar, gerekse bu elim olayın beraberinde getirdiği psikolojik travmanın mütemadi maddi ve manevi hasarların oluşmasına neden olduğunu belirterek tüm bu nedenlerle davalının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte 55.000,00TL manevi tazminatın yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde: Açılan davayı kabul etmediklerini, davalı tarafından düzenlenen poliçede kaza tarihi itibariyle maddi, bedeni taleplerin ayrımsız olarak azami 250,00 TL teminat ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın (kombine) yıllık azami 62.500,00 TL manevi olarak teminat kapsamına dahil edildiğini, bu tutarın herhalükarda kişi başı bedeni zarar tutarının % 50'sini aşamayacağını, manevi tazminat belirlenirken araç sürücüsünün kusuru, davacının sosyal ve ekonomik durumunun dikkate alınması gerektiği, kusur durumunun tespiti için ceza dosyası evraklarının dosyaya kazandırılarak Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmasını talep ettiği, müvekkil şirketin KTK md. 99 hükmü gereği ancak esas tüm belgelerle birlikte kendisine başvuru yapıldığı tarihten işleyecek olan faizle sorumlu tutulabileceğini, davacı tarafından müvekkil şirkete başvuru yapılmadığından müvekkil şirketin temerrüde düştüğünden hiç bir şekilde bahsedilemeyeceğini, Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi gereğince çalışma gücünün kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin taleplerde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeni ile şirketimizin hasar birimine yapılan başvuruda iddiayı ispat eder herhangi bir maluliyet raporu sunulmadığını, davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile Mahkeme tarafından tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi halinde müvekkil şirketin en erken dava tarihinden işleyecek olan yasal faizle sorumlu tutulabileceği hususunun göz önünde bulundurulmasını belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne, ... ... .... .... .... .... .... Bilim Dalı Başkanlığına müzekkere yazıldığı görüldü.Dava, trafik kazası (haksız fiil) sonucu davacının oluşan zararı sebebiyle davalıdan manevi tazminat isteminden ibarettir. Davacı vekilinin 03.09.2025 tarihli beyan dilekçesinde davalı ile sulh olunduğundan davadan feragat ettiklerini bildirmiş, davalı vekili ise bila tarihli beyan dilekçesinde ibraname, feragatname ve ödeme dekontunu mahkememize ibraz etmiştir.6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı vekili mahkememize vermiş olduğu █████/2025 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açmış olsa da, feragat yetkisi bulunan vekaletname gereği davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği anlaşılmakla, tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı, HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı bu sebeple feragat dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunluluğu bulunmadığı, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği (Bkz. Halil Kılıç- 6100 Sayılı HMK 2. Cilt S. 2472 3. Paragraf), ayrıca dosya üzerinden karar verebilmenin yargılama sürecinin kısaltılması amacıyla düzenlenen 6100 sayılı HMK'nun özüne de uygun olacağı da anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca feragat ilk celseden önce vuku bulduğundan alınması gereken 615,40 TL maktu harcın 1/3 ü oranında hesaplanan 205,13 TL harç davanın başında yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatırılan harcın talep halinde yatırana iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,5-Talep olmadığından tarafların leh ya da aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davadan feragat nedeniyle davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verildi. █████/2025